Ha­cı Musa Camii -Ankara- Tarihçesi, Mimari, Özellikleri, Hakkında Bilgi

52

Ha­cı Mûsâ Camii. Ankara’da XV. yüzyıla ait cami.

Demirtaş mahallesinde, Eskiyol ile Kü-çükgelin sokaklarının kesiştiği köşede bu­lunmaktadır. Yapılış tarihi kesin olarak bi­linmeyen yapının kitâbesindeki tarihi Mü­barek Galib 825 (1422), İbrahim Hakkı Konyalı 895 (1489-90). Gönül Öney ise 865 (1460-61) olarak tesbit etmiştir. Kitabe­de yapının Seyfeddin b. el-Hâc Mûsâ tara­fından yaptırıldığı bildirilir. Gönül Öney ca­minin XV. yüzyıl yapısı olduğunu kabul et­memekte, yapıya XVII-XVIII. yüzyıl tarih-lemesini yakıştırarak kitabenin daha eski bir binadan alınıp buraya yerleştirilmiş ola­bileceğini ileri sürmektedir. Fakat cami­deki klasik döneme işaret eden ayrıntı ve süslemeler bu görüşe katılmaya im­kân vermez.

Hacı Mûsâ Camii’nde kapının yanında bulunan ikinci bir kitabe, yapının 1342 (1923-24) yılında evkaf idaresi tarafından tamir edildiğini bildirmektedir. Halen gö­rülen üç kemerli son cemaat yerinin bu tamir sırasında ilâve edildiği kabul edilir. Buranın üstüne, üç pencereden ışık alan ve caminin mimari karakterine uymayan bir mahfil katı eklenmiştir.

Ankara’daki pek çok ibadet yeri gibi Ha­cı Mûsâ Camii de uzunlamasına dikdört­gen bir plana sahiptir. İki payeye oturan üç sivri kemerli bir son cemaat yeri İle dı­şa açılan bina kesme taştan bir temel üze­rine kerpiçten yapılmıştır. Üstünü kire­mit kaplanmış ahşap bir çatı örter. Mima­risinin sadeliğine karşı Hacı Mûsâ Camii’-nin oldukça zengin tezyinat unsurları var­dır.

Ahşap tavan karelere bölünmüş olup bunların köşelerindeki küçük parçaların üstleri birer çiçek motifîyle bezenmiştir. Bu pasalı tavanın kare panolarının her bi­rinin içinde birer rozet bulunur. Tavanın etrafını ise klasik üslûpta renkli nakışlar­la tezyin edilmiş bir kenar suyu çevreler. Ancak bu nakışların altında daha eskile­rinin bulunduğu ve bugün görülenlerin geç bir döneme ait olduğu ileri sürül­mektedir. Tavan göbeği altıgen biçimin­de renkli nakışlı üç çerçeve ile sınırlanmış, içinde geçmeli daireler halinde şebeke motifi işlenmiştir. Harime açılan girişin ahşap kapı kanatları kendi türünde Türk sanatının en muhteşem örneklerindendir. Bu kanatların üst kısımlarında oyma ola­rak birer yazı, esas panoda ise çokgirift rûmüerden meydana gelen oyma süsle­me görülür.

Caminin mihrabı alçı bezemelerle zen­ginleştirilmiştir. Mukarnaslı nişin içinde­ki panolar ve kavsaranın üstündeki yüzey klasik üslûpta kabartmalarla doldurul­muştur. Üç şeritle çerçevelenmiş mihra­bın etrafında güzel bir hatla yazılmış keli-me-i tevhidden başka birçok alçı kabart­ma motif görülür.

Hacı Mûsâ Camii’nin ahşap ve alçıdan yapılmış süslemelerinden başka son de­rece değerli yine ahşaptan bir de minberi vardır. Bazı parçaları, bu arada külah kıs­mı yenilenmiş olmakla beraber yan ka­natları ahşap geçmeli olarak yapılmış, merdiven korkulukları da oymalarla süs­lenmiştir. Bütün bu süslemeleri XV1I-XV1II. yüzyıllara bağlamak isteyenlerin görüşle­rine katılmak mümkün değildir.

Caminin, son cemaat yerinin yan duva­rına bitişik olan minaresinin kürsü ile pa­buç kısımları kesme taştan, gövdesi tuğla­dan yapılmıştır. Bunun da geç dönemler­de yenilendiği anlaşılmaktadır.