Dokunma

 

Gerçekte insan derisi en geniş duyu organıdır. Çünkü ortalama boydaki bir insa­nın 6-7 m2 deriye sahip olduğu söylenebilir. Deri, bir yandan çevreden gelen teh­likeli uyaranların vücuda girmesini engellemek ve vücut ısısını düzenlemek gibi fonksiyonlara sahipken diğer yandan yüzeyinde barındırdığı çeşitli türden uyarıcı­lar aracılığıyla çevresel uyaranlara tepki verirler. Derideki alıcı hücreler sinyalleri­ni önce beyinde medulla ve talamusa oradan da dokunma sonucu oluşan algıların oluşturulması için beynin somatosensori korteksine gönderir (bkz. Resim 4.1).

Derideki çeşitli alıcı hücreler, deriye ait duyumlar olarak adlandırılan basınç, ısı, dokunma ve ağrı ile ilgili duyuları ortaya çıkarırlar. Bu duyuları meydana geti­ren alıcı hücreler deride farklı seviyede bulunur ve eşit olmayan bir dağılım göste­rirler. Örneğin, parmak uçları diğer bölgelere göre çok daha fazla dokunma alıcı hücrelerine sahiptir. Bundan dolayı parmak uçları bedenin diğer bölümlerine gö-

re dokunmaya daha duyarlıdır،

Dokunma ile ilgili olarak araştırmacıları en çok cezbeden ise ağrı algısı olmuş­tur. Bunun nedeni insanlar ağrı durumlarında doktora gitmekte ve ağrı kesici ilaç­ları almaktadır. Ağrı ile ilgili olarak yapılan harcamanın ABD de 100 milyar doların üzerinde olduğunu söylenmektedir (Pesmen, 2006). Ülkemiz ile ilgili bu konuda veri olmamasına rağmen her evde ağrı kesicilerin bulunduğunu düşünürsek ağrı ile ilgili harcamaların ülke ekonomisine önemli yük getirdiğini söylemek herhalde yanlış olmaz.

Ağrı değişik türdeki uyaranlara verilen tepkidir. Deride meydana gelen bir ke­sik, çok parlak ışık, ^ksek şiddetteki ses ve benzeri durumlar ağrı meydana getir­mektedir. Ağrının oluşmasında hücrelerin yaralanması veya hasar görmesi söz ko­nusudur. Kaynak ne olursa olsun hücrede hasar meydana geldiği zaman kimyasal ileticiler ağrı mesajını beyine iletir. Araştırmacılar, ağrı algısını kapı kontrol kuramı (Melzack ve Katz, 2004) ile açıklamaktadırlar. Bu kurama göre omurilikteki “nöro­lojik kapı” olarak adlandırılan hücresel ağ, ağrı ile ilgili iletilerin beyne iletilmesini kontrol eder. Bazı başka nöronlar bu kapının kapanmasını sağlayarak ağrı deneyi­mini azaltmaktadır. Duygu durumu, önceki deneyimler, ağrının yorumu ve bağla- mm etkisi gibi psikolojik ve algısal faktörler ağrı durumunu etkilemektedirler.

Dokunma sistemi obje algısı açısından da önemlidir. Görme engelliler ve ışığın olmadığı karanlık ortamda bulunan diğer bireyler objeleri dokunma sisteminin fa­aliyetleri sonrasında tanırlar. Ellerin temas yoluyla üç boyutlu bir objeyi tanıma işlemine haptik algı denilir

،