FIRSAT MALİYETİ (ALTERNATİF MALİYET)

 

FIRSAT MALİYETİ (ALTERNATİF MALİ­YET)

 

Fırsat maliyeti,
belirli miktarlara ve vasıflara sahip üretim faktörlerinin çeşitli üretim alter­natifleri
arasından birinde kullanılması halin­de, vazgeçilen alternatiflerin
seçilmemesin-den dolayı uğranılan kayıplar veya kaçırılan fırsatların
değeridir. Başka bir İfadeyle, belirli bir şeyi yapmaktan dolayı, diğer bazı
şeyleri yapmamakla kaçırılan fırsatlar veya feda edi­len mefaatlefin değerine
eşittir, örneğin 100 dönümlük tarlası bulunan ve burada buğday ile pamuk
yetiştirme gibi iki alternatife sahip bulunan bir çiftçinin, söz konusu tarlada
pa­muk yetiştirmesi durumunda 13 milyon TL, buğday yetiştirmesi durumunda ise
10 milyon TL elde edebileceğini farzedelim. Buğday al­ternatifinin seçilmesi
durumunda, bunun al­ternatif maliyeti, pamuk yetiştirilmesi halen­de elde
edilebilecek olan 13 milyon TL.’lık gelirdir. Keza bütün gününü üniversiteye
devam ederek geçiren bir kimsenin, eğitim masrafla­rına ilave olarak bir de
alternatif maliyete kat­lanması gerekir. Okula devam etmenin alter­natif
maliyeti, öğrenci olma yerine herhangi bir işte çalışılması halinde elde
edilebilecek gelire eşittir.

Fırsat maliyetleri
prensibi, XIX. yüzyılda Neo-Klasik İktisatçılar tarafın dan geliştirilmiş­tir.
Bu hususta Jean Baptİste Say ve Nassau William Senior’un isimleri
zikredilebilir.

Fırsat maliyeti veya
alternatif maliyet prensi­bi, esas itibariyle iktisadi anlamıyla bilinir. Ya­şadığımız
dünyada İhtiyaçlarımızı karşılamak İçin kullanabileceğimiz kaynaklar kıttır. Bu
durum, söz konusu kaynakları çeşitli kullanım alanlarına tahsis ederken
tercihlerde bulun­mamız gerektiğine işaret etmektedir. Bu İse, kaynakların bir
kısmım belli alanlarda kulla­nırken diğerlerinde kullanmamak veya belli
alanlara diğerlerine kıyasla daha fazla kaynak ayırmak anlamına gelir. İşte
böyle bir durum­da, bir alternatifi tercih etmenin fırsat maliye­ti, vazgeçilen
alternatiflerin seçilmesi duru­munda elde edilebilecek menfaatlerin değeri­ne
eşit olacaktır.

Fırsat maliyeti,
muhasebe kayıtlarına gir­mez. Başka bir ifadeyle fırsat maliyeti kavra­mının
klasik muhasebe maliyeti kavramından farklı bir anlamı vardır. Örneğin bir
fabrikada ayda 150.000.- TL ücretle çalışan bir İşçinin, buradan ayrılarak
kendi atelyesini açtığını ve burada kendi hesabına çalıştığını düşünelim. Bu
işçinin, yapacağı işte aylık maliyetinin 90.000.- TL ve aylık hasılatının da
230.000.-TL olduğunu farzedelim, Klasik muhasebe maliyeti çerçevesinde, işçinin
bu işinde aylık 140.000.-Tİ.’lik bir kazancının bulunduğu gö­rülmektedir.
Halbuki fırsat maliyeti prensibi­ne göre, bu kimse, fabrikadan ayrılmakla bir
kazanç elde etmemiştir. Çünkü fabrikada kal­ması halinde elde edebileceği
150.000.- TL’lik aylık gelirin alternatif maliyetini bile elde ede­memektedir.

Çeşitli kararlar
vermek durumunda bulunan­lar, maliyet hesaplarına girmese de alternatif
maliyetleri dikkate almak durumundadırlar.

Örneğin kâr gayesi
gözeten bir işletmenin yo-netimİ, elindeki yatırım fonlarını değerlendir­me,
çeşitli üretim alanları arasında tercihtcbu-lunma, işletmenin üretim
kapasitesini genişle­tip genişletmeme, belirli bir üretimi gerçekleş­tirmek
İçin seçilecek faktör kombinezonuna karar verme gibi bir çok hususta bu
maliyeti değerlendirmek durumunda ojmalıdır. Bu mecburiyet, bireyler ve devlet
için de söz ko­nusudur. Bireyler verecekleri tasarruf, yatırım ve tüketim
kararlarında seçecekleri her alter­natifin hesabını iyi yapmak ve bunu diğer al­ternatiflerle
mukayese etmek mecburiyetinde­dirler. Çünkü zikredilen tasarruf, yatırım ve
tüketim kararlan çok çeşitli kombinezonlarda gerçekleştirilebilmektedir. Bu
kombinezonlar İse söz konusu kararları verecek bireylere sağ­layacakları
menfaat açısından farklılık arzede-bümektedir. Rasyonel hareket eden bir kimse
bunu mutlaka dikkate alması gerekir.

Devlette çok çeşitli
ve büyük miktarlara va­ran tüketim ve yatırım kararlan vermektedir. Ayrıca
devletin bu konularda alacağı kararlar bütün toplumu ilgilendirmektedir. Bu
bakım­dan, fırsat maliyetleri prensibi devletin alaca­ğı kararlarda çok daha
önemli bir hale gelmek­tedir. Örneğin devlet belirli bir kaynağı önem­li
miktarlarda gelir ve istihdam imkânı sağlaya­cak bir projeye veya radyo
televizyon kurumu­nun geliştirilmesine harcayabilir. Söz gelişi İkinci
alternatifin seçilmesinin alternatif mali­yeti, birinci alternatifin seçilmesi
durumunda elde edilebilecek üretim ve istihdam imkânla­rının sağlayacağı
menfaatlerin değeridir. Bü­tün toplumu ilgilendiren böyle bir kararın ve­rilmesinde,
devlet alternatiflerin fayda ve ma­liyetlerini mukayese ederek karar vermek durumundadır.

Fırsat maliyeti
prensibinden, özellikle işlet­meler ve devlet tarafından, bazı teknikler yar­dımıyla
çeşitli yatırım alternatiflerinin değer­lendirilmesi ve önemli kararlann
alınmasında faydalanılması mümkündür. Böylece, alterna­tiflerin isabetli bir
şekilde seçilmesiyle elde edilebilecek fayda ve hasılayı azamileştirmek mümkün
olabilmektedir. Ekonometri, yöney­lem araştırması, doğrusal programlama vb.

kantitatif metotlar bu
amaçla kullanılabilecek vasıtalar arasındadır.

Özetlemek gerekirse
yaşadığımız dünyada vereceğimiz her kararda çeşitli alternatiflerin bulunmadığı
durumlar hemen hemen pek na­dirdir. Çünkü sahip bulunduğumuz zaman ve kaynaklar
kıttır. Halbuki bunların kullanılaca­ğı yerler son derece fazladır. Bu durumda,
sı­nırlı zaman ve kaynaklarımızı alternatif kulla­nım yerleri arasında tahsis
etmemiz ve bunu elde edeceğimiz kazancı azamileştirecek şekil­de yapmamız
şarttır.

M. Hanifi ARSLAN

 

Bk. Ekonometri;
Nco-Klasİk İktisat