Gerçeküstücülük (Sürrealizm) Akımı, Temsilcileri, Hakkında Bilgi

37

Gerçeküstücülük (Sürrealizm)

Gerçeküstücülük amaçladığı üst düzeydeki ideallerin uluslararası yaygınlığı, yanm yüzyıl kadar süren etkinlikleri ve kendini izleyen sanat hareketleri üstündeki etkileri nedeniyle 20.yy’ın en büyük sanat hareketlerinden biridir. Başka sanat hareketlerinden çerçevesinde barındırdığı yetkin sanatçıların sayıca çokluğu ve sanatçıların ilgi alanlarının çeşitliliği dolayısıyla da ayrılır. Dahası Kübizm, Ekspresyonizm, Fütürizm gibi hareketlerin sadece estetik bir boyutla sınırlı biçimsel devrimciliklerinin tersine Gerçeküstücülük tam anlamıyla yeni bir dünya ve yaşam biçimi yaratmaya yönelik bir anlayışın ürünüdür. Bu nedenle salt sanatsal alanla sınırlı kalmamış, Romantizm gibi felsefesini ve eylemini günlük yaşamı biçimleyecek bir biçimde uygulama alanına koymuştur.

Gerçeküstücülük I.Dünya Savaşı ’nı burjuva ahlak ve değerlerinin iflası olarak gören ve bu değerlerin sanatsal alandaki uzantılarına bir tepki olarak doğan Dadacı akımın olumsuz ve yıkıcı bakış açısını olumlu bir eylem biçimine dönüştürdü. Ancak Dadacılık’ın isyancı ruhunu sürdürerek çağdaş dünyaya özellikle bu dünyanın uyum ve ahlak ölçülerine karşı savaş açtı. Gerçeküstücülük’e göre akıl ve mantık yoluyla bilinebilirlik kazanan gerçek kavramı sadece basit bir yanılsama ve kandırmacadır. Geleneksel mantık ve düşünce biçiminin karşı seçeneği ise gerçek dışı bir idealizm ya da belirsiz bir karmaşa değildi. Tam tersine daha üstün ve somut bir gerçekçilik anlayışı idi. Bu tür Gerçeküstücülük doğaya değil, onu yorumlayan insanın düş gücüne dayanıyordu. Bu düşgücü çocuk oyunlarında, delilerin amaçsız davranışlarında, ilkel kabilelerin törenlerinde ve uygar insanın rüyalarında beliriyordu. Buradan hareketle Gerçeküstücülük’ün peygamberi sayılan Andre Breton sanatçıları içgüdüye alabildiğine serbestlik tanıyan bir dünya kurmaya çağırıyordu:

“GERÇEKÜSTÜCÜLÜK: Sözle, yazıyla ya da başka bir biçimde, düşüncenin gerçek işleyişini ortaya koymak için kullanılan katıksız ruhsal otomatizm (Automatisme psychiquepur).Aklın hiçbir denetlemesi, hiçbir ahlaksal ve estetik tasa olmadan düşüncenin kendini ortaya koyması.”