François Truffaut Kimdir, Hayatı, Filmleri, Hakkında Bilgi

43

TRUFFAUT, François (1932-1984)

Fransız sinema yönetmeni. Yeni Dalga akımının öncülerinden ve II.Dünya Savaşı sonrası sinemasının en önemli kişilerinden biridir.

6 Şubat 1932’de Fransa’da, Paris’te doğdu, 21 Ekim 1984’te öldü. Yalnız ve mutsuz bir çocukluk geçirdi. On beş yaşında bir fabrikada çalışmaya başladı. Boş zamanlarının tümünü sinema salonlarında geçiriyordu. Sinemaya olan bu tutkusu film eleştirmeni Andre Bazin’in dikkatini çekti. Bazin onu yönetmekte olduğu Cabiers du Cinema dergisinin yazarları arasına aldı. Truffaut keskin ve öfkeli yazılarıyla hemen dikkati çekerek bu dergi çevresinde gelişen Yeni Dalga akımının yaratıcılarından biri oldu.

A.Resnais ve Jacques Rivette (1928) ile birlikte çektiği Une visite (“Bir Ziyaret”) adlı kısa filmle 1954’te yönetmenliği denedi. Esas çıkışını 1958 tarihli kısa filmi Les mistons’h (“Baş Belaları”) yaptı. Bir yıl sonra çektiği ilk uzun filmi Les quatre cents coups (400 Darbe) geniş ilgi gördü ve Truffaut’ya Cannes Film Şenliği’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazandırdı. “Okulu asmak” anlamına gelen bir öğrenci deyimini ad olarak alan film, büyük oranda Truffaut’ un yaşamına dayanıyor ve onun daha sonraki üç filminde de gözükecek olan Antoine Doinel adlı kahramanının çocukluğunu anlatıyordu. Ancak Truf-faut’nun ilk döneminin başyapıtı 1961 tarihli Jules et Jim (İki Sevgili) oldu. I.Dünya Savaşı öncesinde, iki erkekle bir kadın arasındaki ilişki üzerine kurulu olan film, 20. yy’ın yaşam ve aşk kavramları üzerine bir ağıt niteliğindeydi.

Truffaut’nun sinemasında, ustaları saydığı Jean Vigo, J.Renoir ve R. Rosellini’nin derin etkileri her zaman izlendi. Ama Truffaut onlar kadar, Amerikan polisiye ve gerilim filmlerine ve özellikle Alfred Hitchcock’m yapıtlarına da büyük bir hayranlık besledi. 400 Darbe’rim hemen ardından yaptığı Tirez sur le pianiste (“Piyanisti Vurun”), 1964 tarihli La peau douce (Yumuşak Ten) ve özellikle Hitchcock üzerine bir kitap yazdıktan iki yıl sonra, 1968’de yönettiği La mariee etait en noir (Siyah Gelinlik), Amerikan polisiye filmlerine ve Hitchcock’a birer sunu sayılabilirdi. Onun bu filmden sonra başlayan, ustalarına ve hayranı olduğu film türlerine sunu niteliğindeki filmler dönemi, 1969 tarihli La. sirene du Mississippi (Evlenmekten Korkmuyorum) ile sona erdi. Gizemli bir girişten sonra Hitchcock filmlerini andıran bir kovalamacayla süren ve Truffaut’ya özgü tipik bir aşk öyküsüyle biten film, tam bir türler karışımıydı ve sinemanın ünlü film, oyuncu ve önetmenlerine göndermeler içeriyordu.

Truffaut’nun sonraki yapıtlarında daha duru, olgun ve özgün bir anlatıma yöneldiği görülür. Bu filmler, insan yaşamının anlamını günlük yaşantının ayrıntılarında sorgulayan, duyarlı, yumuşak ve sevecen tutumlarıyla öne çıkarlar. Bunlar içinde, sinemanın ve sanatın anlamını araştıran La nuit americaine (Güneşte Gece); ile Le dernier metro (Son Metro) yalnızca Truffaut’nun değil, çağdaş sinemanın da birer başyapıtı olmuştur.

• YAPITLAR (başlıca): Yönettiği Filmler: Une visite (A. Resnais ve J.Rivette ile), 1954, (“Bir Ziyaret”); Les mistons, 1958, (“Baş Belaları”); Les quatre cents coups,1959, (400 Darbe); Tirez sur le pianiste, 1960, (“Piyanisti Vurun”); Jules et Jim, 1961, (İki Sevgili); La peau douce, 1964, (Yumuşak Ten); Fahrenheit 451, 1966, (Değişen Dünyanın İnsanları); La mariee etait en noir, 1968, (Siyah Gelinlik); La sirene du Mississippi, 1969, (Evlenmekten Korkmuyorum); La nuit americaine, 1973, (Güneşte Gece); Le dernier metro, 1981, (Son Metro); Vivement le dimanche, 1983, (“Canlı Bir Pazar”). Oynadığı Filmler: La nuit americaine, 1973, (Güneşte Gece); Close Encoun-ters of the Third Kind, 1976, (Tehlikeli İlişkiler).

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi