Ezra Pound Kimdir, Hayatı, Kitapları, Hakkında Bilgi

POUND, Ezra (1885-1972)

ABD’li şair, çevirmen ve deneme yazarı. 20. yy İngiliz ve Amerikan şiirinin çağdaşlaşmasında rol oynamıştır.

30 Ekim 1885’te Idaho Eyaleti’nin Hailey kasabasında doğdu, 1 Kasım 1972’de Venedik’te öldü. Çok küçük yaşta ailesiyle birlikte yerleştiği Pennsyl-vania’nın Wyncote kasabasında ortaöğrenimini tamamladıktan sonra 1903’te Hamilton College’da Roman dilleri okumaya başladı. 1905’te Pennsylvania Üniversitesi’ne geçerek bir yıl sonra buradan lisansüstü diploması aldı. Ertesi yıl Lope de Vega üstüne yazacağı bir tez konusunda araştırma yapmak için İspanya, İtalya ve Güney Fransa’ya gitti. Döndükten sonra bir süre Wabash College’da Fransız ve İspanyol edebiyatı dersleri verdi. 1908’de buradaki işine son verilince, Venedik’e gitti ve ilk şiir kitabı A Lume Spento’yu (“Sönmüş Mumlarla”) yayımladı. Aynı yıl Londra’ya geçti. 1920’ye kadar orada kalarak, W.B. Yeats, T.S.Eliot, Jacop Epstein, Gaudier-Brzeska, W.Lewis, T.E.Hulme (1883-1917) gibi şair, yazar, heykelci ve başka önemli sanatçılarla ilişkiler kurdu, modern sanatın hangi doğrultuda gelişmesi gerektiğini irdelemeye çalıştı. İngiltere ve Amerika’da çıkan sanat dergilerinde her iki ülkedeki yetenekli yazarların tanınmasını sağladı. Orta Çağ halk şairleri olan trouhadourların geleneğine büyük bir ilgi duymakla birlikte Henry James, Ford Madox Ford gibi romancıların ve T.E.FIulme gibi şairlerin çalışmalarından da yararlanarak modern edebiyatın gelişme ilkelerini saptadı. Romantizm’in sıfatlara ağırlık veren süslü yazı dilinden vazgeçip, anlatımı yoğunlaştıracak yalın bir şiir dilinin benimsenmesini savundu. 1912’de Hilda Doolittle (1886-1961), Richard Aldington (1892-1962) ve F.S. Flint’le birlikte imgeciler Grubu’nu kurdu ve 1915’te yayımladığı Des Imagistes (“İmgeciler”) adlı antolojiye yazdığı önsözde konuşulan dilin kullanılması, yeni ritimler bulunması gerektiğini, özgür koşuktan yararlanılabileceğini ve her konunun şiirde işlenebileceğini ileri sürdü. İmgecilik akımı özgür koşuğa fazla ağırlık vermeye başlayınca, iki sayı çıkan Blast adlı bir dergide, W.Lewis’le birlikte Vortisizm adını verdiği daha canlı bir akım başlattı. İmgeciliğin durağanlığına karşı Vortisizm, şiire karşıtlıklardan kaynaklanan bir devinim getiriyordu.