Dede Paşa Bayburdi Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi

28

Dede Paşa, (1884-1974) Son devir Nakşibendî-HâHdî şeyhlerinden.

Bayburt’un Aşağı Lori (Yazıbaşı) köyün­de doğdu. Asıl adı Musa’dır. Büyük de­desinin adına izafeten Dede Paşa adıy­la şöhret buldu. Babası İzni Ağalar diye anılan, misafirperverlikleriyle meşhur bir aileye mensup olan Hacı Hüseyin Efen­di, annesi Seyyidler lakabıyla tanınan bir aileden Gülhanım’dır.

Küçük yaşta yetim kalan ve geniş bir arazinin vârisi olan Mûsâ, dayısının ya­nında büyüdü. Sıbyan mektebini ve rüş-diyeyi bitirdi. Bu arada dinî tahsilini ta­mamladı. On sekiz yaşlarında iken Nak-şibendiyye tarikatının Hâlidî koluna men­sup Erzincanlı Şeyh Beşir (Buyruk) Efendi’ye intisap etti. Tarikat silsilesi Mu-hammed Sâmî. Abdurrahman Tâgî, Seyyid Sıbgatullah Arvâsî, Seyyid Tâhâ yo­luyla Nakşibendiyye’nin Hâlidiyye kolu­nun kurucusu Hâlid el-Bağdâdfye ula­şır. Beşir Efendi. Doğu Anadolu’da yay­gın bir şöhrete sahip olan Muhammed Sâmî Efendi’nin halifesidir. Muhammed Sâmî, 1300 (1883) yıllarında Erzurum’un Hınıs ilçesinde muallim olarak çalışırken şöhretini duyduğu Abdurrahman Tâgî1-yi tanımak için Nurşin’e giderek kendi­sine İntisap etti. 1886 Ekiminde Abdur­rahman Tâgî tarafından irşad için Erzin­can’a gönderildi. Kırtloğlu adıyla anılan tekkeyi kurarak Erzincan ve yöresinde irşad faaliyetlerine başlayan Muhammed Sâmî, Hâlidiyye’nin Doğu Anadolu’dan İç Anadolu’ya kadar yaygınlık kazanmasını sağladı. Râbıta-i Nakş-i Hayâl adlı bir divanı bulunan Salih Baba (ö. 1906) başta olmak üzere birçok mürid yetiştirdi.

Dede Paşa Beşir Efendi’ye intisap et­tikten sonra sürekli onun yanında ve hiz­metinde bulundu. Erzincan’ın Ruslar ta­rafından işgal edilmesi üzerine (1917) Tokat’ın Zile ilçesine gitti ve kısa bir sü­re burada kaldıktan sonra Erzincan’a döndü. Beşir Efendinin vefatından son­ra (1932) kırk yıldan fazla bir süre şeyh­lik yaptı. Soyadı Kanunu çıktığında Baştürk soyadını aldı. Her yıl arazisinden el­de ettiği gelirin büyük bir kısmını ihva­na verilmek üzere Erzincan’daki Kırtıloğlu Tekkesi’ne bırakırdı. Kışın Bayburt’un merkezinde San Konak adıyla anılan evinde mürid, misafir ve ihtiyaç sahip­lerine kapılarını açar, yaz aylarında Bay­burt’un Aşağı Lori köyündeki arazisiyle ilgilenirken irşad faaliyetlerini de sürdü­rürdü. Dede Paşa 1950’den sonra Tür­kiye’nin bütün yörelerini gezerek çok sa­yıda müntesip edindi. Bunun sonucu ola­rak başta Erzincan. Erzurum. Bayburt, Gümüşhane olmak üzere İstanbul, An­kara, İzmir, Bursa gibi büyük merkez­lerde halifeleri ve müntesipleriyle irşad faaliyetini yaygınlaştırdı. Dede Paşa ve­fat edince Erzincan Terzi Baba Mezarlığı’na defnedildi. Silsilesi ölümünden son­ra halifesi Abdürrahim Reyhan tarafın­dan sürdürülmektedir.

Tevazuu, şeriata bağlılığı ve cömertliğiyle sohbetlerine katılan hemen herkesi etkileyen Dede Paşa, kendisini ziyarete gelenlere ve müridlerine söylediği, “Sizler bizim büyüğümüzsünüz, biz size hizmet etmekle şeref kazanırız” sözleri ve bu sözlere uygun tavırlarıyla çok büyük say­gı gördü. Ona göre tasavvuf Allah’ı bil­mek, Allah’ı bulmaktır. Allah nasıl bulu­nursa O’nu öylece aramak icap eder.

Diyanet İslam Ansiklopedisi