Francisco de Zurbaran Hayatı, Kimdir, Eserleri, Hakkında Bilgi

33

ZURBARÂN, Francisco de (1598-1644)

İspanyol ressam. Barok dönem başında dinsel konulu resimleriyle tanınmıştır.

Kasım 1598’de Badajoz yakınlarındaki Fuente de Cantos’da doğdu, 27 Ağustos 1644’te Madrid’de öldü. 1614-1617 arasındaki çıraklık dönemini Sevilla’ da Pedro Diaz de Villanueva’nın atölyesinde geçirdi. 1617’de Llerena’ya yerleşti ve kendi atölyesini kurdu. Katolik Kilisesi bu sıralarda Reform hareketine karşı, dinsel duyguları güçlendirmeyi öngörmekteydi. Bütün kilise ve manastırlar bu duyguları uyandırıp besleyecek sanat yapıtları ile donatılıyordu. Zurbarân da Sevilla’daki manastırlardan sayısız sipariş aldı ve tüm Endülüs’te ünlendi. Bunun sonucu olarak 1629’da Sevilla’ya çağrıldı, kentin resmi ressamlığı görevine getirildi. 1630-1639 arasında sanatının en verimli dönemini yaşadı. 1634’te Retiro Sarayı’nın Reinas Salonu’nu süslemek üzere çağrılı olarak Madrid’e gitti. 1635’te Sevilla’ya döndü. 1638’de krallık ressamı unvanını kazandı. Bu arada karısının Peru’daki akrabaları aracılığıyla bazı resimlerini Güney Amerika’daki İspanyol kolonilerinde pazarladı. 1640’larda ressam Murillo’nun yükselişiyle birlikte gözden düşmeye başladı. Yeni siparişler almak umuduyla Madrid’e yerleşti, ama yoksulluk içinde öldü.

Zurbarân’ın başlangıç yapıtları Ribalta, Herrera ve Ribera gibi ünlü İspanyol ustalarının izlerini taşır ve gerçekçilik ile belirginlik kazanan İspanyol geleneğinin bir uzantısı niteliğindedir. Bunlara ek olarak ton karşıtlıkları üstüne kurulu biçim anlayışı nedeniyle de Velazquez’in başlangıç dönemi yapıtlarıyla benzeşir.

Zurbarân’m olgunluk dönemi resimlerinin temel anlatım öğeleri ışığa bağlı açık koyu anlayışı, birbirinden kesin olarak ayrıştırılıp heykelsi bir anlayışla işlenmiş figürler, anıtsal biçimler, soğuk ve soluk renklerdir. Amacı ise manastır yaşamını ve azizlerin yaşamlarım canlandırarak izleyiciyi dinsel açıdan etkilemektedir. Peter Nolosco’nun Yaşamı ve Aziz Bonaventura’mn Yaşamı adlı ünlü dizilerinde, azizlerin ölümlerini soyluluk ve saygınlık duyguları uyandıracak biçimde betimlediği görülür. Bu dizilerdeki hem gerçekçi, hem de mistik bir etki yapan biçim anlayışı Kilise’nin yürüttüğü Karşı Reform hareketinin öngördüğü propagandacı resim davranışının en başarılı örneğidir.