Detlev Claussen – Son Deha

Detlev Claussen – Son Deha

Theodor W. Adorno

Detlev
Claussen 1948’de Hamburg’da doğdu. …öğrenimi sırasında Adorno’nun öğrencisi
oldu.

Bu kitabın
amacı, Adorno’nun metinlerini konuşturmak ve onları…

…özgün
halleriyle öne çıkarmaktır.

11 Eylül
1903 doğumlu Adorno, 6 Ağustos 1969’da hayata huzurla gözlerini yumdu. (s. 13)

“Adorno’yu
temsil edecek ya da onun adına konuşacak tek kişi yoktur.” Marcuse (s. 14)

(Mendelssohn)
Felix’in teyzesi Dorothea Veit (daha sonra Schlegel soyadını alacaktır)…

Şiir ve
Hakikat’i okumuş olmak, burjuva kültürünün temelini oluşturuyordu. (s. 16)

Goethe’nin
kendisi de kitabın önsözünde biyografi yazmanın olanaksızlığından söz ediyor…
(s. 17)

Goethe, Eissler’in
mükemmel analizinde, “insanoğlunun evrenini ya da bu evrenin bir kısmını
anlamlı ve daha önce benzeri olmayan bir biçimde yeniden yaratma yetisine sahip
insanlar kategorisinde” yer alan deha örneğidir. Bu tanım gerçekten de Adorno
için de geçerlidir. (s. 19)

“Umutsuzlukta
hep bir dönüşsüzlük vurgusu bulunur; ama durum düzelemeyecek olduğu için
değildir bu, çürüyüş geçmişi de kendi girdabına çektiği içindir.” Adorno (s.
20)

Deneyimin
yitirilmesi deneyimi
, eleştirel teorinin ilk motiflerinden biriydi… (s.
21)

…dehşet
verici olan, insanın gelecek kuşaklarının olmamasıdır. (s. 24)

…umutsuz
ölen kişi bütün ömrünü boşuna yaşamıştır. (s. 27)

Büyülü bir
çocukluğa sahip olmak güçsüzlerin gücüdür. (s. 28)

Sadece
çocukluğumu geçirdiğim yere geri dönmek istedim ve beni buna iten, insanın
yaşamda gerçekleştirdiklerinin, çocukluğunu değiştirerek telafi etme çabasından
başka bir şey olmadığı duygusuydu. (s. 29/30)

…dileklerini
erteleyenler, elle tutulacak kadar yakın olan mutluluğu göremeyen karamsarlardır.
(s. 36/37)

(Benjamin,
Horkheimer, Müzik)

Tamamen
kuramsal (politik) ve sanatsal –özellikle de müzik yoğun- bir ortamda büyüdüm.
(s. 150)

(Müzik,
Thomas Mann, ABD, Fritz Lang)

On
dokuzuncu yüzyılda Almanlar düşlerinin resmini yaptılar; sonuç her zaman
sebzeydi. Fransızlarınsa bir sebze resmi yapmaları bile yetiyordu, ortaya
çıkanın bir düş olması için. (s. 292)

…insan
somut olarak kendisiyle ilgili ne kadar iddialıysa ve kendini ne kadar önemli
buluyorsa, bunları görgül olarak kendisine ve yaptıklarına o kadar az
yansıtmalıdır. (s. 354)

“Sanat
felsefesi denen şeyde genellikle birinden biri eksiktir; ya felsefe ya da sanat”
Schlegel (s. 403)

Yeni olan
yeninin kendisi değil yeniye olan özlemdir.

Ütopya olan
şey, varolanın olumsuzudur ve ama ona bağımlıdır. (s. 410)

“Tanrı ve
azizler felsefe yapmaz.” Platon (s. 434)



1924 yılında Frankfurt Üniversitesi’nden Edmund Husserl’in fenomenolojisi hakkında yazdığı doktora teziyle mezun oldu.
1925 yılında Avangard besteci Alban Berg’in yanına gitti. Arnold Schönberg’in müziğine odaklandı.
1927’de Aşkın Zihin Teorisinde Bilinç Kavramı başlıklı profesörlük tezinden uzaklaşmaya başladı.
Enstitü dergisinde Kierkegaard hakkında bir dizi yazı yayınladı. Profesörlük tezi de Kierkegaard hakkında oldu: Kirkegaard, Estetiğin İnşaası
Hitler’in iktidara gelmesinden sonra gönüllü sürgüne çıktı.
1934-1937 yılları arasında İngiltere’de Oxford Üniversitesi’nde çalıştı.

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1934’te New
York’a taşındı. 

1937’de Margaret Karlpus (Gratel) ile evlendi.
1937-1940 yılları arasında ABD’de Princeton Üniversitesi’nde çalıştı.
1942’de ismindeki “W” / Wiesengrund ifadesini gizledi.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında Almanya’nın yeniden inşasına katıldı.

Türkçeleştiren:
Dilman Muradoğlu

Yapı Kredi
Yayınları, Ocak 2012