Edmund Burke – Yüce ve Güzel Kavramlarımızın Kaynağı Hakkında Felsefi Bir Soruşturma

Edmund Burke – Yüce ve Güzel Kavramlarımızın Kaynağı Hakkında Felsefi Bir Soruşturma

İnsanların dış dünyadaki nesnelerle ilişkisini sağlayan doğal güçleri duyular, imgeler ve yargıdır. (s. 17)

…imgelem tamamıyla yepyeni bir şey yaratma yeteneğinden yoksundur; imgelem yalnızca duyular yoluyla edindiği kavramların düzenlenmesinde değişiklikler yapabilir. (s. 21)

…insanlar doğaları gereği inanmaya şüphecilikten daha eğilimlidirler. (s. 23)

Yargı yetisi çoğunlukla imgelemin yolu üzerine engeller döşemekle, onun büyüleyici dekorlarını dağıtmakla ve bizi aklımızın can sıkıcı boyunduruğuna bağlamakla meşguldür. (s. 30)

İnsan zihninde keşfettiğimiz ilk ve en basit duygu meraktır. Meral dediğimde, yeniliğe karşı duyduğumuz her türlü arzuyu ve ondan aldığımız her türlü hazzı kastediyorum. (s. 35)

Acıyı, daha acı verici yapan şey, acının korkuların kralı olan ölümün ulağı olarak görülmesidir. (s. 43)

Bizi yaratan, bizi birbirimize duygudaşlık bağıyla bağlanacak biçimde tasarladığı için, bu bağı ona orantılı bir hızla güçlendirmiştir; en çok da duygudaşlığımızın en gerekli olduğu yerde olmak üzere, yani başkalarının dertlerinde. (s. 49)

Tragedya hiçbir zaman temsil ettiği şeye yaklaşamaz. (s. 50)

Şeylerin yüzeyinin ötesine geçmeye uğraşan kişi, kendi yanlış olsa bile, başkalarının yolunu açar, hatta hataları bile gerçeğin davasına hizmet edebilir. (s. 57/58)

Sonsuzluğa bir şekilde yaklaşamayan hiçbir şey, zihni azametiyle etkileyemez. (s. 67)

Aldatmayan büyük bir sanat eseri olamaz; başka türlü olması yalnızca doğanın ayrıcalığıdır. (s. 80)

Hazzın kaynağı -> Sonsuzluk

İmgelem daha fazla bir şeyin beklentisindedir ve o anda algılanan nesne ile yetinmez. (s. 80)

Kadınların güzelliği önemli ölçüde zayıflıklarından ve narinliklerinden gelir, hatta zihnin zayıflığa benzer bir özelliği olan çekingenlik bu güzelliklerini artırır. (s. 120)

Acıma yoluyla Truvalıları sevmemizi sağlayan Homeros, hayranlık duymamız için Yunanlıları karşıt erdemlerle donatır. (s. 160/161)

Güzellik yalnızca haz üzerine kuruludur ve ruhta sevgi denilen hissi uyandırır. (s. 163)

Sözcükler temsil ettikleri kavramlara hiçbir biçimde benzemezler. (s. 177) -> Şiir…

Eğitilmemiş insanlar şeylerin sadece alelade gözlemcisidirler ve bunları birbirinden ayırt etmekte eleştirel değildirler. (s. 180)

Çeviren: M. Barış Gümüşbaş
Bilgesu Yayınları, 2008, Ankara