Haydar Kadı Camii (Manastır-Makedonya) Özellikleri, Hakkında Bilgi

29

Haydar Kadı Camii. Makedonya’nın Manastır şehrinde XVI. yüzyılda yapılmış cami.

Adı Bitola olarak değiştirilen Manastır şehrinde çok sayıdaki caminin en önem­lilerinden biridir. Cümle kapısı üstünde bulunan kitabesine göre Kanunî Sultan Süleyman döneminde Kadı Haydar Efen­di tarafından 969 (1561-62) yılında yap­tırılmıştır.

İntizamlı bir işçilikle taş ve tuğladan karma teknikte yapılan caminin, iki sıra tuğla hatılları arasında tek sıra munta­zam işlenmiş kesme taş sıraları ile alma­şık duvar örgüsü kubbe kasnağına kadar devam eder. Üç bölümlü son cemaat yeri dört mermer sütuna oturan sivri kemer­lere sahiptir. Bu üç bölüm kemerlerle ay­rılmış olup her biri sekizgen sağır kasnak-lı kubbe ile örtülmüştür, İştip’teki Hüsam Paşa Camii’nde görüldüğü gibi ortada bu­lunan iki sütun yanlardakilerden farklı olarak yeşil mermer (verde antico), diğer­leri ise beyazdır. Bu sonuncuların başlık­larının baklavalı olmasına karşılık ortada­ki iki sütunun başlıkları mukarnaslıdır.

Caminin kordon silmelerle çerçevelen-miş yayvan kemerli cümle kapısının üs­tünde üç satır halinde Arapça bir kitabe yer alır. Niş fazla derin olmayıp kavsarası iki kat prizma ile taçlanmıştır. Kitabenin üstüne alınlığın ortasına ayrıca bir şem­se kabartması işlenmiştir. Son cemaat yerinde yan bölümlerin kıble duvarların­da birer mihrapçık bulunmakta, bunlar­la kapı arasında da birer pencere yer al­maktadır. Pencerelerin üstlerine yerleş­tirilmiş olan kare panoların içinde ise merkezdeki geçmeli çokgenler etrafında daire şeklinde istiflenmiş, hat sanatı ba­kımından oldukça dikkat çekici birer yazı görülmektedir.

Harım kare şeklinde olup iç ölçüleri 11 x 11 metredir. Sağ tarafta son cemaat yerine bitişik köşede içeriden geçilen mi­nare kaidesi yer alır. Bu merdivenden as­lında bugün izi kalmayan mahfile de çıkı­lıyordu. Minare kaidesinin simetriğinde sol köşede harimden geçilen kare biçimli küçük bir hücre vardır. İki mazgaldan ha­va ve ışık alan bu küçük mekânın hangi maksatla yapıldığı tesbit edilememiştir.

Caminin harimi cephelerde üç sıra pen­cereden ışık alır. Alt sıradaki üçer pence­re mermer çerçeveli ve tuğladan boşalt­ma kemerlidir. Bunların üstünde de yine tuğla sivri kemerli daha küçük pencere­ler açılmıştır. Bir silmeden sonra ise daha dar ölçülü iki pencere yer alır. Kıble du­varında da aynı düzenleme tekrarlanmış, yalnız mihrabın arkasına gelen yerde pen­cere açılmamıştır. On iki kenarlı olan kub­be kasnağında da bir dizi pencere bulun­maktadır. Kare mekândan kubbeye ge­çişte tromplar kullanılmıştır. Bunların ya­rım kubbecikleri dilimli, duvarlarla köşe­lerdeki başlangıçları mukarnaslı pandan­tiflerle bezenmiştir.

Caminin içindeki, üslûbuna uymayan, bazıları resimli kalem işleri XIX. yüzyıla aittir. Mahfille minber kaldırılmış, mu­karnaslı mihrap ise durmaktadır. Mina­re, pabucun bitimi ve gövdenin başlangı­cına işaret eden bileziğe kadar kesme taş kitlesiyle kalmıştır. Bilezikten yukarı­sı yıkılmış veya yıktırılmıştır.

1910 yılında Sultan Reşad”ın Manastır’ı ziyaretinden önce şehrin bütün camileriyle birlikte büyük bir ihtimalle Haydar Kadı Camii de restore edilmiştir. Cami­nin iç dekorasyonu da bunu göstermek­tedir. Osmanlı Devleti’nin 1912’de Manastır’dan çekilmesiyle cami bakımsız kal­mış ve kubbenin kurşun örtüsü çalınmış­tır. Daha sonra cami, Manastır’da top­lanmış bazı mezar taşları ile lahitler için bir depo haline getirilmiştir. 1967’de ca­minin kubbesi Makedonya’daki Tarihî Eserleri Koruma Derneği tarafından res­tore edilmiştir. Komünist yönetim sıra­sında bir ara Manastır’daki Pelister İçki Fabrikası’nın ambalaj deposu olarak kul­lanılan cami 1972 yılında kısa bir süre konser salonu haline dönüştürülmüşse de bu girişim Saraybosna’daki Yugoslav­ya Diyanet İşleri başkanı tarafından en­gellenmiştir. 1975 yılından itibaren Hay­dar Kadı Camii Tarihî Eserleri Koruma Derneği’nin himayesi altına alınmıştır. Günü­müzde ise (1997) yeniden ibadete açıl­ması için Makedonya Cumhuriyeti İslâm Birliği tarafından hazırlıklar yapıldığı öğ­renilmiştir.

TDV İslâm Ansiklopedisi