el-Muhtasar – Ebü’l-Fida Muhtevası, Özellikleri, Hakkında Bilgi

26

el-Muhtasar. Ebü’l-Fİdâ’nın (ö. 732/1331) umumi tarih türündeki eseri.

Tam adı el-Muhtaşar fî ahbâri’l-beşer olan eserin mukaddimesinde müel­lif kaynaklarını açıkladıktan sonra tarihçi­ler arasındaki ihtilâflara temas eder. Bu arada Tevrat nüshaları hakkında bilgi ve­rir. Ayrıca meşhur tarih kitaplarından der­lediğini söylediği, peygamberler arasında­ki zaman dilimini gösteren bir cetvel ko­yar. İki bölümden oluşan eserin beş kıs­ma ayrılan birinci bölümü Hz. Âdem’den itibaren peygamberler tarihi, İslâm önce­si dönemde yaşamış çeşitli dinlere men­sup kavimler, milletler ve devletlerle Arap kabilelerine dair bilgi ihtiva eder. Bu kısım Resûl-i Ekrem’in ataları ve Fil Vak’ası ile ni­hayete erer. Hz. Peygamber’in doğumuy­la başlayan ikinci kısımda 729 yılı sonuna (Ekim 1329) kadar meydana gelen hadise­ler ve bu dönemde kurulan devletler kro­nolojik sırayla ele alınır. 730-749 (1330-1348) yılları arasında cereyan eden olay­lar, naşirler tarafından İbnü’l-Verdînin Te-ümmetü’I-muhtaşar’ından iktibas edile­rek esere eklenmiştir.

Ebü’l-Fidâ, el-Muhtaşar’in 628 (1231) yılına kadar olan kısmında İzzeddin İbnü’1-Esîr’in el-Kâmil ü’t-târîh”mi özetle­yerek kitabına almıştır. Bunun dışında Ebû îsâ Ahmed b. Ali el-Müneccim’in Kitâbü’l-beyân ‘an târihi sini zamâni’l-câlem ‘ala sebîîi’l-hücce ve’I-burhân, Hamza e!-fs-fahânî’nin Târîhu sini mülûki’i-arz ve’l-enbiyâ Bîrûnfnin el-Künûnü’l-Mesı:ûdîl el-Âşârü’l-bâkıye, Tahkiku mâ li’1-Hind, Sâid el-Endeiüsî’nin Tabakâta’l-ümem, İbn Miskeveyh’İn Tecâribü’l-ümem, Umâ-re el-Yemenfnin Târihu’l-Yemen, Abdü-lazîz b. Şeddâd es-Sanhâcî’nin el-Cem1 ve’1-beyân fî ahbâri’1-Kay revân [601] Ali b. Zâfir’in ed-Düve-lü’1-münkatfa, İbn Münkız’ın Kitûbü’l-İ’tibâr, Şehristânînin el-Müel ve’n-ni-hal, İbn Saîd el-Maçjribî’nin el-Muğrib ü hule’l-Mağrib, İbn Vâsıl’ın Müiemcü’l-kürûb, İbnü’l-Adîm’in Buğyetü’Maleb ü târihi Haleb ve İbn Ebü’d-Dem’in et-Tâ-rihu’l’kebîr’ınden [602] istifade etmiş, bunlardan bazısını eserin mukaddimesinde açıklamıştır. Müellifin günümüze ulaşmayan bazı kitapları da kaynak olarak kullandığı anlaşılmaktadır.