Elizabeth Anscombe kimdir? Hayatı

39

Elizabeth Anscombe kimdir? Hayatı ve eserleri hakkında bilgi: (1919) İngiliz düşünür. Wittgenstein’ın etki­sini sürdürmüş, özellikle eylem felse­fesi alanındaki görüşleriyle önem ka­zanmıştır. Gertrude Elizabeth Margaret Anscombe, İngilte­re’de doğdu. Oxford ve Cambridge üniversitelerinde öğrenim gördü. Aynı üniversitelerde, 1941’den başla­yarak öğretim üyeliği yaptı. 1983’te Cambridge Üni­versitesi New Hall’da felsefe profesörüydü. 1967’de British Academy’ye üye seçildi. Anscombe, 20. yy’ın mantık felsefesinde adını duyurmuş bir filozof olan P. T. Geach ile evlidir.

Wittgenstein’ın bellibaşlı birkaç öğrencisinden biri olarak hocasının kimi görüşlerini sürdürmüş ve geliştirmiştir. Ölümünden sonra Wittgenstein’dan kalan dosyalar dolusu notları konularına ve mantıksal sıralarına göre dizenler arasında etkin olarak çalışmış ve elde edilen kitapların çoğunu İngilizce ‘ye çevirerek yayımlamıştır. Wittgenstein’ın felsefesini açıklayıcı nitelikte yayınları da vardır.

Anscombe, çalışmalarını özellikle anlık (zihin) ve eylem felsefesi alanlarında yoğunlaştırmıştır. Wittgenstein’ı izleyerek, niyet ya da istencin eyleme neden olarak gösterilmesine karşı çıkmış, bu durumların gerçekte anlıksal içerikler olmayıp, gövdede meydana gelen kimi olayların eylem olarak betimlenmesine yaradığını öne sürmüştür. Anscombe’a göre, eylem, “gövdesel olay “dan belirli kural dizgeleri içinde, bu kuralların gereklerini izleyerek yerine getiriliyor ol­makla da ayrılır.

Eylemin betimlenmesi sorununda, Amerikalı fi­lozof Donald Davidson ile görüş birliği içindedir. Bir -bireyin gövdesinde başlayan bir olay ve onun değişik nedensel etkileri, bu bireyin değişik eylemleri olarak betimlenebilir. Örneğin, birinin su deposuna zehir dökmesi, bunun için kolunu oynatması, böylece evdekileri zehirlemesi ve onları öldürmesi gibi… Bireylerin bir eylemle birçok eylem yapmış olamaya­caklarını savunan Anscombe, değişik betimlemeleri ne olursa olsun, eylemlerin bu betimlemelerden bağımsız olarak özbelirlenebileceklerini (Identificati­on individuation) savunmuş ve eylemin sayısını olay­lar zincirinde ilk neden olan olay sayısının belirlediği­ni ileri sürmüştür. Başka bir deyişle, yukarıdaki örnekte birçok işi birden yapıyormuş gibi betimlenen kişinin yaptığı, gerçekte bir tek eylemdir.

Kaynak: Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, 6. cilt, Anadolu yayıncılık, 1983