Diogenes (Apollonia’lı) Kimdir, Hayatı, Felsefesi, Hakkında Bilgi

22

Diogenes felsefeye, kendinden önce gelen ve bir doğacı filozof olan, Anaksimenes’in görüşlerini öğrenerek girmiştir. Anaksimenes gibi, Diogenes’e göre de varlığın kurucu ilkesi havadır (aer). Bütün varlık türleri bu ilkenin, yoğunlaşıp gevşeme yoluyla, değişmesinden oluşmuştur. Birçok sonsuz evren ve sonsuz bir boşluk vardır. Bu engin ve sınırsız boşluk içinde hava sıkışır, yoğunlaşır, gevşer, açılır ve böylece evrenlerle onların kapsadığı varlık türleri oluşur. Hava bütün evrenlerin, varlık türlerinin yaratıcı öğesidir. Yokluktan hiçbir nesne varolmadığı gibi varolan bir nesnenin yokolması da söz konusu değildir.

Diogenes’e göre yeryüzü yuvarlaktır ve evrenin ortasında durur. Yeryüzü bu biçimini havanın yoğunlaşması sonucu almıştır. Hava ısınınca genişler, gevşer, soğuyunca yoğunlaşır katılaşır. Hava sürekli bir devinim ve dönüşüm içindedir, olduğu gibi kalmaz. Bu nedenle duyular üzerindeki etkileri de değişiktir. Kurucu ilke olan havada düşünme yetisi (nous) vardır. Özdek, tin ve uzay havanın özünde bulunur. Özgürlük, gerekim gibi soyut kavramların kaynağı olan tin de havanın değişme-dönüşme sonucu varlığını sürdürdüğü bir nesnedir. Ancak tin havada vardır diye iki ayrı ilkenin bulunduğu söylenemez. Tin havadır ve hava ile birliktedir.

Düşünme olayı da havanın, dış nesnelerin duyulara yaptığı etkilerin doğal sonucudur. Hava, damarlarda dolaşan kanın içine girer, onun devinimini hızlandırır, böylece düşünme gerçekleşir. Bu nedenle düşünmenin odağı yürektir.

Diogenes’in birçok yapıtı olduğu söylenirse de, bunlardan, yalnız Simplikios’un aktardığı bölümler kalmıştır. Düşünceleri o aktarma yazılardan öğrenilmektedir.

• KAYNAKLAR: H.Diels, Fragmente der Vorsokratiker, 1960; D.Laertius, Leberı und Meinungen beriihmter pbilosophen, 1967.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi