Heidegger okuma notları

Existentialism

Heidegger kandi ontolojisi için varlık sorusunu ele almıştır. Olan, oluş ve olmadır. Onun izlediği ancak genel bir yargıdır.
Heidegger insanı varolan varlık olarak tanımlar ve sadece insandır varolan der.
Bu sözü öncesinde varolan bitkiler, eşyalar O’nun varlığını yadsıdığı şeyler olmamaktadır.
Doğanın varlığı, insana kendisini göstermesinden ibarettir. Eşya vardır ancak sadece kullanıldığı sürece.

İnsanın varlığı gündelik yaşantısında diğerlerinin arasındak olduğu vakit yani öz benliğinden uzaklaştığı vakit “sıradanlaşır”, bu eşyanın varoluşuna benzer.

Hiç – olan herşeyden ayrıdır.
olan herşeyden ayrı olan şey -> olma

Hegel’deki bu benzetme Heidegger’de aynen mevcuttur.
Belirli olan varlığın nedeni yani özü
Ölüm için varlık – öze ilişkin en kesin yanıt.

İnsan dünya içinde kendinin dışındadır.
Varlık, uzak gibi görünse de kendine yol almadır, özünü bulana dek.
“Başkaları olmadan sözü başkalarıyla birlikte sözünün ayrı biçimidir.”
İnsan her zaman imkanlarına doğru yönelen bir oluştur.
Diyebiliriz ki “şimdi” dediğimiz şey kendi tasarımlarımız içindeki kendimize hazırladığımız tasarı nedeniyle gelecektir, her şimdi, böylece gelecektir.
Hareketi insanın daima ileriye doğrudur. Hareket ettiricisi kendi kaygısıdır.
Olmak – Kaygı ve zamanlılıktır.

Varolan arada kalmamıştır.
ne sıkıntı alanındadır, ne de düşünceleri arasındadır.

Varlık – Zaman
Varlık – Olmak

Öz, varlıktan sonra gelir.

İnşa etmek, inşa etmek/oturmak -> bvan
Bauen’ inşa etmek, asıl anlamı oturmak ama artık bu anlamını yitirmiş
Nachbar’ komşu, Nach’ yakın
Bauen, Buan, Bhu, Beo… inşa etmek anlamını taşıyan, oturmak anlamındaki bu sözcüklerle “Bin” (varım) sözcüğü arasında eş anlam olduğunu iddia ediyor.
Varım, varsın, sözcükleri oturuyorum ve oturuyorsun anlamındadır.

Senin ve benim varolma biçimimiz, dünya üzerinde var olmamız, oturmamızdır.
İnanın oturdukça varolduğunu söyleyen bauen sözcüğü çitle çevirmek ve bakımını yapmak anlamlarında da kullanılır.
Bauen – sadece “yetiştirmek” anlamındadır.

Hamann der ki; “Akıl lisandır.”
1784, Herder’e yazdığı mektupta.

Konuşma konuşulanda muhafaza edilir.

Ustalık, kesin olarak şiirin, şairin şahsını ve ismini inkar edebilmesindedir.
Lisan konuşur.
İnsan ancak lisana mukabelede bulunmak suretiyle konuşur.

Zaman anlamını ebediyette buluyorsa, ebediyetten yola çıkılarak anlaşılması gerekir.

Ebediyyet Tanrı olsaydı, sonsuz olan Tanrı olsaydı, O’nun hakkında hiçbir şey bilmeyip sadece iman etseydik, zaman hakkında söyleyebileceğimiz hiçbir şey olmazdı.
Teolog – zamanla ilgilidir.
Teoloji Tanrı karşısındaki varlık olarak insan varoluşuyla ilgilidir.
Bu, insanın zamansal varoluşuyla ilgilidir.

Einstein’a göre
Uzay, kendi içinde hiçbir şey değildir.
Mutlak bir uzay yoktur.
Uzay yalnızca içerdiği cisimler ve enerjiler sayesinde vardır.

Mutlak bir zaman yoktur. Mutlak bir eş-zamanlılıkta yoktur.
– Zaman, olayları içinde taşıyandır. Aristoteles, Fizik, 4.2. bölüm: 211 a Zaman sadece hareketle ilişkilidir. Hareket zamanın kendisi değildi. Zaman, aşamaları, birbirine göre önce ve sonra ilişkisi içinde olan bir açılımdır. Dünyada olmak –  İlgi
Ben, beni ilgilendiren şeyim

Olmak; Dasein, kendi otantikliğine sahiptir (potansiyel olarak)

Meydana gelen herşey, sonsuz bir gelecekten geri dönülmez bir geçmişe yuvarlanır.

Varlık, zamanı
zaman ise varlık’ı belirtir.

Heidegger ise varlık’ın zamansallığını redderder.

İnsan varlığı, varolan insanın varlığı, bu ikisi aynı anlamda buluşan sözcükler değillerdir.

Anlam, varoluşun temel belirlenimidir.

Ontolojik idealizm – Husserl
Husserl’in femomeni – Kant’ın “kendinde şey”iyle aynı

Husserl, suje kavramını ontolojik idealizmle mutlaklaştırır.

Heidegger Husserl’e karşı çıkarak fenomenolojiyi dünyada oluş’un somut biçimlerinin tasvirine ilişkin bir yüöntem olarak ele alır.

İnsanı anlamak – Tarihsel ontoloji ile mümkündür -(Hegel’in Tarih Felsefesi)
Fenomenolojinin dayandığı ontolojik hareket.

Akıl mutlak tindir – Hegel
Akıl, gerçekliği olanın mutlak gerçekliği, varolanın varlığıdır. – Descartes
Hegel’de kendi bilincinde oluş düşünmenin işkesidir.

Heidegger eleştirisi
Bu noktada Batı’nın aşırı iredeciliği diğer bir deyişle “istenilen fakat mahiyeti bilinmeyen bir süreç olarak yeryüzünün yıkımına giden yol ortaya çıkar.

Kant’ta varlık görünüş’ün imkanın koşulu olarak “varolan” şeklinde Hegel’de ise koşulsuz kendini görünüşe çıkarış şeklinde anlaşılır.

Hakikatin metafizikteki anlamı sujenin varolan üzerinde denetim kurmasıyla belirlenir.

“Teknik, özünde unutulmuş kalan varlığın hakikatinin varlık tarihindeki yazgısıdır. Bir hakikat biçimi olarak teknik, metafizik tarihinde temellendirilir.”

Husserl – Heidegger
Husserl’in anlaşılır olmaktan uzak Fenomenolojisine açıklık getiren Sein und Zeit 1927’de yayınlandı
Fundamental ontolojisi fenomenoloji için temel bulmasına olanak sağladı.
Fenomen sözcüğü için temelde yatan bir anlamı, yunanca fainomenon sözcüğünde, kendini kendi içinde gösteren olarak izah ederek bulmuş olur. Logos’ (kendini görünmeye bırakan) bu durumda fenomen’e karşılık düşen tepkidir.
“Fenomenolojik betimlemenin yöntembilimsel anlamı yorumdur. Dış varlığın fenomenolojisi sözcüğün kökensel anlamında hermeneutiktir ki ona göre bu terim yorumlama işini belirtir.” SuZ, S. 37
Bu çalışmalardan sonra Husserl’in çalışmaları teorik kalmıştır, Heidegger fenomenolojiyi kavram haline getirmiştir.
Heidegger’in varlık felsefesi Varlık’ın özüne ilişkindir. Sorguladığı varlık aşkındır. Fenomenolojisi ise varolan varlıklarla ilgilidir; daseinla ve diğer bütün “şeyler”le ilgilidir.
Heidegger insanı dışsal varlığı açıklamaya çalışarak anlamak ister. Varlık ile insanı dil yoluyla bir aray gelmiş kabul eder.
Dil varlığın evidir, varlık insanda özseldir.