Hermann Kolbe Kimdir, Hayatı, Çalışmaları, Hakkında Bilgi

20

Kuramsal çalışmalarıyla da tanınan Kolbe, çağında, özellikle deneysel kimya alanındaki üstün yeteneği ve öğretim alanındaki etkinliğiyle yaygın bir ün kazanmıştı. Temel ilgi alanı olan sentez kimyasındaki en önemli çalışması asetik asite ilişkindir. Daha önce Wöhler, organik bir bileşik olan ürenin sentezini gerçekleştirerek, organik maddelerin yalnızca canlılar tarafından üretilebileceğine ilişkin savı çürütmüştü. Ne var ki, Wöhler’in sentezinde başlangıç maddesinin de organik bir madde olması, tümüyle inorganik bir maddeden yararlanarak organik bir bileşiğin elde edilmesi konusunu açık bir soru olarak bırakmıştı. Ancak Kolbe’nin 1845’te karbon disülfitten başlayarak asetik asit sentezini gerçekleştirmesinden sonra bu konudaki kuşkular ortadan kalktı. Kolbe daha sonra nitril bileşiklerinin sentezini ve hidrolizini, elektroliz yöntemiyle incelediği yağ asitlerinin laboratuvar koşullarında üretimini gerçekleştirdi. Fenol ve karbondioksitten yararlanarak ürettiği salisilik asit ise, önceleri gıda sanayiinde ve hastanelerde dezenfeksiyon amacıyla, sonradan aspirinin temel maddesi olarak yaygın bir kullanım alanı buldu.

Kolbe kuramsal çalışmalarında oldukça tutucu davranmış, gençliğinde kendisinden övgüyle söz eden Berzelius’a olan hayranlığının da katkısıyla, bu kuramcının köklere ilişkin görüşüne, geçerliliğini yitirdikten sonra bile uzun süre bağlı kalmıştı. Bu nedenle, Gerhardt’ın tipler kuramına, Kekule’nin yapısal formüllerine ve Van’t Hoff’un stereokimyaya ilişkin görüşlerine karşı çıkmakla kalmayıp, 1870’te yayın yönetimini üstlendiği Journal für praktische Chemie’de bu kuramcılara ve başka kimyacılara ilişkin yıpratıcı eleştiriler yayımlamıştı. Ne var ki, kuramsal düzeydeki tutuculuğunu deneyleriyle aşabilen Kolbe, organik sentez kimyasının öncülerinden olduğu kadar, kuramsal çalışmaların deneysel verilerle desteklenmesinde de etkili olmuştur.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi