Haver Dergisi Tarihçe, Yazarları, Konuları, Kurucusu, Hakkında Bilgi

30

Hâver. 1884 yılında İstanbul’da yayımlanan fikir ve edebiyat dergisi.

II. Abdülhamid döneminin edebî-fennî süreli yayınları arasında kısa ömürlü bir dergi olup Halit Ziya (Uşaklıgil) tarafından “o zamanın en mühim bir risalesi” olarak kabul edilir. ISCemâziyelâhir-1 Şaban 1301 (12 Nisan 1884-27 Mayıs 1884} ta­rihleri arasında sadece dört sayı yayım­lanan dergi, her biri otuz iki sayfa olmak üzere 128 sayfalık bir koleksiyon teşkil eder. İmtiyaz sahibi olarak İzmirli Ubeydullah’ın görüldüğü Hâvef Halit Ziya, onunla beraber Menemenlizâde Meh-med Tâhir, Beşir Fuad ve Küçük Azmi beylerin çıkardığını söyler. Ayrıca ilk sayı­da Nevrekoplu Mahmud Hâmid Hoca’nın tahrir heyeti reisliğini kabul ettiği belir­tilmiştir.

Devrinin hemen bütün dergileri gibi başlık kenarında “siyasiyattan mâada her şeyden bahs edeceği” ifade edilmek­le beraber Hâver’de belli konuların yo­ğunluk kazandığı görülmektedir. Dergi­nin edebî muhtevası Menemenlizâde Tâhir’in yedi. Muallim Naci’nin dört, Nâzı-mülhikem lakabıyla meşhur Ahmed Ham-di’nin bir şiiriyle yine Menemenlizâde’nin “Şiir ve Şair” başlıklı makalesinden iba­rettir. Şiirler eski tarzın devamı olan ka­side ve gazellerle şekil ve muhteva bakı­mından değişik yeni tarz manzumeler­dir. Dönemin hemen bütün gazete ve dergilerinde görülen, çoğu Batı dünya­sındaki icat ve keşifleri, sağlıkla ilgili ha­berleri veren fennî yazılar Besim Ömer (Akalın), kardeşi Mustafa Azmi, eğitimci Hüseyin Avni gibi yazarlar tarafından ka­leme alınmıştır.

Beşir Fuad’ın tfdver’deki yazılan, ken­di pozitivist dünya görüşü doğrultusun­daki ilk kalem tecrübeleri arasında yer alır. Edebiyata ve metafiziğe karşılık po­zitif ilimlerin savunucusu olan Beşir Fuad müşahede, tecrübe ve ispat edilemeyen hiçbir şeyin gerçek olamayacağını telkin İçin kaleme aldığı makalelerinde akla ve tecrübeye İlgisiz kalan, hatta karşı çıkan dinî davranışları hedef almıştır. Tenkitle­rinde de hıristiyanların ve özellikle Kato­lik kilisesinin engizisyonu, ilim adamları­na yapılan zulümleri (“Târih-i Felsefeden Bir Katre: Geordano Bruno”, nr. 1, s. 22-26). bâtıl inançları, aziz olarak bilinen din adamlarının cehalete, menfaate daya­nan maceralarını, onların ahlâk dışı ha­yatlarını (“Saint Trofem’in Dizkapağı”, nr 2, s. 58-61; “Katoliklerin İki Velîsi”, nr. 3, s. 92-95; “İgnace de Loyola ve İsa Şir­keti”, nr. 4, s. 115-118) konu alır. İlkel bir materyalist görüşe dayanan “kuvvetin beka ve adem-i imhâsf’ndan söz eden makaleler tercüme eder (“Hararet ve Hayat”, nr. 1, s. 13-17]. Hâyer’m meka­nik ilmiyle ilgili konularını da yine devrin önemli yazar ve muallimlerinden Meh-med Nâdir yazmıştır.

Bu makalelerin ortak Özellikleri dikka­te alındığında Ubeydullah Efendi’nin “Allâme-i Zû-fünûn Abdurrahman Ibn Hal­dun” (nr. 2, s. 53-58) başlıklı yazısıyla Nevrekoplu Mahmud Hâmid Hoca’nın yazıla­rı derginin en aykırı konularını teşkil et­mektedir. Fâtih dersiamlarından olan Mahmud Hâmid’in Hâver’üe Kimya-yı Sa’âdet’ten bazı bahisleri çevirdiği, felâ-sifenin âlemin kıdemi konusundaki ka­naatlerine reddiye gibi birtakım kelâm bahisleri hakkında makaleler yazdığı gö­rülmektedir. Bu yazılarından birinde [Hâ-uer, nr. 3, s. 65-69) “eb’âdın adem-i tenâ-hîsini burhân-ı tatbîkî ve burhân-ı sülle-mî ile ispatlamaktan bahsetmesi üzeri­ne devrin basınında tartışma çıkmış, ön­ce Ahmed Midhat Efendi Tercümân-ı Hakîkat’te buna itiraz etmiş, Cevdet Pa­şa da Tarîk gazetesinde “Tarık’ın kütüb-i riyâziyye münekkidi” imzasıyla hem Ah­med Midhat’ı hem de Mahmud Hâmid’i tenkit etmiştir. Yazarları arasında çıkan ihtilâftan dolayı Hâver kapandıktan bir süre sonra Beşir Fuad’ın. imtiyazı kendi üzerinde olarak çıkardığı Güneş dergi­sinde Mahmud Hâmid Hoca dışındaki he­men bütün kadroyu muhafaza etmesi, söz konusu ihtilâfın kaynağının bu gibi yazılar olduğunu düşündürmektedir.

Hâver, 2. sayısından itibaren sekizer sayfalık ilâvelerle Şeyh Galib’in Hüsn ü Aşk mesnevisini yayımlamaya başlamış­sa da derginin kapanması sebebiyle ese­rin ancak dörtte birini verebilmiştir.

Haver’in tam bir koleksiyonu İstanbul Belediyesi Atatürk Kitaplığı’nda bulun­maktadır.

TDV İslâm Ansiklopedisi