Halid bin Said Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi -Sahabi-

17

Ebû Saîd Hâlid b. Saîd b. el-Âs el-Kureşî el-Ümevî (ö. 14/635 |?|) İlk müslümanlardan, Hz. Peygamber’in kâtibi.

Babası Câhiliye döneminde Mekke’nin İleri gelenlerinden, daha sonra da İs­lâm’ın tanınmış düşmanlarından biri oiup Ebû Ühayha künyesiyle tanınırdı. Hâlid’in Hz. Ali ve Ebû Bekir’den önce veya Ebû Bekir’le beraber yahut ondan hemen sonra İslâm’ı kabul ettiği, fakat babasından çekindiği için bunu açıklaya­madığı söylenmekteyse de kızı Ümmü Hâlid’in belirttiğine göre Hz. Ali. Ebû Be­kir, Zeyd b. Harise ve Sa’d b. Ebû Vakkâs’tan sonra beşinci müslümandir. Bir gece rüyasında korkunç bir ateşin kena­rında bulunduğunu, babasının kendisi­ni ateşe atmaya çalıştığını. Resûl-i Ek­rem’in de onu belinden kavrayıp kurtar­dığını görmüştü. Rüyasını anlattığı Hz. Ebû Bekir Resûlullah’a iman etmesini tavsiye edince Hâlid Resûl-i Ekrem’in ya­nına gidip daveti hakkında bilgi aldıktan sonra müslüman oldu. Ancak babası di­ğer kardeşleri vasıtasıyla onu yakalata­rak feci şekilde dövdü, güneş altında günlerce susuz bıraktı, kardeşlerinin kendisiyle konuşmasını yasakladı. Hâ­lid’in dininden vazgeçmeyeceğini anla­yınca da onu evinden kovdu. Habeşis­tan’a hicret başlayıncaya kadar Hz. Pey­gamberin yanında kalan Hâlid. yine ilk müslümanlardan olan karısı Ümeyrne [Ümeyne yahut Hümeyne] bint Hâlid (Halef) el-Huzâiyye ile birlikte ilk kafile ile Habeşistan’a hicret etti. Onun ikinci ka­file ile hicret ettiği de rivayet edilmekte­dir. Sonraları Zübeyr b. Avvâm ile evlene­cek olan kızı Eme ile oğlu Saîd Habeşis­tan’da dünyaya geldiler. Resûlullah’ın Hâlid’i bir heyetle birlikte Habeşistan kralına gönderdiği ve onun on yıldan faz­la bir süre orada kaldığı da söylenmekte­dir. Hz. Peygamber, Habeşistan’da koca­sı dinden dönen Ümmü Habîbe’yi ken­disine nikahlaması için Necâşî’ye haber gönderdiği zaman Ümmü Habîbe nikâh için Hâlid’i kendine vekil tayin etmiş. Hâ­lid de Ümmü Habîbe’yi Resûl-i Ekrem’e nikahladığını belirtmişti.

Hâlid b. Saîd, ikinci muhacir kafılesiyle Habeşistan’a hicret eden kardeşi Amr, Ca’fer b. Ebû Tâlib ve diğer müslüman-larla birlikte 7 (628) yılında Medine’ye döndü. Resûlullah’ın Hayber’in fethiyle meşgul olduğunu öğrenince Hayber’e gitti. Hz. Peygamber, cihada katılanlar­dan izin alarak Hayber ganimetinden Hâlid’e de pay verdi. Hâlid daha sonra Resûl-i Ekrem’le birlikte Umretü’l-kazâ’-da, Mekke’nin fethinde, Huneyn, Tâif ve Tebük gazvelerinde bulundu. Hâlid b. Saîd’in besmeleyi ilk yazan kimse olarak bilinmesi Hz. Peygamber’e nazil olan ilk âyetleri yazdığını, hatta Habeşistan’a hic­ret edinceye kadar vahiy kâtipliği yaptı­ğını göstermektedir. Onun Resûlullah’ın bazı fermanlarını kaleme aldığı, Sakif he­yetine verilen fermanı yazdığı bilinmek­te, dört halife ile Hâlid ve kardeşi Ebân’ın en fazla kâtiplik yapanlardan olduğu kay­dedilmektedir. Hz. Pey­gamber. Mekke fethinden sonra henüz müslüman olmayan kabilelere askeri birlikler göndermeye başlayınca Hâlid t>. Saîd’i 300 kişiyle birlikte Ürene tarafları­na gönderdi. 10 (631) yı­lında Medine’ye gelerek İslâmiyet’i kabul eden Yemen’in Murâd kabilesi reisi Ferve b. Müseyk geri dönerken Resûl-i Ek­rem onunla birlikte gitmek üzere Hâlid’i Yemen’e (San’a bölgesine ve Mezhic ka­bilesine) zekât tahsildarı olarak görev­lendirdi.

Hâlid ve Amr. diğer kardeşleri Ebân ile birlikte hem Resûlullah hem Hz. Ebû Bekir devrinde önemli hizmetler yaptılar. Hz. Peygamber Amr’ı Hayber, Tebük. Fe-dek ve Vâdilkurâ gibi yerlere zekât tah­sildarı, Ebân’ı da Bahreyn’e vali tayin et­ti. Resûl-i Ekrem’in vefatını haber alan kardeşler Medine’ye döndüler ve Resûlullah’tan sonra artık bir başkasının me­muriyetini kabul etmeyeceklerini bildir­diler. Hâlid ile Ebân ancak Benî Hâşim’in biatından sonra Hz. Ebû Bekir’e biat et­tiler. Bu sebeple Şîa kaynaklan Hâlid’i. Hz. Ebû Bekir’e fitnenin önlenmesini amaçlayan Hz. Ali’nin zoruyla biat eden­ler arasında saydığı gibi onun bir cuma günü Ebû Bekir’i minberden indirmeyi tasarlayan, fakat yine Ali’nin yönlendir­mesiyle hilâfeti haksız yere elde ettiğini kendisine söyleyen on iki sahâbîden biri olduğunu, hatta ilk konuşmayı Hâlid’in yaptığını kaydetmektedir (Bahrülulûm-i Tabâtabâî, II, 332-333, Hasan es-Sadr, s. 353-355) Hz. Ebû Bekir devrinde yapılan Suriye savaşlarına üç kardeş birlikte ka­tıldı. Ridde* savaşlarında Suriye’nin do­ğu taraflarına gönderilen orduya Ebû Bekir’in Hâlid b. Saîd’i kumandan tayin ettiği belirtilmektedir. Daha sonra Bizanslılar’a karşı yapılan Ecnâdeyn Savaşı’nda (13/634) üçünün birden şehid düştüğü, Hâlid’in o sıralarda elli yaşla­rında olduğu kaydedilmektedir. Bazı kay­naklara göre ise Hâlid Suriye’deki Merci-suffer Savaşı’nda kumandan olmuş, İkrime b. Ebû Cehil’in bu savaşlarda şehid düşme­si üzerine mücahidler arasında bulunan karısı Ümmü Hakîm bint Haris ile Mu­harrem 14’te (Mart 635) evlenmiş ve aynı gün şehid düşmüştür (Hâkim, ili, 250). Ümmü Hakîm’in, içinde zifafa girdikleri çadırın direğiyle o gün dokuz Bizanslı’yı öldürdüğü rivayet edilir. Hâlid b. Saîd’in Yermük Savaşı’nda (15/636) vefat ettiğine dair rivayet zayıf kabul edilmiştir.

Hâlid’in çok güzel bir yüze sahip oldu­ğu, üzerinde “Muhammed resûlullah” yazılı yüzüğü Hz. Peygamber’e kardeşi Amr’ın değil onun verdiği (Hâkim, ili, 250), Yemen’in Zebîd bölgesinde bulun­duğu sırada muhadramûn şairlerinden cengâver sahâbî Amr b. Ma’dîkerib’in “samsâme” adlı ünlü kılıcını kendisine hediye ettiği rivayet edilir.

Hâlid b. Saîd’in Resûl-i Ekrem’den ha­dis rivayet ettiği bilinmemekte, ancak hadis kitaplarında onunla ilgili şu olaya yer verilmektedir: Hâlid Resûl-i Ekrem’in huzuruna kabul edilmeyi beklediği bir sı­rada, kocasından boşanıp bir başka kisiyle evlenen bir kadının yeni kocasını cinsî bakımdan zayıf bulduğu için eski kocasına dönmek isteğini Resûlullah’a anlattığını duymuş, Hz. Peygamber’in huzurunda bu şekilde konuşmanın say­gısızlık olacağını düşünerek o esnada içe­ride bulunan Ebû Bekir’e kadının bu şe­kilde konuşmasına engel olmadığı için ta­rizde bulunmuştur.

TDV İslâm Ansiklopedisi