ELİTİZM

219

 

ELİTİZM

 

Elitizm, toplumların,
çeşitli alanlarda önde gelen seçkinler tarafından yönetileceğini savu­nan
teorilerin ortak görüşü. Türkçe “seçkinci-lik” şeklinde
karşılanmakladır. Bütün teorile­rin sahip olduğu ortak yön, resmî ideolojisi ne
olursa olsun, her siyasî sistemin, gerçekte siya­sî bir elit ya da elitler
tarafından yönetildiğini ileri sürmesidir. Modern elit teorisini ortaya
koyanlar XTX.yüzyıl İtalyan sosyal bilimcileri­nin iki ünlü ismi olan Parcto ve
Mosca’dır. Bunlar, tüm toplumların elitler tarafından yö­netilmesi gerektiğini
gösterirken, bir gün tam bir siyasal eşitliğe sahip sınıfsız bir toplumun
olacağı şeklindeki Marksist inanışı yıkmaya ça­lışmışlardır; İronik olarak,
Marksist bir pers­pektife sahip olan yazarlar da batılı liberal top­lumların
demokratik gösterişlerini bertaraf et­mek için bu terimi sıkça kullanmıştır.
Pareto

çağdaş demokrasiyi
tamamen yapmacık ola­rak değerlendirirken, Mosca demokrasinin ra­kip elitlerin
seçmenler tarafından seçildiği ya da reddedildiği bir sistem içinde mümkün ola­bileceğini
kabul ederek zamanla fikrini değiş­tirmiştir. Bununla birlikte bir parlamento
tem­silcisinin seçilmiş bir kişi değil de, arkadaşları­nın onun seçilmesini
sağladığı bir kişi olduğu ifadesinde özetlenen temel fikrinden asla vaz­geçmemiştir.

Elitist teoriler,
2O.yüzyılın İlk yıllarında bir çok düşünür, özellikle Schumpctcr ve Mos-ca’nın
talebelerinden biri olanMichels tarafın­dan daha da ileriye götürülmüştür. Ünlü
Oli­garşinin Demirden Yasası adlı kitabında Mic-hels, Avrupa’nın en eski sosyalist
partisi olan Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin bile tam anlamıyla demokratik
olmadığını ve işçi sınıfı­na dahil üyelerine İhanet ettiğini göstermeye
çalışmıştır. 1930’larda Schumpeter çoğulcu modelin ne olduğunu ortaya koyarak
demok­rasiyi parü liderleri İçindeki rakip elitlerin se­çimler yoluyla güç
kazanmak İçin yarıştıkları bir sistem olarak yeniden yorumlamıştır; ama bu
durumu kınamaktan çok, sıradan İnsanla­rın bu seçmenlik gücünden başka
siyasetle söyleyebilecekleri hiç bir şeyleri olmadığı hu­susunda ısrar
etmiştir. Sol kanada mensup bir çok yorumcu, Batılı demokrasilerin aslında
güçlü elitler ya da yönetici sınıfa dayalı elitler tarafından yönetildiğini ve
bu yüzden tama­men demokrasi dışı olduğunu göstermeye ça­lışmışlardır. Fakat bu
yorumcular kapitaliz­min yok edilmesinin siyasî eşitliğe yol açacağı­na olan
inançlarını da muhafaza etmişlerdir.

Farklı eliı
teorisyenleri, elitlerin kaçınılmaz­lığını ifade etme çabalarında ortak bir
zemini paylaşmazlar. Pareto insan kapasitesinin sos­yal hayatla akıl
yürütmesine olan olumsuz gö­rüşüne bağlı karmaşık bir psikolojik teoriye sa­hiptir,
Mosca ve Michels, Wcber ‘inkinc ben­zer bir şekilde örgütlenmenin yapısı ve
bürok­rasi hakkındaki bir teoriye dayanırlar. Schum­peter kalabalıkların kille
psikolojisine bağlı histeriden acı çektiğine inanır. Siyaset bilimci­leri
arasında, elit teorilerinin gerçekliği ve ta­nımladıkları  durumun istenilirliâi  hakkında

genel bir fikir
birliği yoktur. Buna rağmen elit­lerin varlığına dair delilleri reddeden bazı
siya­set bilimcilerinin bulunduğu da bir gerçektir.

(SBA) Bk. Bürokmsi;
Sosyal Sınıflar.

 

Önceki İçerikELASTİKİYET
Sonraki İçerikEMPERYALİZM