Grup Kutuplaşması – Sosyal Etkisi

185
PAYLAŞ

 

Bilhassa iş dünyasında, grupların, komitelerin bireylere nazaran daha doğru ana­lizler yapacağı, daha yerinde kararlar vereceği düşünülür. Oysa bu varsayım her zaman doğru değildir. Gruplar bazen daha sağlıksız kararlara ulaşıyorlarsa bunun bir sebebi de “grup kutuplaşması” (group polarization) olgusudur. Grup kutuplaş­ması, bir grubun bir konu hakkında başlangıçtaki eğilimi neyse, grup içi etkileşim­lerin o eğilimi daha aşırı hale getirmesine denir. Diyelim arkadaşlarınızla herhangi bir siyasal (“ana dilde eğitim yapılmalı mı?”) ya da kültürel (“şu film, kitap, albüm güzel mi?”) fikri tartışıyorsunuz. Sosyal psikologların bulgularına göre, grup üyele­rinin başlangıçta konudaki fikirleri hangi yöndeyse, grup içi konuşmaların, tartış­maların ardından grup o yöne doğru daha abartılı bir şekilde kayar, fikri daha coş­kulu bir şekilde savunmaya başlar. Bunun sebebi hem fikri desteklemek için orta­ya atılan değişik argümanların grup üyelerine mantıklı, ikna edici gelmesi (bilgi­lendirici sosyal etkiyi hatırlayalım) hem de grup içinde kabul görmek isteyen bire­yin grup üyelerinin en hoşuna gideceğini tahmin ettiği pozisyonları daha da şid­detle savunmak istemesidir (normatif sosyal etkiyi hatırlayalım). İnsanlar zamanla­rını sıklıkla dünya görüşleri kendilerininkine benzeyen, kendi fikirlerinin haklılığı­nı desteklemeye yatkın insanlarla beraber geçirirler. Bu, grup kutuplaşması süreç­leriyle birleşince, grupların kendi içlerinde nasıl birbirlerine daha fazla benzeme­ye başladığını ve farklı düşünceleri paylaşan grupların nasıl gittikçe birbirinden uzaklaştığını açıklar. Toplum içinde aşırı uçlar bu şekilde oluşur.