Halk Romanı Nedir, Ne Demektir, Anlamı, Özellikleri

32

Halk Romanı.

Eski Türk edebiyatı evlerde, köy odalarında, kahvehanelerde yüksek sesle okunarak dinlenen çeşitli halk kitapları yaratmıştı. Bu eserler din konularından savaş hikâyelerine, didaktik metinlerden aşk hikâyelerine kadar değişik alanlara uzanıyordu. Batı etkisindeki Türk edebiyatının ilk çeviri ve yerli romanları bu geleneği sürdürdü. Okuryazarı az çevrelerde, özellikle gece toplantılarında bir kişi böyle metinlerden birini yüksek sesle yanındakilere okuyordu. Özellikle fransız romanından yapılan çevirilerle (Victor Hugo, Octave Feuillet, Xavier de Montépin v.d.) Ahmet Mithat Efendi ve benzeri yerli yazarlar roman türüne merak duyan bir topluluk oluşturdu. Bu topluluğa seslenen romanlar bazen gazetelerde tefrika ediliyor, bazen süreli yayın biçiminde ucuz fiyatla forma forma satışa çıkarılıyordu. Geniş kitlelerin beğenisi çeviri romanların seçimini, yerli romanların şekillenmesini yakından etkiledi. Böylece merak uyandırıcı, duygulandırıcı, romantik niteliklerin ağır bastığı halk romanı türü oluştu. Edebiyat beğenisi gelişmemiş geniş halk topluluklarına seslenen bu romanlarda yapmacıklı tasvirler, abartmalar, aşırı duygusal ve acıklı olaylar, rastlantılar arka arkaya sıralanır. Biri çok zengin, biri yoksul kadın erkek çiftlerin aşk serüvenleri ön planda gelir, iyiler mut.u’uğa ulaşır veya kendilerini feda ederler; kötüler altedilir veya bağışlanır. Servetine, kuvvetine veya kurnazlığa dayanan kötü kalpli kişi, masum sevgililer, hain üvey ana v.b., bu romanların kalıplaşmış kişileridir. Piyasa romanı adı da verilen halk romanlarının birçoğundan filim senaryoları meydana gelmiştir.