Friedrich Carl von Savigny Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

37

SAVIGNY, Friedrich Karl von (1779-1861) Alman, hukukçu. Tarihçi Hukuk Okulu’nun en önemli temsilcisidir.

21 Şubat 1779’da Main Nehri kıyısındaki Frankfurt’ta doğdu, 25 Ekim 1861’de Berlin’de öldü. Lorraine’den Almanya’ya göç etmiş toprak sahibi soylu bir aileden geliyordu. 1800’deMarburg Üniversitesi’nde hukuk doktoru derecesini elde ettikten sonra aynı üniversitede ders vermeye başladı. 1803’te yayımlanan as Recht des Besitzes (“Mülkiyet Hakkı”) adlı bilimsel çalışmasıyla hukukçular arasında adını duyurdu. 1804’te şair Clemens Brentano’nun kızkardeşi Kunigunde Brentano ile evlendikten sonra Heidelberg’deki romantik yazarlar grubuyla yakın ilişkisi oldu. Orta Çağ hukuku tarihi konusunda hazırlamayı düşündüğü kitabına kaynak toplamak amacıyla Fransa ve Güney Almanya’yı kapsayan uzun bir geziye çıktı. Döndükten sonra 1808’de Bavyera’daki Landshut Üniversitesi’nde ceza hukuku, Roma hukuku, mülkiyet ve sözleşme hukuku dersleri vermeye başladı. 1810’da yeni kurulmakta olan Berlin Üniversitesi’ne davet edilince orada Hukuk Fakültesi’nin oluşturulmasına katkıda bulundu, üniversitenin ilk rektörü seçildi ve emekli olana değin fakültenin en etkili öğretim üyelerinden biri olarak kaldı. 1817-1822 arasında çeşitli hukuksal kurullarda,görev aldı. 1826’da Prusya yasalarında düzenlemeler yapmak üzere oluşturulan bir komisyonun üyeliğine getirildi. Î842’de öğretim üyeliğinden ayrılarak Prusya Yasama Bakanlığı’na bağlı olarak yasaların düzenlenmesi için oluşturulan bölümün başkanlığını üstlendi. 1848 Devrimi’nin gerçekleşmesiyle hükümetteki görevi son buldu.

Savigny’nin hukuk dünyasında ün kazanması Amerikan ve Fransız devrimlerinin yaydığı yeni demokratik düşüncelerin Avrupa’da hukuk alanında da ürünlerini vermeye başladığı bir döneme rastlar.

17.yy’da gelişen ve hukuku insan aklının ve bilincinin iradi bir müdahalesi sonucu doğmuş bir nesne olarak gören Doğal Hukuk Okulu, Amerikan ve Fransız devrimlerinin ideolojik, felsefi ve hukuki düşünce tabanını oluşturmuş ve bu devrimlerden sonra hazırlanan yeni anayasa ve yasalara da damgasını vurmuştu. Din dogmalarının yerini insan aklının, dinsel kaynaklı hukukun yerini laik hukukun almasını, kişinin doğuştan sahip olduğu hak ve özgürlüklerin devlete karşı güvence altına alınmasını ve korunmasını amaçlayan yasalaştırma hareketleriyle ülke hukukları aklın ve modem çağın gereklerinin zorunlu kıldığı yönde yeniden düzenlenmeye başlamıştı.

Evrensel bir hukuk anlayışı doğrultusunda hukuk düzenlerinin yeniden yoğrulması önemli tepkiler ve karşı akımlar doğurmuş, İngiltere’de Edmund Burke Reflections on the Revolutıon in France (“Fransa’daki Devrim Üzerine Düşünceler”) adlı kitabıyla anayasacı-lık, yasalaştırma ve hukuki devrimcilik akımlarına ve bunlarda dile gelen yenilikçi ruha açıkça karşı çıkmıştı. Eski kalıpların sürüp gitmesi özlemini dile getiren bu tutuculuk Almanya’da da 19. yy’dan itibaren önem kazanan Romantizm akımında en belirgin ifadesini bulmuştu. Savigny’nin hukuk dünyasında ünlenmesine yol açan çıkışı da bu çalkantılı dönemin tartışmalarına bir taraf olarak katılmasıyla gerçekleşti. 1814’te Heidelberg Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Antoine Thibaut’nun Über die Notmendigkeit eines allgemeinen bürgerlichen Rechts für Deutschland (“Almanya İçin Genel Bir Medeni Hukukun Gerekliliği Üzerine”) adlı kitabına karşı polemik niteliğindeki Vom Beruf unserer Zeit für Gesetzgebung und Rechtswissen-schaft (“Çağımızda Yasama ve Hukuk Biliminin Görevi Üzerine”) adlı kitabıyla onun yasalaştırma önerilerine karşı çıktı. Genel olarak hukuk ve hukuk bilimi konusundaki görüşlerini ortaya koyduğu bu kitap, temeli Gustav Hugo tarafından atılan, ama Savigny’nin en önemli temsilcisi sayıldığı Tarihçi Hukuk Okulu’ nun da bir manifestosu niteliğindeydi. Savigny 1815’te Kari Eichhorn ve J.F.L. Göschen’le birlikte bu okulun görüşlerini yaymak üzere Zeitschrift für geschichtliche Rechtsıvissenschaft’ı (Tarihçi Hukuk Bilimi Dergisi) çıkardı.