Hüsameddin Bursevi Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

0
37

Hüsâmeddin Bursevî (ö. 1042/1632) Semerkandîyye tarikatına mensup mutasavvıf şair.

Hayatının ilk dönemi hakkında kaynak­larda bilgi yoktur. Bursa’da medrese ilim­lerini tahsil ettiği yıllarda Özellikle Ahîzâde Abdülhalim Efendi’den faydalandı. Mü­derris olarak hizmet verdiği sırada tasav-vufî hayata ilgi duyarak Balıkesirli Alâed-din Efendi’nin oğlu Mehmed Çelebi Efendi’ye intisap etti. Seyrü sülûkünü tamamladıktan sonra irşadla görevlendirildi. Bir müddet sonra Uludağ’ın eteklerinde Temenye denilen yerde dergâhını kurdu. 1042 (1632) yılında vefat etti ve dergâ­hının hazîresine defnedildi.

Günümüze ulaşmayan Semerkandiyye tarikatının Bursa’da faaliyet gösteren temsilcilerinden biri olan Hüsâmeddin Bursevî’nin tarikatın kurucusu Ali es-Semerkandî’ye (ö. 860/1456) ulaşan silsile­sinde şu sûfîier yer almaktadır: Mehmed Çelebi Efendi, Balıkesirli Alâeddin Efendi. Hayreddin Efendi, îsâ Çelebi Efendi, Seyyid Bedreddin Efendi. Şeyh Ali es-Semer-kandî, Bursevî, Mühimmâtü’l-mü’minîn adlı eserinde kendisinin Emîr Sultan ve Ahmed er-Rifâî’ye ulaşan iki ayrı silsilesini daha vermiştir.

Hüsâmeddin Bursevî’nin tasavvufi ha­yat ve düşünceyle ilgili yorum ve anlayış­larını Özellikle Mühimmâtü’l-mü’minîn adlı eserinden öğrenmek mümkündür.

Duygu ve düşüncelerini yer yer manzu­melerle de ifade eden Hüsâmeddin Bursevî’ye göre tasavvufî hayatın özeti ha­ramlardan kaçınmak, farz ve nafile iba­detlere devam etmekten ibarettir. Tasav­vufa yeni intisap eden bir mürid zikir es­nasında kelime-i tevhidi tekrar ederken bunu “lâ ma’bûde gayrullah” (Allah’tan başka mâbud yoktur) şeklinde anlamalı, yolun ortalarında kelime-i tevhid gönlüne “lâ matlûbe illallah” (Allah’tan başka talip olunacak hiçbir şey yoktur) şeklinde ak-setmeli, son merhalede ise “lâ mahbûbe illallah” (Allah’tan başka sevgili yoktur) derecesine yükselmelidir. Tasavvuf terbi­yesini tamamlayarak mürşid olan kimse zikir yaparken sesini çok yükseltmemen, tilâvette orta yolu bulmalı, geceleri oku­maya önem vermeli, yaşı küçük olanlara tarikat tacı giydirmemeli, ümmîlere hilâ­fet vermemelidir. Hüsâmeddin Bursevî’­nin, “Kimseyi tekfir etme, kâfiri müslüman yap, hazır müslümanı kâfir eyleme, ölü gönülleri dirilt, diri gönülleri öldürme” şeklindeki ifadesi irşad metodunu tesbit açısından önemlidir. Mürşidin özellikle­rini sıralarken Ehl-i sünnet ve’1-cemâate mensup olma şartına önem vermesi ya­nında zikirde kelime-i şehâdete “Aliyyün veliyyullah” ibaresini ilâve etmesi dikkat çekicidir. Ona göre çilehâne müridin dik­katini toplamasına elverişli sakin bir or­tamda bulunmalı, bunun için dar. kapalı, az ışık alan bir yer tercih edilmelidir. Tek­ke içi hayat, âdâb, erkân ve eşya ile ilgili dikkat çekici bilgiler veren Hüsâmeddin Bursevî tasavvuf kültüründe çok yaygın olan şeriat, tarikat, hakikat, marifet mer­tebeleri için değişik alt bölümler de tes­bit etmiştir.