George Wald Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi

26

WALD, George (1906 – 12 Nisan 1997)

ABD’li biyokimyacı. Görme olayının biyokimyasal yönünü incelemiş, A vitamininin bu süreçteki rolünü açıklamıştır.

18 Kasım 1906’da New York’ta doğdu. 1927’de New York Üniversitesi’nden lisans derecesini,1932’de Columbia Üniversitesi’nden doktora derecesini alıp, National Research Council’ın araştırma bursuyla iki yıl Berlin ile Heidelberg’deki Kaiser Wilhelm enstitülerinde ve Zürich ile Chicago üniversitelerinde çalıştıktan sonra, 1924’te Harvard Üniversitesi’nde öğretim görevine başladı. Önce Biyokimya, ardından Biyoloji bölümlerinde görev alarak 1948’de biyoloji profesörlüğüne yükseltildiği bu üniversitede 1977’den bu yana emeritus profesör olarak çalışmalarını sürdüren Wald’ın görme ve algılama mekanizmasına ilişkin çalışmaları, ülkesindeki önemli bilim kuruluşlarının ödül ve madalyaları dışında, 1967’de Granit ve Hartline ile bölüştüğü Nobel Fizyoloji ve Tıp Ödülü’ ne değer görülmüştür.

1932’den başlayarak görme ve algılama mekanizmasının biyokimyasal yönüne ilişkin çalışmalar yapan Wald, ağtabakadaki ışığa duyarlı hücrelerin, ışık tarafından uyarıldığında ne tür bir biyokimyasal değişikliğe uğradığını araştırmakla işe başlamıştı. Çalışmaları sonucunda, ağtabakada bulunan ve karanlıkta görmeyi sağlayan çomak hücrelerin “rodopsin” denilen bir pigment içerdiğini, bu pigmentin de bir protein (opsin) ile A vitaminine çok benzer yapıda bir bileşikten (retinen) oluştuğunu açığa çıkardı. Böylece, ağtabakadaki pigmentlerin temel bileşenlerinden biri olan A vitamininin görme mekanizmasında önemli bir rol oynadığım ortaya koyan Wald, vücudun yeterince Avitamini alabildiği sürece retinen üretip depolayabildiğini, karanlıkta retinen ile proteinin birleşmesinden oluşan rodopsinin ise ışık karşısında parçalanarak bileşenlerine ayrıldığını ve bu kimyasal tepkimenin sinir telleri aracılığıyla beyne elektrik impulsları gönderdiğini açıkladı. A vitamini eksikliğinde bu çevrim bozulacağı için gece körlüğünün başlayacağım saptayan Wald, sonraki yıllarda çalışma arkadaşlarıyla birlikte sarı, yeşil, kırmızı ve mavi renge duyarlı dört görme pigmentini ayırıp, bu pigmentlerin yapısında da A vitamininin önemli bir bileşen olduğunu belirleyerek, bu pigmentlerden herhangi birinin, dolayısıyla A vitamini eksikliğinin renk körlüğüne yol açacağını açıkladı.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi