Edebiyat Dergisi (1969- 1984) Yazarları, Konuları, Hakkında Bilgi

25

Edebiyat. Aylık edebiyat ve sanat dergisi.

Ankara’da Şubat 1969-Aralık 1984 ta­rihleri arasında 157 sayı yayımlanan der­gi, Nuri Pakdirin öncülüğünde M. Akif İnan, Rasim Özdenören ve Erdem Bayazıt tarafından kurulmuş, Cahit Zarifoğlu. Alaeddin Özdenören, Bahri Zengin, İsmail Kıllıoğlu gibi imzaların da katkı­larıyla yayımını sürdürmüştür. Derginin kadrosu daha sonra Osman Sarı. Ahmet Yücel. Durali Yılmaz, Ebubekir Eroğlu. Mustafa Miyasoğlu, Kâmil Eşfak Berki. M. Atilla Maraş, Atasoy Müftüoğiu, Ah­met Kot ve Tahir Yücel’in katılmasıyla genişlemiş, 1975’ten itibaren Nuri Pakdil’in dışında diğer ilk isimler çekilerek Arif Ay, Turan Koç, İbrahim Demirci. Ya­sar Kaplan. Ali Göçer, Mevlüt Ceylan. Ca­hit Yeşilyurt, Ali Ulvi Temel, Sezai Uğur­lu. Necip Evlice, Fuat Altınsoy, Kâmil Aydoğan, İrfan Çevik, Ali Karaçalı, İlhami Çiçek gibi imzalardan meydana gelen yeni bir kadro oluşmuştur. Zaman za­man ara vermek zorunda kaldığı yayı­mını beş dönem halinde on altı yıla ya­kın bir müddet sürdüren derginin ilk üç döneminde Ahmet Bayazıt, Nisan 1977′-den itibaren de Arif Ay sahibi ve sorum­lu yönetmeni görünmekle beraber der­giyi esas yöneten ve ona şekil veren. Emin Ziyaioğlu takma adıyla da yazan Nuri Pakdil olmuştur. İlk dört dönemin­de (1969-1974) düzensiz olarak birleşik çıkanlarla beraber otuz sekiz sayı, 1975-1984 yıllarını kapsayan beşinci dönemin­de ise her ay düzenli şekilde 119 sayı ya­yımlanmıştır.

Dergide özellikle edebiyatın önemi vur­gulanarak alanı zaman zaman kültür ve medeniyeti de içine alacak şekilde ge­niş tutulmuştur. İdeolojilerin insanı dış­tan, sanat ve edebiyatın ise içten etki­lediğine, milleti oluşturan fertleri bir arada tutma ve bütünleştirme görevini de yüklendiğine işaret edilmiştir. Temel­de daha önce Sezai Karakoç’un geniş boyutlarıyla ortaya koyduğu İslâm me­deniyetinin yeniden dirilişi tezine bağlı kalan dergide bu temel görüş “uygarlık yaklaşımıyla düşünmek, çağı uygarlık yaklaşımıyla yorumlamak” gibi ifadeler­le dile getirilmiş, sanat ve edebiyat İs­la mî bir anlayışla ele alınmıştır. Bundan dolayı Edebiyat bazı çevrelerce “yeni İs­lamcı akımın kümelendiği dergi” olarak nitelendirilmiştir.

Edebiyatta insanın bir medeniyetin ürünü olduğu fikrinden hareketle İslâm medeniyetiyte yoğrulmuş bir topluma ül­kü olarak Batıcılığın verilmesine karşı çı­kılmış, bunun bir yabancılaşma hareketi olduğu belirtilerek “yerli düşünce” çizgisini yeniden yakalamanın gereği üze­rinde durulmuştur. Yabancılaşmanın ede­biyatla geldiği ve yine bundan ancak edebiyatla kurtulmanın mümkün olaca­ğı savunulmuş, bunun şuurunda olan ve gereğini çağdaş anlayışla yerine getiren bir düşünür, sanatçı ve yazarlar kuşağı­nın yetiştiği, ortaya koydukları çalışma­larla bu durumun daha da belirginleşti­ği ifade edilmiştir.

Dergide okuyucunun, İslâm medeni­yeti coğrafyası İçindeki Ortadoğu ve Af­rika milletlerinin edebiyat ve kültür de­ğerleriyle bağ kurmasına ayrı bir önem verilmiş, bu sebeple Batı dilleri aracılı­ğıyla çağdaş Filistin, Suriye, Irak, Pakis­tan, Mısır. Libya, Cezayir, Fas, Tunus ve Nijerya gibi ülkelerin altmış kadar ede­biyatçısının şiir ve hikâyelerinden çevi­riler yayımlanmıştır. Ayrıca Yugoslav ve zenci şiirini tanıtıcı örneklere, Batı edebiyatlarından konuşma ve günlük türü ağırlıkta olmak üzere şiir ve hikâye çe­virilerine de yer verilmiştir. Dergide yer alan Necip Fazıl Kısakürek ve Türkolog Anna Masala İle yapılmış iki önemli ko­nuşma da dikkat çekicidir.

Edebiyat, şekilde ve dilde dönemi için alışılmamış bir görünüm ve üslûp orta­ya koymuş, dil konusunda o dönemin Türk Dil Kurumu çizgisindeki yenilikçi tutumu okuyucu tarafından yadırganmış ve İslâmî çevrelerden eleştiriler almış­tır. Derginin hedefleri arasında, kolaya kaçan hazır okuyucu dışında yeni bir okuyucu kuşağı yetiştirmek de vardır. İlk yıl büyük ebatta, daha sonra biraz daha küçük ebatta, normalde sekiz ve­ya dört, bazan on iki sayfa olarak yayım­lanan dergi kapaksız, görüntüsüz, fa­kat itina ile hazırlanmış bir sayfa düze­niyle çıkmıştır.

Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi