Hipnoz Nedir? Tanımı, Tarihi (Psikoloji)

30

Yunanca’da “uyku” anlamına gelen hipnoz, bilimsel olarak yeni enformasyonlar almaya nispeten açık bîr kişideki belirli bir noktaya yoğunlaşmış dikkat şekli olarak tanımlanır. Daha dar bîr anlamda trans benzeri bir durumun bir kişi tarafından bir başkasında ortaya çıkartılması anlamına gelir. Sanılanın aksine hipnoz bir uyku değil, uyanıldık halidir. Hipnotik durumda çekilen elektroensefalogramlar bunu ispatlamaktadır. Hipnoza benzer yaşantılar, gündelik hayat sırasında da (örneğin kitap okurken kişinin hayal dünyasına dalıp gitmesi şeklinde) meydana gelebilmektedir.

Hipnoz hakkında mitleşmiş önyargılar bulunsa da, hipnoza yatkınlık niceliksel olarak ölçülebilir bir durumdur. Örneğin psikiyatri kliniklerinde tedavi gören insanların ancak üçte ikisi hipnoz durumuna girebilir. Onda biri ise hipnoza çok yatkındır. Bu kişiler film seyrederken bile hipnoz benzeri yaşantılar gösterirler.

Trans (vecd) olgusuna Batı ve Doğu kültürlerinde de rastlanır. Hipnozla trans arasında benzerlikler olduğu gibi, önemli farklılıklar da vardır. Hipnoz ilk kez 18.yüzyüda Avusturyalı hekim Mesmer tarafından bir tedavi aracı olarak kullanılmıştır. Mesmer, bu yöntemi’hayvani manyetizma’ diye adlandırmış; Benjamin Franklin ve Lavosier gibi bilim adamlarının da konuyla ilgilenmelerini sağlayacak kadar yankılar uyandırmıştır. Bu kişiler, Mesmerizmin hayalden başka bir şey olmadığı neticesine varmışlardır. İlk kez 19.yüzyılda James Braid, hayvanı manyetizmadaki doğrudan telkine ve seansı yapanın isteğine yatkınlıktan söz etmiş, trans duru­mundan ayırdetmek için hipnoz kelimesini kullanmıştır. Hipnoz daha sonra, özellikle histerik hastaların tedavi yöntemi olarak Charcot, Janet, Bernheim ve Freud gibi hekimlerce de kullanılmıştır. Freud’un hipnozun iyileştirici etkisinin olmadığını ileri sürmesi ve onun yerine serbest çağrışıma dayalı kendi psikanalkik tekniğini önermesi üzerine hipnozun tedavide kullanımında belirgin bir azalma olmuştur. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra psikolojik rahatsızlıkların ortaya akışında örseleyici yaşantıların öneminin tekrar günde­me gelmesi ve belirtiye (semptoma) yönelik kısa süreli tedavilerin önem kazanmasıyla hipnoza ilgi yeniden canlanmaya başlamıştır. Fakat hipnotik yaşantının özellikleri laboratuvar araştırmalarıyla ortaya konduğundan hipnoz, eski mitik anlamlannı yitirmiştir.
hipnoz.png 67 125
Hipnozdaki en önemli faktör, telkine kolayca kapılmadır ve telkine açık olma özelliği öznenin hipnoza yeterliliğini belirler. Hipnoz sonrası telkin (post-hypnotic suggestion) hipnozu uygulayan kişinin emirlerinin hipnoz seansı bittikten sonra da hipnoz uygulanan kişi tarafından yerine getirilmesidir. Post-hipnotik telkinde kişinin normal algıları, davranışı ve inançları onun bilgisi haricinde kontrol altında tutulur. Ne var ki, bu kontrol en derin trans durumlarında bile mutlak olmaktan uzaktır ve en kolayca telkinle etkilenebilen kişiler bile, inançlarına ve korkularına çok aykırı gelen posthipnotik telkinlere tepki­de bulunurlar.

(SBA)

Hipnoz
//
Hipnoz Psikoloji’ye göre, telkine yatkınlık gösteren bir tür yapay uyku veya uyku-uyanıklık arası haldir. Terimi ilk kullanan, Yunan mitolojisindeki uyku ilahının adından (Χυπνος) esinlenen İskoç hekim S. James Braid’dir (1795-1860). Hipnoz , ruh ve beden ilişkisinin (sonuçta perispri ve beden ilişkisinin) gevşemesi sonucunda oluşan bir degajman halidir.

Metapsişikte ve Spiritüalizmde Hipnoz

Metapsişikteki Hipnoz Yöntemleri

Hipnoz hali iki yolla sağlanır: Manyetizma yoluyla (manyetik uyku) ve hipnotizma teknikleriyle (hipnotik uyku). Manyetizma yöntemlerini süjeler üzerinde bilinen anlamda ilk uygulayan ve bu etkiye “hayvansal manyetizma” adını veren kişi, canlılar üzerindeki manyetizmanın kâşifi sayılan, Franz Anton Mesmer’dir (1734-1815). Manyetik hipnoz, hipnotik hipnoza kıyasla hem daha derin ve doğal bir degajman halidir, hem de ruhsal incelemeler için, daha yararlı, bol ve verimli olanaklar sunar. Manyetik hipnozda ayrıca hipnotik hipnozda görülen zarar ve tehlike olasılıkları pek bulunmaz. Manyetik hipnoz hali telkinle oluşmaz ve telkinle ortadan kalkmaz. Hipnoz altındaki kişi yalan söyleyemez. Hipnoz altındaki kişiye vicdanına ya da vicdani iradesine uymayan eylemler yaptırılamaz. Metapsişikçiler yeterince bilgi, görgü ve deneyime sahip olunmadan hipnoz deneylerine kalkışılmamasını, aksi takdirde tehlikeli ve zararlı sonuçlarla karşılaşmanın çok muhtemel olduğunu belirtmektedirler.

Hipnozun üç temel hali
Hipnozun derinlik derecelerine ve özelliklerine göre farklı çeşitleri vardır. Başlıca üç hipnoz hali vardır:

* Letarji (şarm, telkin, inangaçlık hali): Neo-spiritüalizm, hipnozun bu aşamasını “kendiliğinden imajinasyon” aşaması olarak görür. Hipnozun bu halinin en belirgin özelliği süjenin telkine şuursuzca yatkınlık özelliğidir. Bu haldeki süjede telkin yoluyla, beş duyuyu ilgilendiren hipnotik halüsinasyonlar yaratılabilir.

* Katalepsi (donma hali): Süjenin gözleri açık olmakla birlikte, kasları donma denilen derecede uzun süre sabit kalır. Organlarını bırakıldığı konumda tutar. Çevredeki gürültüleri duymamakla birlikte, müzikten etkilendiği saptanmıştır. Telkin alma yeteneği azaldığından, emirler sonuçsuz kalır. Hipnozda tehlikeli bir safhadır. Hastanın uyandırılamaması söz konusudur. Hipnozitör, hipnozun bu safhaya geçmesine müsaade etmez.

* Somnambülizm (uyurgezerlik hali): Süje kendisi üzerindeki kontrol yeteneklerini biraz daha bilinçli ve kapsamlı olarak tekrar kullanmaya başlar. Telkin doğrudan doğruya olanaklı değildir, ancak ikna yoluyla olanaklıdır. Süjede olağan halde görülmeyen bir zeka ve muhakeme yeteneği belirir. Bu şuur hali ‘superconscience’ olarak adlandırılmıştır. Somnambülizm hali de belirtilerine ve derinlik derecelerine göre kendi içinde sınıflara ayrılır. Hipnozdaki bu yapay somnambülizm (somnambulisme provoqué) hali “doğal uyurgezer” denilen insanlarda kendiliğinden oluşmaktadır ki, doğal uyurgezerler bu haldeyken, zeka gerektiren karmaşık faaliyetlerde bulunabilirler, fakat uyandıktan sonra, yapmış oldukları bu faaliyetlerin hiçbirini hatırlamazlar.

Hipnozun Kullanım Alanları
Günümüzde spiritüalizmde ve parapsikolojide kullanılmasının yanı sıra, psikoterapide, kriminolojide ve sancısız doğum, sancısız diş çekme (-A.B.D.’deki dişçilerin yaklaşık dörtte birinin uyguladığı belirlenmiştir-), yabancı dili çabuk öğrenme gibi çeşitli amaçlarla birçok alanda kullanılan bir yöntemdir. Ayrıca uluslararası istihbaratta da kullanıldığı ileri sürülmektedir. Manyetik hipnozla yapılan tedavi sistemine ve uzmanlık alanına kimi ülkelerde biyoterapi adı verilmektedir. Bir başka uyku türüne ilaçla (enjeksiyonla) uyku denilmektedir, fakat bu uyku yöntemi metapsişikçilerce, bilinen hipnoz yöntemleri kapsamında ele alınmadığı gibi, bu uyku hali de hipnoz olarak ele alınmaz.

Vikipedi