Fatih Camii -Amasra- Tarihçesi, Mimari, Özellikleri, Hakkında Bilgi

59

Fâtih Camii. Amasra’da Fâtih Sultan Mehmed tarafından kiliseden çevrilen cami.

XIV. yüzyılın ortalarında buraya yerle­şen İtalyan Cenova tüccarları kaleyi Bi­zans’ın elinden aldıktan sonra Karade­niz’in birkaç güvenilir limanından biri olan Amasra Limanı’nı Asya’dan gelen ticaret yolunun sığınaklarından biri ha­line getirmişlerdi. Bu sırada Bizanslılar’in X. yüzyıla doğru kale içinde inşa ettikleri iki kiliseyi de Latin kilisesine çevirmişlerdi. XV. yüzyıl başında Semerkant’a Timur’un yanına elçi olarak giden İspanyol Ruy Gonzales de Clavijo bura­daki bir kilisede âyine katıldığını yaz­maktadır. İstanbul’un fethinden sonra Türk toprakları içinde tek başına bir Ceneviz kolonisi olarak kalan Amasra, 1461 yılında karadan Fâtih Sultan Mehmed idaresindeki ordunun, denizden de Mahmud Paşa idaresindeki donanmanın kar­şısında direnmenin İmkânsız olduğunu görünce hiç çarpışmadan teslim olmuş­tur. O yılların kaynaklarında, Fâtih Sul­tan Mehmed’in burayı ele geçirdikten sonra bir kiliseyi camiye çevirdiği bildi­rilmektedir. Nitekim Âşıkpaşazâde bu durumu, “Bir eyi kiliseyi cami etti, hutbe-i İslâm anda dahi okuttu” İfadesiy­le nakleder. Necdet Sakaoğlu’nun tes-bitine göre vakfiyesinde üç köyün âşân ile Amasra’da çocuksuz ölenlerin mal ve servetlerinin camiye kalması sağlan­mıştır.

Bütün Türk dönemi boyunca Fâtih Ca­mii Amasra kasabasının tek büyük camii olarak kalmış, yine kale İçindeki çok kü­çük bir yapı olan Kilise Mescidi ile bera­ber müslüman ahalinin istifadesine su­nulmuştur. Ancak şehirde XIX. yüzyılın ikinci yansında kale dışındaki İskele Ca­mii ile bugün izleri bile kalmayan üç mescid daha yapılmıştır.

Fâtih Camii dikdörtgen planlı, uzunla­masına basit bir yapı olup doğu tara­fında dışan taşkın yarım yuvarlak bir apsisi vardır. Üstü kiremit kaplanmış ahşap bir çatı ile örtülüdür. Dış cephe­ler moloz taş ve tuğladan örülmüş, ara­larda İlkçağ yapılarından alınan işlen­miş devşirme parçalar da kullanılmıştır. Bazı kısımlarda, bilhassa apsis çıkıntı­sında eski Roma mimarisinde görülen ve “opus reticulatum” denilen küçük ka­re taşlardan meydana getirilen cephe bezemesi bulunmaktadır. Bu taşların Roma çağına ait bir binadan sökülerek Bizans döneminde bu yapıda tekrar kul­lanıldığı tahmin edilmektedir. Caminin içindeki bütün ahşap aksam 1305’te (1887-88) bir sanat iddiası olmayacak biçimde yenilenmiştir.

Fâtih Camii’nin kagir bir minaresi yok­tu. Bu bölgedeki bazı köy camilerinde ve 1930’lara kadar Kilise Mescidi’nde de varlığı bilinen biçimde bir ahşap mina­reye sahip olduğunu söylemek mümkün­dür. Yakın tarihlerde ise apsis çıkıntısı ile güney duvarı arasındaki köşede ka­gir bir minare inşa edilmiştir.

TDV İslâm Ansiklopedisi

Önceki İçerikJean-Baptiste-Simeon Chardin Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi
Sonraki İçerikRobert Desnos Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi