Din Temelli Şiddet ve Terörizm Sorunu

Din Temelli Şiddet ve Terörizm Sorunu

Terörü etkin bir araç olarak kullanan El Kaide bugün küresel bir şiddet hareke­ti haline gelmiş bulunmaktadır. Adını 11 Eylül 2001 yılında Amerika’daki Dünya Ti­caret Merkezi’ne karşı giriştiği uçak saldırılarıyla duyuran El Kaide örgütü en bü­yük düşman olarak Amerika’yı tanımlamış ve Amerika’ya karşı dünyanın her yerin­de savaş ilan etmiştir. El Kaide sadece Amerika’yı değil, aynı zamanda Amerika’nın müttefiklerini de düşman kategorisi içinde görmekte ve fırsat bulduğunda onlara karşı da eylemlerde bulunmaktadır. El Kaide terör örgütü bu bağlamda Türkiye’de, İspanya’da, İngiltere’de, Mısır’da, Pakistan’da, Irak’ta ve Hindistan’da çeşitli intihar eylemlerinde bulunmuş ve bu eylemlerde binlerce sivil insanın ölümüne yol aç­mıştır. El kaide genel olarak ses getirici intihar eylemlerini bir araç olarak seçmiş­tir. 11 Eylül olaylarında kaçırdığı uçakları, içindeki yolcularla birlikte Dünya Tica­ret Merkezinin bulunduğu ikiz kulelere çarparak kulelerin yıkılmasını ve içindeki binlerce sivil insanın ölümünü sağlamıştı. Diğer ülkelerde gerçekleştirdiği intihar olaylarında ise bomba yüklü arabaları canlı bombacılarla birlikte infilak etme yön­temini kullanmıştır. El Kaide’nin Amerika’yı baş düşman olarak ilan etmesinin en önemli nedeni İsrail’e vermiş olduğu desteğin yanı sıra, Batılı değerleri temsil eden en büyük küresel güç olmasıdır.Radikal dinî grupların genel bazı ortak özelliklere sahip oldukları görülmektedir. Bunlardan birincisi tüm radikal gruplar mutlak ve tek bir hakikate inanırlar. İkin­cisi, tüm radikal inanç grupları kendi hakikatlerine karşı çalışan, yarışan ve müca­dele eden bir gücün bulunduğuna inanırlar. Bu bakımdan radikal gruplar kendi karşıtlarını şeytanlaştıran bir dil ve inanç geliştirirler. Son olarak tüm radikal grup­lar inançlarını değişik araçları kullanarak yaygınlaştırmaya çalışırlar. Bu gruplar her tür kültürel, sosyal, ekonomik ve siyasal araçları bu amaçla kullanırlar. Radi­kal anlayışlar iktidarda oldukları zaman devletin gücünü kullanarak kültür ve eği­tim yoluyla ideolojilerini tüm topluma dayatmaya çalışırlar. Ancak muhalif ve za­yıf konumda bulundukları zamanlarda ise şiddete ve teröre başvurmaktan çekin­mezler. Bugün Amerika’da, Hindistan’da, İsrail’de görülen radikal dinî grupların çoğu devletleriyle bir şekilde bütünleştikleri için görünür şiddet üretmeden ide­olojilerini yaymaktadırlar. Oysa İslam dünyasında radikal gruplar genel olarak mu­halif ve zayıf konumda bulundukları için inançlarını şiddet ve terör yoluyla yayma yoluna gitmektedirler. Bunun tipik örneklerinden birini El Kaide terör örgütü oluşturmaktadır.