Hasköy -İstanbul- Tarihçesi, Tarihi, Yerleri, Hakkında Bilgi

36

Hasköy. İstanbul’da Halic’in kuzey kıyısında Beyoğlu ilçesine bağlı tarihî bir semt.

Kuzey ve kuzeybatıda Çevreyolu ile Sütlüce ve Halıcıoğlu semtleri, batıda ve güneyde Haliç kıyıları, doğuda Kasımpa­şa semtiyle kuşatılmıştır. Semtin asıl merkezi Pîrîpaşa mahallesidir. 1934 yı­lında basılan İstanbul Şehir Rehberi’ne göre Hasköy, şimdi her biri ayrı birer semt olan Sütlüce ve Halıcıoğlu mahalle-leriyle Keçecipîrî. Pîrîçavuş ve Çıksalın mahallelerini kapsayan bir nahiye idi.

Bizans döneminde V. yüzyıldan itiba­ren asilzadelerin yazlık ikametgâhlarını kurmaları İle önem kazanan Hasköy böl­gesi, loannes Pikridİos’un burada yaptır­dığı manastırdan dolayı Pikridion adını almıştır. Aynı yerde bir saray inşa eden asilzade Aravinthos’un (Arebindos) ismi­ne izafeten Bizans döneminde “Arabant kasabası” da denilen semtin Hasköy adı­nı, Fâtih Sultan Mehmed’in İstanbul ku­şatması sırasında otağını bu bölgede kurmuş olmasından veya buradaki has bahçelerden aldığı söylenir. Bir başka görüşe göre Hasköy adı bölgenin en bü­yük kilisesi olan Paraskevi’den gelmiştir. Türk döneminde Parasköy diye anılan semtin adı zamanla Hasköy’e dönüş­müştür.

İstanbul’un en eski Musevî yerleşim bölgesi olan Hasköy’de Bizans dönemin­de Karâî Musevileri oturmaktaydı. Karaimler veya Karaylar olarak da bilinen bu grup, Orta Asya kökenli bir Türk boyu olup VI. yüzyılda Kafkasya’ya ve oradan da Ukrayna’ya göç ederek Hazarlar’ia kaynaşmıştır. 626 yılından itibaren Bi­zans’ın Hazar Devleti ile olan müsbet ilişkileri sonucu İstanbul’a gelmeye baş­layan Karâîler Hasköy’e yerleştirildi. Bu­rada kendi İnançlarına göre yer altında Kal ha Kadoş be Kuşta Bene Mikra (İs­tanbul Karâîieri’nin mukaddes sinago­gu) adıyla inşa ettikleri sinagog halen ibadete açıktır. Hasköy. İstanbul’un Türk­ler tarafından fethinden sonra da bir Musevî mahallesi olarak gelişmesini sür­dürdü. II. Bayezid, 1492 yılında İspanya ve Portekiz’den kovularak Osmanlı Devleti’ne sığınan Sefarad yahudilerinin bir kısmını Hasköy’e yerleştirdi. Eminönü’n-de Yeni Valide Camii inşaatı başlayınca (1597) caminin arsasına sahip olan Karâî yahudilerine Hasköy’de evler verilerek bu­raya nakledildiler. Nakledilen kırk kadar aile ömür boyu vergiden muaf tutuldu.

Hasköy’de ilk önemli yerleşim, Kalaycı-bahçe (İliyos deresi) çevresindeki Keçe-cipîrî mahallesinin Haliç sahilinde yer alan Kiremitçiler mevkiinde olmuştur. Bizans döneminde Keramaria (çömlekçi­ler) adıyla geçen Kiremitçiler mevkiinde, XX. yüzyılın başlarına kadar Kalaycıbah-Çe deresi ağzında derenin çamuru ile ya­pılan seramik ve testilerin imal edildiği atölyeler yanında tuğla harman yerleri de vardı. 1940’lara kadar büyük bir ya-hudi nüfusunun yaşadığı Hasköy’den, İs­rail Devleti’nin kurulması ve bölgenin de giderek cazibesini kaybetmesi üzerine büyük bir göç başlamış ve günümüzde yahudi nüfusu yok denecek kadar azal­mıştır. Bugün Hasköy’de Karâîler’in inşa ettiği sinagogdan başka Rabbânî Mûse-vîleri’ne ait Maalem Sinagogu da ibadete açık bulunmaktadır. Ayrıca Çıksalın ma­hallesinde büyük bir alanı kaplayan ya­hudi mezarlığı yer almaktadır.