DOĞAL HUKUK

 

DOĞAL  HUKUK

 

Her yerde ve her zaman
İçin geçerli, değiş­mez, en üstün ve en mükemmel olduğu ileri sürülen hukuk
kuralları bütününe doğal hu­kuk denmektedir. Belirli bir ülkede ve belirli bir
zamanda uygulanmakta olan hukuk kurallarından üstün olduğu, toplumun
sorunlarına en uygun çözümler getirdiği ve bu nedenle de

pozitif hukuk
kuralları üzerinde etkide bulun­duğu kabul edilmektedir. İnsan tabiatından
doğduğu savunulan doğal haklar, zaman ve mekâna bağlı olmadan her zaman için vardır
ve onlardan vazgeçilmesi, başkasına devredil­mesi mümkün olmayan temel hak ve
hürriyet­ler şeklinde belirmektedirler. Orta çağda Kili­se çevreleri, Yeni
Çağ’da İse hümanist filozof­lar tarafından savunulmuştur. Hugo Grotius
(Öİ.1645) ile Samuel Pufendorf (öi.1694) do­ğal hukuk fikrinin temsilcileridir.
Pratikteki hukuk, devletlerden ve toplumlardan önde geldiği savunulan doğal
haklara yaklaştıkça mükemmelleşmektedir. Yaşama, hürriyet ve eşitlik doğal
hakların başlıcaiarıdır. Çağdaş anayasalarda doğal haklar, temel hak ve hürri­yetler
kısmında düzenlenmekte ve bunlara atıflar yapılmaktadır. Doğal haklar, gerçek
bir varlığı olmadığı, teorisyenlerin zihninde yatan bir hukuk idealini
yansıttığı, savunanlar ara­sında görüş birliği bulunmadığı gibi bakımlar­dan
eleştirilmiştir. Özellikle pozitif hukuk sa­vunucuları, her yerde ve her zaman
geçerli bir hukuk bulunmadığı, sadece en iyi uygulanan bir hukukun
olabileceğini söylemişlerdir.

(SBA) Bk. Hukuk; İnsan
Haklan.