Hoşap Kalesi -Van- Tarihi/Tarihçesi, Hakkında Bilgi

28

Hoşap Kalesi. Van’ın güneyinde kale ve müstahkem derebeyi malikanesi.

Van – Hakkâri karayolunun 60. kilomet­resinde aynı adla anılan kasabanın kuze­yinde bulunmaktadır; Mahmûdî Kalesi ve Narin Kale adlarıyla da bilinir. Kalan iz­lerden Urartular tarafından kurulduğu. Bizans, Vaspurakan (Ermeni), Abbasî. Sel­çuklu, İlhanlı, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Safevî dönemlerinde kullanıldığı, son şeklini ise Osmanlı Devleti’ne bağlı Mah­mûdî Beyliği zamanında aldığı anlaşıl­maktadır. İç kalenin giriş kapısı üzerin­deki üç satırlık altı beyitli Farsça kitabe­de 1052 (1642) yılında Mahmûdî Beyi Sa­rı Süleyman tarafından yaptırıldığı yazılı­dır. XIX. yüzyılın ortalarına kadar faal olan kalede günümüzde de otuz kadar köy evi bulunmaktadır. İç kale 1970-1973 ve 1986 yıllarında kısmen restore edilerek ziyarete açılmıştır. Kale, Hoşap suyunun (Güzelsu) kenarında yükselen kaya küt­lesi üzerine kurulmuş bir iç kale İle kuze­yinde ona bitişen bir dış kaleden oluş­maktadır.

Dış Kale. İç kalenin eteklerinde teşek­kül eden iskân yeri eğimli ve engebeli bir arazi üzerinde bulunduğundan etrafını çe­viren surlar da bu konuma uygun olarak şekillendirilmiştir. Matrakçı Nasuh ve Ev­liya Çelebi gibi kaynaklardan önünün hen-deksiz olduğu, doğu ve batıda iki giriş kapısının bulunduğu ve kırk kadar kuley­le desteklendiği öğrenilmektedir. Zaman­la surların üst kısımları ile meskûn alan­daki bölümleri yıkılmış, burçlardan bazı­ları ve gözetleme kulesi günümüze ula­şabilmiştir. İç kalenin kuzeydoğu köşe­sindeki kayalıktan başlayıp karşı tepeye kadar uzanan doğu sudan toplam 380 m. uzunluğundadır. Başlangıçtan dere ya­tağındaki burca kadar olan 175 metrelik bölümü ile doğu kapısı ve bitişiğindeki ikinci burç subasman seviyesine kadar yıkılmıştır. 1,80-3.20 m. kalınlığındaki duvarların alt kısımları yaklaşık 2 m. yüksekliğe kadar taş. üst kısımları ise yö­re halkı arasında “bat” adı verilen bir çe­şit kerpiç malzemeyle yapılmıştır. Kuze­ye doğru tepeye tırmanan kesim araziye uygun olarak merdiven şeklinde teraslan-mıştır. Köşelerde burçlarla kesilen kuzey ve batı surları da aynı teknik ve malze­meyle şekillendirilmiştir. 40-50 m. yük­sekliğinde kayalık bir alanı takip eden 247 m. uzunluğundaki kuzey surları kalenin en sağlam kısmını oluşturur. İç kaleye kadar uzanan batı surları ise son zaman­larda yapılan evler arasında kaybolmuş­tur. 5,30-6,50 m. arasında değişen yük­seklikteki duvarlar içten 1,40 genişliğindeki seyirdim yolları ve mazgallı-den-danlı barbata ile sonuçlanmaktadır. Bazı bölümlerde kerpiçlerin erimesi sebebiyle aralarda açıklıklar oluştuğundan barba­ta yıkıldığı halde bu bölümler uzaktan dendan şeklinde görünmektedir. Surlar genelde 9-10 m. çapında yuvarlak planlı, duvar kalınlığı 3 m., yüksekliği 10 m. ci­varında olan üst kısımları barbata ve den-danlarla donatılmış İçi boş burçlarla des­teklenmiştir; burçların inşa tekniği sur­larla aynı özelliğe sahiptir. Etrafa hâkim bir tepeye rastlayan kalenin kuzeydoğu köşesinde bir gözetleme kulesi inşa edil­miştir. Günümüze harabe halinde ulaşan Evliya Çelebi’nin bahsettiği cami, 13.30 x 20,Sû m. ölçülerinde dikdörtgen planlı bir harimden ibaret olup düzgün kırma taşlarla yapılmış ve İzlerden anlaşıldığı­na göre düz toprak damla örtülmüştür; duvarların kireçle sıvanan içyüzlerinde bazı kalem işi süsleme kalıntıları mevcut­tur.

İç Kale