Han Fei Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

0
48

HAN FEİ TSEU (ykş. İÖ 300-233)

Çinli bilge. Toplumun sağlıklı bir biçim kazanabilmesi için, yasalara dayanan güçlü bir yönetimin gereğini ileri sürmüştür.

Çin’de uzun süre yönetimi elinde bulunduran Han soyundan geldiği bilinen Han Fei Tseu’nun yaşamı konusunda pek az bilgi vardır. Yetişme çağında, bir süre Konfüçyüsçü filozof Hsun Dzi’nin derslerini izlemiştir.

Han Fei, daha sonra toplum yönetimi üzerine oluşan görüşlerini 55 metinde toplamış, bu yazılar Çin Devleti’nin yöneticisi Çeng’in ilgisini çekmişti. İÖ 234’te Çeng, Han’lar üzerine bir saldırı düzenleyince Han Fei kendisine arabulucu olarak gönderildi. Çeng, kendisini sevinçle karşılayarak ona yönetimde önemli bir görev vermeyi düşündü. Ancak Han Fei’nin eski okul arkadaşı ve Şin Devleti’nin başbakanı Li Su, daha çok önem kazanıp kendisini gölgede bırakacağından korkarak, filozofu tutukladı, onu gönderdiği zehiri içerek intihar etmeye zorladı.

Çin’de İÖ 403-221 yılları arasında, “Savaşan Devletler Dönemi”nde, geleneksel feodal düzende bir çöküş görülmüş; düşün alanında yeni arayışlara gidilmişti. Konfüçyüs düşüncesinin yerini “Hukuk-

çular” olarak bilinen ve tüm amacı, gücü yöneticide toplamak olan bir felsefe okulu aldı. Bu filozoflar, ödüle ve sert cezalara dayanan bir yasa ile, devleti ilerletecek ve yönetimi güçlü kılacak yöntemler öneriyorlardı. Bu okulun son ve en güçlü filozofu olan Han Fei, kendisinden öncekilerin görüşlerini dizgesinde birleştirdi. İÖ 221-206 arasında Çeng, ilk birleşik Çin İmparatorluğu’nu kurunca onun düşün-çelerini devlet görüşü olarak benimsemiş; bu dönemde yurttaşlara büyük baskılar uygulanmış, kitaplar yakılmıştır.

Han Fei, siyasal kuramların tarih içinde değişmesi gerektiğini söyleyerek, Konfüçyüs öğretisinde olduğu gibi eski yönetim biçimlerine bağlı kalınmama-sını savundu. Ona göre siyasal kuramların, yalnızca değişen ahlak yargılarına değil, iktisadi koşullara da uyarlanması gerekir. İnsan iktisadi koşullarına göre tutumunu değiştirir. Kıtlık zamanı hain, bollukta cömert olur. Bu yüzden yöneticiler kendilerini insan davranışına uydurmaya değil, onların kötülüklerini engellemeye çalışmalıdırlar.

Yöneticilerin çıkarları, yönetilenlerle çeliştiği için güçlü bir devlet gereklidir. Yönetenler yönetimi ellerinde tutmak istiyorlarsa, kimseye güvenmemek ve boyun eğmemek durumundadırlar. Etkili yönetimler yasalar yoluyla yönlendirilmeli, yöneticiler yönetsel kurallara önem vermelidirler. Dış ilişkilerde ise başarı, ordu gücüne bağlıdır.

Han Fei’ye göre hukukun başlıca görevi yaşam için gerekli olan nesnelerin çoğaltılmasını, bireyler arasında eşit olarak dağıtılmasını sağlamaktır. Bir toplumun mutluluğu eşitliğe, eşitlik ise yaşamı sürdüren ürünlerin çoğaltılmasına, bütün bireyler arasında denge sağlayacak bir oranda dağıtılmasına bağlıdır.

Dağıtımın devlet eliyle yapılmasını istemesine karşın Han Fei, ekonomide serbest rekabet koşullarına izin verilmesini savunur. Böylece insanlar daha çok çalışacak, üretim artacaktır. Öğrenci ve yoksullara devlet yardımı yapılmasına karşı çıkmış ve her yurttaşın tarım yoluyla ekonomiye katkıda bulunması gerektiğini söylemiştir.

Çeng döneminden sonraki yüzyıl içinde Konfüçyüs düşüncesi yeniden önem kazanarak, 2000 yıl kadar egemen düşünce biçimi olarak kalmıştır.

•    YAPITLAR (başlıca): The Complete Works of Han Fei Tzu, -(çev.) 2 cilt, 1939, (“Han Fei Tseu’nun Tüm Yapıtları”).

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi