HAC

HAC

 

Sözlükte Hac kutsal
yerleri ziyaret et­mek demektir. Dini yönden ise-şöyle ta­nımlanmıştır.
“Bir takım özel işlerle belli bir zamanda, belli bir yeri ziyaret
etmek.” Özel işlerden maksat; ihrama girmek, Arafat ve Müzdelİfe’de
vakfe’de bulun­mak, Mekke’deki Beytullah’ı tavat et­mek, Mina’da şeytan
taşlamak, Safa ile Merve arasında say yapmak ve kurban kesmektir.

İslam’ın beş şartından
biri olan hac, şart­larını kapsayan her mûslümana ömürde bir kere farzdır.
Haccm farz olmasının şartları ise şunlardır: Müslüman olmak, akıllı olmak,
erginlik çağına girmiş ol­mak, hacca gidip dönünceye kadar kendi­sinin ve çoluk
çocuğunun nafakasınm te­min edilmiş olması ve sıhhat.

Haccın fert ve topluma
yönelik bir çok yarar ve anlamları vardır. Ancak müslü-manlar haca bu faydaları
için değil, Al­lah’ın emri olduğu için yaparlar. Haccm bu yarar ve anlamlarının
bir kısmını şöyle ifade edebiliriz.

1- Hac bir
ibadetler kollekstyonudur. Hem mal, hem de beden ile yapılan bir ibadet olup
tüm ibadetleri içine alır: Hac’da namaz, oruç (nafile), zikir, teş­bih, tekbir,
telbİye, sadaka, kurban, ta­vaf, ihram ve diğer ibadetler yeralır. Bu sebeple
Hac, kişinin manevi yönden tat­mine ulaştığı çok büyük ve külli bir ibadet­tir.
Kişi bu ibadeti yerine getirmekle ken­di varlığını tüm müslümanlann varlığında
eritmiş olur. Böylece kendi ibadetlerini bütün müslümanlann ibadetlerine kata­rak
onlara ortak olur. İslam böylelikle ümmetin sosyal bütünleşmesini temin et­me
yönünde bir adım atar.

2- Hac,
müslümanlara, dış görünüşü iti­barı ile mahşer gününü hatırlatır. Bir gün
Allah’ın huzurunda böyle bir toplanma­nın olacağını ve herkesin hesap vereceği­ni
temsili olarak hatırlatır.

3- Hac
müslümanı eğitir. Böyle bir top­luluğa katılmakla kişiler bir çok yönler­den
kendilerini eğitirler. Kibir, gurur, ha­sislik, haset, cimrilik ve benzeri kötü
huy­lardan arınırlar. Başkalarım birçok ba­kımdan örnek alırlar. Eksiklerini
tamam­layarak daha mükemmel bir kişilik kazan­maya çalışırlar. Hac görevini
eksiksiz ola­rak yerine getiren toplumlar, günahlar­dan ve kötülüklerden, kötü
huylardan arı­nıp ruhi yönden yükselirler. Hac, toplum fertlerinin zorunlu bir
eğitimden, nefis tezkiyesinden geçirilmesi olayıdır.

4- Hac bir
seyahattir. Yıllarca köy ve ka­sabalarından dışarı çıkmamış, değişik ik­lim ve
kültürlerle karşı karşıya gelmemiş bir müslüman, hac emrini yerine getirin­ce,
bütün İslam dünyası ile temasa geçer, yolculuğu esnasında birçok değişik ülkeyi
ve beldeyi ziyaret etme fırsatını bulur.

5- Hac, tüm
İslam dünyasını bütünleşti­ren, bir ibadettir. Hac İslam birliğinin ve Tevhİd
inananının en açık bir işareti ve delilidir. Aynı inanca bağlı değişik ülkeler­den
yüzbinlerce müslüman, sadece Allah emrettiği için, Kabe’nin etrafında ilahi
Tevhid aşkı ile dönmekte, elele vererek birbirine destek olmaktadırlar. İnanç
birligi, zaman birliği, mekan birliği ve gaye birliği, bu bütünleşmenin ana
noktalarını teşkil eder.

6- Hac
Allah’a teslim olmayı sembolize eder. Hacılar hac boyunca şu sözleri sü­rekli
tekrarlarlar; “Lebbeyk, Allahumme Lebbeyk!” (Emrini bekliyorum, emrinde­yim
Allah’mı!) Kul, bu ibadet esnasında kendisini bütünüyle Allah’ a teslim etmiş­tir.

7- Hac
mükemmel bir kültür alışverişi­ne neden olur. Yıllardan beri belli bir ül­ke ve
bölgenin kültürü ile yetişen müslü-manların, bir araya gelmeleri sonucu bir­birleriyle   temasa 
geçmesi,   bir   kültür alış-verişini meydana getirir. Kültür
ve medeniyet yönünden üstün olan müslü-manlar, diğerlerine Örnek olarak onlarm
da ileri bir kültüre sahip olmalarına yar­dıma olurlar. Hac, İslam dünyasının
bir tür aynası gibidir. Böyle bir topluluk vesi­lesiyle İslam dünyasının kendi
kendini kontrol etme imkanı doğar.

8-  Hac İslam Dünyasının bir tür yıllık
kongresidir. Bu kongrede müslümanlar kendi durumlarını gözden geçirerek geri­de
bıraktıkları bir yılın maddi-manevi mu­hasebesini yaparlar. Gelecek yıla kadar
yapmaları gerekenleri programlarlar. İs­lam dünyasındaki gelişmeler gözden geçi­rilerek
buna karşı tedbiler alınır, destekle­yici çalışmalar yapıhr. Hz. Peygamber
(s.)’in Veda Haccındaki konuşması, İs­lam’ın ana ilkelerini tüm dünyaya duyur­ma
niteliğini taşımaktaydı.

9- Haccm
başlıca gerekleri ve bunların anlamları şöyle ifade edebilir. Haccm ilk ibadeti
lAram dır. İhram haram kılmak, ya­saklamak demektir. Mikat denilen ihra­ma
giriş yerlerinde hacının ihrama girme­si farzdır. Haccm ilk farzı olan İhram ne­deniyle
hacı, kendisine bazı şeyleri yasak

kılmaktadır. Dikişli
elbiseler burada çıka­rılıp iki parçadan ibaret dikişsiz ihram el­bisesine
bürünülür. Bunun anlamı, kulun daha önce işlediği tüm günahlardan, nef-sani arzu
ve heveslerden, şehvet ve lezzet­lerden ve kirli hayattan soyutlanarak yeni bir
kimliğe kavuşmak, yalnız Allah ile baş-başa kalarak kendini yenilemektir. Telbiye:
Hac boyunca hacının ağzından eksik etmediği sözdür. Telbiye mealen şu söz­lerle
ifade edilir: “Emret Allah’ım! Em­ret Allah’ım! Emret Allah’ım! Emret, se­nin
ortağın yoktur, emret. Bütün övgüler, bütün nimetler ve bütün yönetim senin­dir.
Senin bir ortağın yoktur.” Tavaf: Bü­tün kirlerinden ve tüm
kötülüklerinden soyutlandıktan sonra, hacmini kalbi yön­den Allah’ m kudsiyeti
etrafında dönüp do-laşmasıdır. Bu dönme aşıkın sevgilisi etra­fında dönmesine
benzer. Kabe etrafında­ki bu dönüş, kulun Allah’a olan aşkının güzel bir
ifadesidir. Tavaftan sonra yapı­lan Sa y Allah’ in rahmet ve mağfirefcalem-leri
arasında gidip gelmeye işaret eder. Arafattaki Vakfe, Allah’ın rahmet, mağfi­ret
ve yüceliği karşısında, korku dolu bir kalb ve yakarışlarla kendini alçaltarak
uzun süre saygı duruşunda bulunmaktan ibaret bir ibadettir. Bu saygı duruşu
olma­dan kişinin hacı olması mümkün değildir. Bir gün boyunca devam eden bu
saygı du­ruşunun, bir başka ibadette benzeri yok­tur. Şeytan taşlamak, bütün
kötülükleri, kötülüğe götüren güçleri ve nefsani vesve­seleri bir kenara atmak,
şeytandan ve şey­tani düşüncelerden uzaklaşmaktır. Böyle­ce haa, yaptığı
ibadetlerle şeytandan ve şeytana ait işlerden kendini uzaklaştır-mış, bir tür
melekleşmiş olur. Kurban Kes­mek, manevi yönden temizlenme ve ber­raklaşmanın
en üst düzeyine ulaşıp, vücu­dundaki pis kanların bedelini akıtmaktan

ibaret bir ibadettir.
Aynı zamanda böyle kutsal bir görevi yerine getirmeyi nasib eden Allah’a
teşekkür borcunun bir ifade­sidir.

10- Hac aynı
zamanda bir ticari piyasa­dır. İslam dünyasının en büyük ticari paza­rıdır. Hac
müslümanlara sadece manevi yönden faydalar sağlamakla kalmaz, aynı zamanda
dünya malı yönünden, ekono­mik yönden de büyük ölçüde faydalar sağ­lar.
Hacılar, hac görevlerini yerine getir­dikten sonra, bu kutsal pazarda kendileri­ni
ekonomik yönden kuvvetlendirecek ça­lışmalar yapabilirler. Haccm sadece ma­nevi
faydaları ile yetinip ekonomik fayda­larından mahrum kalmak, ticari boşluğu
Hıristiyanlarla Yahudilere ve putperestle­re bırakmak son derece yanlış olup
hac-cın farz kılınmasının hikmetine aykırı dü­şer.

Yunus V.YAVUZ