Dimitri Sergeyeviç Aniçkov Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

ANİÇKOV, Dimitri Sergeyeviç (1733-1788)

Rus düşünür ve eğitimci. Dinsel inançların doğal kökenleri sorununu incelemiştir.

Kazan’da doğdu. Moskova’da öldü. İlk gençlik dönemi ve ailesi konusunda yeterli bilgi yoktur. Öğrenimini tamamladıktan sonra 1770’lerde Moskova Üniversitesi’nde matematik, felsefe ve fizik okuttu. Matematik, fizik ve geometri dalında yazdığı kitaplarla geniş bir ün sağladı.

Incil’de geçen doğaüstü olaylara eleştirici bir gözle bakması nedeniyle üniversitedeki tutucu öğretim üyeleriyle anlaşmazlığa düştü; kilisenin suçlamaları sonucu hakkında soruşturma açıldı. 20 yıl süren bu yargılama, ölümünden bir kaç ay önce sonuçlandı. Bir söylentiye göre, dinle ilgili eleştirilerini içeren yıkıcı ve ahlaka aykırı görülen kitapları Moskova Meydanı’nda yakıldı.

Aniçkov, 13.yy Avrupa Aydmlanmacıları gibi dinde doğmacılığa ve skolastik düşünce yöntemine karşı çıktı. Dinle ilgili inançların doğal kökenini bulmaya çalıştı.

Aniçkov’a göre, inançların da kaynağı doğa olaylarıdır. Uygarlığın yeterince gelişmediği çağlarda yaşamış ilkel insanların, nedenlerini bilemedikleri doğa olaylarını birtakım gizli, doğaüstü güçlere bağlamaları, aradan geçen uzun süreler içinde birer geleneğe dönüşmüştür. Bu gelenekler yaygınlaşarak genel
geçerlik kazanmış, değişmez bir inanç varlığı olmuştur.

Bilginin kaynağı doğa ve doğa varlıklarından sağlanan duyumlardır. Gerçek olan özdek ve duyu verileriyle bu özdekten alman izlenimlerdir. Duyumlardan kaynaklanmayan inanç varlıklarının gerçekliği, geçerliği söz konusu değildir. Düşünme yeteneğinin oluşturduğu kavramlar da duyu verilerinden kaynaklanır. Doğal nesneler dışında kalan inanç varlıklarını gerçek saymak, insan doğasına aykırıdır.

Ona göre Descartes, Leibniz gibi, bilginin kaynağını insan usunun özünde, doğuştan bir varlık olarak yorumlayan bilgilerin kuramı doğru değildir. Doğuştan bilgiyi, usun deneyden gelmeyen verilerden oluşturduğu ileri sürülen bilgiyi ve bu tür bilgiyle ilgili kavramları gerçek sayan görüş doğru olamaz. Ayrıca Leibniz-Wolff felsefesinde kaynağını bulan tanrısal evren uyumu kuramı da geçerli değildir. Ruh ölümsüzdür, evren yaratıldıktan sonra kendi yasalarına göre varlığını sürdürür.

Aniçkov’un ruh ve evrenin yaratılışı konusundaki görüşlerini kilisenin baskısı sonucu ortaya attığı söylenir.

Rus düşüncesinde özdekçiliğin öncülerinden sayılan Aniçkov’un ruh ile evrenin yaratılışı konusundaki görüşleriyle çelişkiye düştüğü ileri sürülürse de, kendinden sonra gelen özdekçi Rus aydınları üzerinde etkisi büyüktür.

•    YAPITLAR: Filosofieçeskoye rassujdeniye o naçale i proizşestvii bogopoçitaniya u razmh, a osablivo nevejest-vennih narodov, 1769, (“Özellikle İlkel, Çeşitli Halklarda Tanrı İnancının Temeli ve Oluşması Üzerine Felsefi Düşünceler’’); Slova o Svoystvah Poznaniya Çeloveçeskovo, 1770, (“İnsan Bilincinin Özellikleri Üzerine”); Slovo o Raznh Priçinah, 1774, (“Çeşitli Nedenler Üzerine”).

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi