Hieronymus Bosch van Aken kimdir? Hayatı ve eserleri

41

Hieronymus Bosch van Aken kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: (1450-1516) Flaman ressam. Olağanüstü yaratma ve yorum gücünden kaynaklanan öz­gün sanatçı kişiliğiyle Geç Orta Çağ’ ın Kuzeyli ressamları arasında en ilgincidir. Yaşamı üzerine fazla bir bilgi yoktur, bilinen tarihler de kesin değildir. Hollanda’nın Brabant bölgesindeki Hertogenbosch (Bois-le-Duc) kasabası­nın kayıtlarında adı geçtiği için, orada doğduğu sanılmaktadır. Ailesinde birçok ressam vardır. Yapıtlarıyla daha sağlığında ünlenmiş, öldükten sonra da “insignis pictor” (seçkin ressam) olarak anılmıştır.

Bir biçim yaratıcısı olarak Bosch, 15. yy’da benzersiz bir ressam olarak tek başına yer alır. Bir yergi ustası ve Gerçeküstücülüğün öncüsü sayılır. Gizli tarikatlarla bağı olduğu da öne sürülmüştür. Resimleri çağında da ilgi çekmiş, kopya edilmiştir. Bu ilgi 16. yy’ın sonuna değin devam etmiştir. Örneğin Flaman sanatçı Pieter Cock, Bosch’un kompozisyon­larından yaptırdığı gravürleri yayımlamıştır. 1550’lerde, bunları damadı olan Pieter Bruegel’e göstermiş olduğu da sanılmaktadır.

Bosch’un resimlerindeki bakış açısını, kişiler ve tablo yüzeyi arasındaki ilişki belirler, insan figürü onu çok ilgilendirmez; vücudun ağırlığına, hacmine ve kişisel ayrıntılarına da aldırmaz. Yalın konturlarla belirttiği insan figürü onun için yalnızca bir araç değeri taşır. Manzaranın önüne sıradan nesneler gibi koyduğu kişiler, gerçekten bir resim mekânı içine yerleştirilmemişlerdir. Sanki havayla sarılı değildirler, ama Bosch yine de manzara-figür birliğini amaçlamış­tır. Manzaralarında, sanki bir kulenin tepesinden bakılmış gibi, ufuk çizgisi yüksektedir; aynı resimde yer alan kişiler ise, daha alçak başka bir ufuk çizgisine göre çizilmişlerdir. Perspektifteki bu iki yanlılık ve arkaik denilebilecek uyumsuzluk, bakanın gözünde doğru bir derinlik izlenimi uyanmasına olanak ver­mez. Manzaranın çeşitli planlarının derinlikleri çizgi ve renkle titizce biçimlendirilmiştir, ama yine de

Bosch’un resimlen her şeyden önce dekoratif yüzey­lere benzer.

Bir insan gözlemcisi olarak Bosch, Bruegel’in habercisidir. Acımasız düş gücüyle doğanın biçimini bozar, anlamını değiştirir. Hristiyanlıktaki “passion” kavramı, yani din uğruna acıya katlanıp çile çekme, Bosch’ta kötülüğün şeytanca ve aşırılıkla hayal edilmesi biçimini alır. Resimlerinde İsa’nın düşmanlarını çirkinleştirmek, iğrençleştirmek, onlarla alay etmek için itici ve korkunç biçimler yaratır.

Titizlikle seçilmiş konular içinde, gerçek varlık­lardan alınma öğelerle kurmaca canavarlar oluşturur. Düş gücüyle doğanın yasalarına karşı koyar, insanla hayvan, insan yapıtıyla doğa arasındaki farklılıkla alay eder. Boş inançlardan ve cehennem korkusundan kaynaklanan görüntülere kattığı garip yaratıklara belli bir gerçeklik kazandırmadaki ustalığı eşsizdir. Portreci değildir; kişiyle ilgilenmez, kişideki anormal­likleri, aşırılıkları, karikatüre kayan yanları sever. Çizdikleri zayıf, soluk yüzlü hastalıklı kişilerdir. Düşsel yaratıkları, karabasanlardan fırlamış varlıkları, meyve, kuş ve genç kadın figürleriyle bir araya getirir; çünkü dışavurumcu görüşü, hoşa gideni, saf ve ideal olanı da içermektedir.

Bosch astroloji, büyücülük ve simya ile ilgili simgeler de kullanmıştır. Resimlerinde, bütün içindeki her ayrıntı simgesel bir anlam taşır. Bütünün kendisi ise bir çeşit alegoridir. Bu biçimler bütünü, şaşırtıcı yorumlarıyla her zaman belirli temaları yansıtır: Günah, İsa’nın çizdiği yoldan uzaklaşılmış olması, yeryüzü zevklerine aşırı bağlanma, boş gurur, inancın gücü, çile çekmenin erdemi vb. Bosch entelektüel bağımsızlığı ve yaratıcı cesareti ile çağının ne kadar ilerisinde olursa olsun, biçim ve teknik bakımından 15. yy’a aittir. Deseni arkaik nitelikli, keskin çizgili­dir; boya tekniği ise, üst üste gelen ince saydam katlardan oluşur. Madalyon ve rölyef yapan bir heykelci gibi profilden, hemen hemen saydam biçim­ler yaratır. Çizdiği vücutlar yüzey üzerinde yassılaştı­rılmış, dekoratif bir çekiciliği olan siluetler halindedir.

Nesnelerin kendi rengini kullanır; çok ince, zarif, ışıklı tonlarla çalışır, daha çok pembe, mor, soluk yeşil, sarı, morumsu siyah ve mavileri bir araya getirir. Geç dönem yapıtlarında bir gri renk ustası olarak belirir. Onun bu grileri yer yer kuvvetli renk vurgularıyla kırılır ve resme bir mekân duygusu, bir şiirsellik kazandırır.

Bosch’un sanatına yakın zamanlara değin gereken önem verilmemiştir. Günümüze ulaşan 40 kadar resminden yalnızca yedi tanesi imzalıdır, hiçbirinin de tarihi yoktur. Bu nedenle resimlerinin kesin bir sıralaması yapılamamakta, yalnız aralarındaki benzer­liklere göre kabaca dönemlere ayrılabilmektedir. Bosch’un tablolarının büyük bir bölümü İspanya Kralı II. Philip tarafından toplandıkları için bugün Prado Müzesi’ndedir.

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, 19. cilt, Anadolu yayıncılık, 1984