Damat Hasan Paşa -Moralı- Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi

32

Damad Hasan Paşa (ö. 1125/1713) Osmanlı sadrazamı.

Aslen Moralı’dır. 1713 yılında altmış yaşlarında öldüğüne göre XVII. yüzyılın ikinci yarısı başlarında doğduğu tahmin edilebilir. IV. Mehmed’in kızı, II. Mustafa ve III. Ahmed’in kız kardeşi Hatice Sultan’la evli olduğundan damad ve bazan da enişte unvanlarıyla anılır. Osmanlı sa­rayına ne zaman girdiği belli değildir. Bir ara, IV. Mehmed devri Dârüssaâde ağa­larından Yûsuf Ağa’nın yazıcılığını yaptı. Daha sonra çuhadarlık ve silâhdarlık görevlerinde bulundu ve II. Süleyman’ın cülusu sırasındaki olaylara katıldı. Yeni padişahı Sofa Köşkü’nden alarak Arz Odası önüne götüren ve bura­da hazırlanan tahta oturtanlardan biri oldu. Bu hiz­metine karşılık 12 Kasım 1687 tarihinde vezirlikle Mısır valiliğine tayin edildi. Bu tayinde Kızlar Ağası Yûsuf Ağa’nın önem­li rolü olmuştur.

1690 yılında Musâhib Mustafa Paşa’dan dul kalan Hatice Sultan’la evlendi. Mısır valiliği sırasında eski Dârüssaâde ağası ve velinimeti Yûsuf Ağa’nın malla­rını zaptederek kuleleriyle cariyelerini sattığı için gözden düştü. Yeni Dârüsaâ-de Ağası Uzun Süleyman Ağa’nın da mu­halefeti sonucu Mısır valiliğinden alındı. Ardından Sakız muhafızlığında bulunduy­sa da zamanında yeterli yardım alama­yınca bu adanın Venediklilerde işgaline engel olamadı (21 Eylül 1694); Çeşme ve İzmir üzerinden Anadolu’ya geçti. Daha sonra Edirne’ye çağrılarak Edirne Sarayı’nın kapı arasında gözaltına alındı, fa­kat iki ay kadar sonra serbest bırakıldı. Ardından Azak muhafızlığına gönderildi. 28 Nisan 169S’te rikâb-ı hümâyun kay­makamlığına getirildi; beşinci vezirlikle Kubbealtı’na alındı ve padişah tarafın­dan serâser kürkle taltif edildi.

II. Mustafa’nın 169S-1697 yıllarındaki Avusturya seferleri sırasında Edirne mu­hafızlığı yaptı. Amcazade Hüseyin Paşa’-nın Macaristan seferine Halep beylerbe­yi olarak katıldı; Karlofça barış görüşme­lerinde de bulundu. Seferden dönünce ikinci vezirlikle sadâret kaymakamlı­ğına getirildi. 1703 Edirne Vak’ası sıra­sında hükümet kuvvetlerinin yanında yer aldı; III. Ahmed’in tahta çıkmasında önemli rol oynadı ve ona ilk biat edenler­den biri oldu. 1703 Eylülünde valide sultan ve harem halkıyla birlikte İstanbul’a döndü.

8 Receb 1115 (17 Kasım 1703) tarihin­de sadrazamlığa getirilen Hasan Paşa. sadâretinin ilk yıllarında âsi elebaşlarını bertaraf etmek ve III. Ahmed’in otorite­sini sağlamakla uğraştı. Hasmı Dârüssa­âde Ağası Süleyman Ağa’nın şikâyetleri üzerine 28 Cemâziyelevvel 1116’da (28 Eylül 1704) sadrazamlıktan alınarak bir süre İzmit’te mecburi ikamete tâbi tu­tuldu. 15 Eylül 1707’de ikinci defa Mısır; iki yıl sonra da Trablusşam valiliğine ta­yin edildi. 1712 yılı başlarında Anadolu’da eşkıya teftişiyle meşgul oldu ve aynı yıl içinde Anadolu, birkaç ay sonra da Rakka beylerbeyiliklerine getirildi. Rebîülâhir 1125’te (Mayıs 1713) burada vebadan öldü.

Kaynaklarda cömert, yardım sever, din­dar, cesur ve bilgili bir devlet adamı ola­rak geçen Hasan Paşa Naîmâ’nın ünlü tarihiyle de ilgilenmiş ve ondan telife devam et­mesini istemiştir.

İstanbul’da Üsküdar’da Doğancılar sem­tinde Nasûhî Tekkesi ile bu tekkenin dı­şında bulunan çeşme Hasan Paşa tara­fından yaptırılmıştır. Hasan Paşa’nın ay­rıca Antalya’da Bakras civarında Kara-morta’da cami, imaret ve han gibi bazı eserleri daha vardır.

TDV İslâm Ansiklopedisi