Hasip Ahmet Aytuna kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi

38

Hasip Ahmet Aytuna kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: (1895-1980) Bulgaristan’ın Vidin kasabasında doğdu. 1926’da Sofya Üni­versitesi’nin Pedagoji bölümünü bitirdi. 1931’de yurda göç etti ve Gazi Eğitim Enstitüsü öğretmenliğine atandı. 1939 yılında Tokat Milletvekili seçildi. Sonra tekrar Gazi Eğitim Enstitüsü öğretmenliğine döndü. 1960’da yaş haddinden emekli oluncaya kadar, Gazi Eğitim Enstitüsü ve Teknik Öğretmen okulunda meslek dersleri öğretmenliği yaptı.

Hasip Ahmet Aytuna, özellikle özel ve genel öğretim alanlarında eserler vermiştir. Eserlerinin sayısı 39’u bulmaktadır. Bulgaristan’da bu­lunduğu sıralarda da ilkokullar için okuma kitapları yayımlamıştır.

Türkiye’de ilk yayımlanan kitabı 1929 baskılı olan Didaktika’dır. Bu, Genel Öğretim Yöntemi anlamında kullanılmıştır. Bundan sonraki kitabı da Metodika’dır. Bu da Özel Öğretim Yöntemleri anlamına gelir. 1932 yılında Umumi Pedagoji’yi yayımladı. Bu kitaplar, o yıllarda Tür­kiye’de, konularının en kapsamlı kitapları olmuştu. Bunlar, ders ya da yardımcı kitap olarak okutulmuştur.

Hasip Ahmet Aytuna, bu ve diğer bağımsız konulan ele alan kitaplarında ve meslek dergilerindeki yazılarında çağdaş eğitim görüşlerini sa­vunmuştur. Yazılarında, genellikle, öğretimde “edilgenlik” yerine, “et­kinliği”; “bağımlılık” yerine, “bağımsızlığı”, “özgürlüğü”, “ölü bilgileri ezberleme” yerine, “yaşamsallığı”, “yaratıcılığı”; “anlatma yöntemi” ye­rine, “keşif yöntemini”; “taklit” yerine, “yaratıcılık” savunmuştur.

Hasip Ahmet Aytuna, derslerini kendisi anlatırdı. Dersin sonunda kısa bir tartışma yapardı. Ezber bilgiye hiç önem vermezdi. Bunun için, bir soru sorulduğu zaman, cevabı maddeler halinde de olsa, bu tarzda cevap verilmesini istemezdi. Sınavların bile insanı yaratıcılığa götürmesi ge­rektiğini söylerdi. Bu inançla olacak ki, bir sömestir sonu sınavında bize şöyle bir soru sordu: “Bugüne kadar öğrendiğiniz bilgilerin ışığında, gel­diğiniz yerdeki bir öğretmen arkadaşınıza, öğrendiklerinizle ilgili bir mektup yazınız!” Bu, sentez yapmaya ve yaratıcılığa yönelik bir soru idi. Bunu, hepimiz, bir mektupla cevapladık. Bu mektubum, daha sonra, oku­lumuzda çıkan “Yeni Okul” dergisinde yayımlandı.

Kaynak: Öğretmen Yetiştirme Açısından Türkiye’de Eğitim Bilimleri Tarihi Üzerine Bir Araştırma, Cavit BİNBAŞIOĞLU, Milli Eğitim Basımevi, 1995