Haçlı Seferleri Nedir, Nedenleri

Ehl-i Salib, Haçlı Seferleri veya İngilizce Croisades. Papalığın teşvikiyle Batı Avrupalı Katolik Hristyanların Müslümanlara karşı düzenledikleri askeri seferlerin genel adı. En önemlisi dînî olmak üzere, siyâsî, sosyal ve iktisâdî sebeplere dayanan Haçlı seferlerini Papa II. Urbanus, 1095 yılında toplanan Clermont Konsili’nde yaptığı konuşmayla başlatmıştır. Asırlarca (M. 1095-1270 arası) devâm edip, milyonlarca insanın can kaybına, devletlerin yıkılıp ülkelerin tahrib olunmasına sebeb olmuştur.

Öncelikli olarak Müslümanların elinde bulunan Kudüs ile Hıristiyanlarca kutsal sayılan yerlerin zaptı için yapılan, Haçlı seferleri, H. 488-669 (M 1095-1270) yılları arasında yapılan seferlerin sayısı sekizdir. Bu seferlerin birinci ve dördüncüsüne Avrupa kralları katılmamış diğerlerinde ise krallar iştirak ederek ordularını idare etmişlerdir. Haçlı tabiri, Haçlı seferlerine katılan Hıristiyanların elbiselerinin omuzlarına kırmızı çuhadan bir salib (Haç) işareti diktirmiş olmalarından ileri gelmiştir.

Kudüs’ün M. 638’den itibaren Müslümanların elinde bulunması, Hıristiyanlara çok dokunmaya başlamış. Bütün Hıristiyanlar, kalben Kudüs taraflarının zaptı ile o taraflarda bir Hıristiyan devletinin kurulmasını arzuluyor ve istiyorlardı. Fakat, aralarında bir birlik olmadığından Müslümanlara karşı hiçbir şey yapamıyorlardı.

Haçlı seferlerinde ve bilhassa ilk Haçlı seferlerinde, Avrupa’nın çeşitli ırktan milletleri ve devletleri, kralları ile birlikte öncelikli olarak din uğruna birlikte hareket ettiler. Fransız, Alman ve İtalyanlar bir millet gibi birleşerek, Hıristiyan milleti adını alıp Müslümanlara karşı seferler yaptılar.

Haçlı seferlerinin -yukarda anılan tarihlerde- yapılmasının genel hatlarıyle sebebleri.

Manevi Sebepler

  • Hicri IV. ve V asırlarda (M. IX. ve X. asırda) Abbasi. Fatımi ve Büyük Selçuk devletlerinin devamlı şekilde orduların, Suriye ve Filistin bölgelere sevketmelerinden dolayı buradaki sakinlerin huzur ve rahat yüzü görmemeleri ve şehirlerdeki daimi karışıklıklar, Kudus’ü ziyaret eden Avrupalılarca görülmüş, bunlar ülkelerine döndüklerinde gördüklerini abartılı bir şekilde anlatıp (zaten güçlerini arttırmak isteyen) din adamlarına sıkıştırmaya başlamışlardı.

    İslâm dini, her dine ve mensuplarına gereken hürmeti ve toleransı gösterdiğinden. Avrupalılar, serbestçe gelip Kudüs’ü ziyaret ediyorlar ve Müslümanlar tarafından her türlü kolaylığı görüyorlardı. Bu durum, onların Kudüs’e yerleşme isteği uyandırarak, ülkelerinde bunun propagandasının yapılmasına sebep oluyordu. Halife Harun Reşid tarafından, Hıristiyanlarca Mirkad-İsa sayılan Kamame Kilisesi (İsa’nın doğum yeri)‘nin anahtarlarının Şarlman’a gönderilmesi. Hıristyanlarda ellerine geçirdikleri, anahtarlarla kilisenin kapısını açarak ibadetlerini daimi şekilde yapmak arzusunu uyandırmaya başladı.

    Kudüs’ü ziyarete gelenlerin birçoğu seyahatlerin, yaya olarak yaptıklarından, ziyaretlerini ya tamamlayabiliyorlar veya tamamlıyamıyorlardı. Ziyaretlerini tamamlayanlar, yolda gördükleri zorlukları abartılılı bir şekilde anlatarak halkın, taasubunu körüklüyorlardı. Bu haller, Müslümanların elinde bulunan Kutsal Topraklar’ın geri alınması için Hıristiyanlar arasında müthiş bir intikam duygu uyandırıyordu.

  • Ortaçağ Avrupa Hıristiyanları, Kudüs’teki makamları ziyaret veya İsa için kendilerine azab ederlerse, günahlarının affedilebileceğini ve İsa için ölenlerin cennete girerek ebedi saadete nail olacaklarına inanıyorlardı. Bu yüzden Hıristıyanları Kudüs’ü ziyaretten menetmek, cennet kapılarını yüzlerine kapatmak demekti. Bu taassubi düşünce zihinlere o kadar işlemişti ki, daha ilk seferde çocuk, ihtiyar ve sakatlar dahi yollara düşmüşlerdi.
  • Batı Avrupalılar için bilinmeyen İslâm ülkelerine seyahat ederek garip macera peşinde koşmak niyet ve sevdası, bazı maceraperest Hıristiyanların arzusu idi.
  • Avrupa şövalyelerinde, harp yaparak şöhret kazanmak ve ünlerini bütün Avrupa’ya yaymak arzularının uyanmış olması ve bunun şövalyeler arasında yaygın hale gelmesi idi.

Maddi Sebepler

  • Yoksulluk içinde olan Avrupa’nın Doğu ülkelerini dünyanın en zengin memleketleri olarak sanmalarından, servet ve mülk sahibi olmak ümidiyle seferlere katılma isteği duymalarıdır.
  • Büyük aristokratlar, bir prenslik elde etmek, köylüler de serbestçe işleyebilecekleri bir tarla bulmak ümidiyle ve bütün günahlardan da temizlenmek sevdasıyla Doğu’ya gitmek için sefere katılmışlardır.
  • Büyük Selçuklu Devleti ve onun ordularının Bizans ve Avrupayı tehdit etmesi, Bizans’ın, Selçuklu Devleti’ne karşı Batı Avrupa’dan yardım istemesine yol açmıştır.
  • Uzakdoğu ile Avrupa arasındaki ticaretin ana hattı olan Ortadoğu’da Müslümanların kontrolünü kırmak ve ticaret yollarını ele geçirmek istemeleri.
  • I.     Haçlı Seferi———————————————V.    Haçlı Seferi
  • II.    Haçlı Seferi———————————————VI.   Haçlı Seferi
  • III.   Haçlı Seferi———————————————VII.  Haçlı Seferi
  • IV.   Haçlı Seferi———————————————-VIII. Haçlı Seferi
  • Haçlı Seferlerinin Siyasi, Sosyal, Ekonomik Sonuçları