Giovanni Battista Pergolesi Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

30

PERGOLESİ, Giovanni Battista (1710-1736)

İtalyan, besteci. Opera buffa türünün sevilip yaygınlaşmasında öncü olmuştur.

4 Ocak 1710’da Jesi’de doğdu, 16 Mart 1736’da Pozzuoli’de öldü. Gerçek soyadı Draghi’ydi. Ataları Jesi’ye Pergola’dan geldikleri için Pergolesi adını kullandı. 1726’da Napoli’de Poveri di Gesu Christo Konservatuvarı’na girdi. Orada çağın ünlü besteci ve öğretmenleri Francesco Durante (1634-1755) ile Leo-nardo Leo’dan (1694-1744) ders aldı. 1731’de bestelediği iki oratoryosunun beğenilmesi üzerine Stigliano prensi onu koruması altına aldı ve Napoli’de kilise korosu yöneticisi olarak görevlendirdi. Pergolesi 1732’de yazdığı ilk operası Salustia’nın ardından librettosu Napoli lehçesiyle yazılmış olan Lo frate ‘nnammorato (Aşık Keşiş) sahnelendi.

O dönemin gösteri yaşamının özelliklerinden biri, uzun ve ağır operaların perde aralarında inter-mezzo denilen, küçük, hafif operaların yer almasıydı. Pergolesi’nin 1733’te Napoli’deki Teatro San Bartolo-
meo’da sahnelenen II prigionier superbo (Kibirli Tutsak) adlı operasının perde aralarında oynanmak üzere yazdığı intermezzo’su La serva padrona (Hanım Olan Hizmetçi) o kadar başarı kazandı ki, halk bu ara oyununu görmek için operaya gelir oldu. Pergolesi’nin bu yapıtta kullandığı yalın, hafif, melodik ve zarif üslup ile yapıtın her döneme uyan konusu daha sonraları La serva padrona’mn, opera buffa’nın (güldürücü opera) ilk önemli örneği olarak kabul edilmesine neden oldu.

Pergolesi’yi İtalya’da ünlendiren bu yapıt, ölümünün ardından tüm Avrupa’da, özellikle Fransa’da vazgeçilmez bir opera oldu ve Pergolesi’yi müzik tarihine geçecek bir tartışmanın baş kahramanı yaptı. Geleneksel operalardaki görkem ve yapaylıktan usanmış Parisli izleyiciler ve bazı müzikçiler, Deniş Diderot, Jean Jacques Rousseau gibi yandaşlarıyla birlikte Rameau ve Lully’nin başını çektiği ciddi operayı savunanlara karşı savaş açtılar. İtalyan operası ve özellikle opera buffa’yz karşı Rameau’cular ve Lully’cilerin de ödünsüz savaşım vermesi nedeniyle bu tartışmaya “Guerre des Bouffons” (Soytarılar Savaşı) adı verildi. Bu arada La serva padrona Paris’te iki yüz kez oynandı. Rousseau da onun etkisiyle La devin du village (Köyün Falcısı) adında bir opera yazdı.