Çivizade Mehmed Efendi Kimdir, Hayatı, Dönemi, Hakkında Bilgi

20

Çivizâde Mehmed Efendi, (ö. 995/1587) Osmanlı şeyhülislâmı.

937 (1530-31) yılında İstanbul’da doğ­du. Şeyhülislâm Çivizâde Muhyiddin Mehmed Efendi’nin oğludur. 950’de (1543) babası ile birlikte hacca gitti. Döndükten sonra Pervîz Efendi, Taşköprizâde Ah-med Efendi. Karesili Hasan Efendi, Malul Emîr Efendi’den ders aldı ve 959 (1552) yılında Abdurrahman Efendi’den mülâzim oldu. 1557-1564 yıllan arasında Ka­sımpaşa, Mihrimah Sultan, Sahn-ı Semân, Ayasofya ve Süleymaniye medreselerinde müderrislik yaptı. Daha sonra kadılı­ğa geçerek 1569’da Sam, bir yıl sonra Mısır, 1572’de Bursa, ardından Edirne ve 1575’te de İstanbul kadısı oldu. Ay­nı yıl Anadolu kazaskerliğine, 1577 ve 1581 “de iki defa Rumeli kazaskerliğine tayin edildi. 21 Ocak 1582 tarihinde Mâlulzâde Mehmed Efendi’nin yerine şeyhülislâmlığa getirildi. Beş yıl üç ay kadar bu makamda kaldıktan sonra 6 Mayıs 1587’de vebadan öldü ve Eyüp’te baba­sının yanına defnedildi. İstanbul Zeyrek’te bir cami ile medrese, Şehremini’nde bir mescid yaptırdığı bilinmektedir.

Sağlam bir kişiliğe sahip olan Çivizâde’nin. şeyhülislâmlığı döneminde çeşit­li siyasî ve içtimaî olaylara katıldığı, bun­lara dair fetvalar verdiği kaynaklarda belirtilmektedir. Sadrazamların şeyhülis­lâmları ziyareti ilk defa 1584’te, Sadra­zam Özdemiroğlu Osman Paşa’nın pa­dişah emriyle Çivizâde’yi ziyaret etme­siyle başlamış ve daha sonra bu teamül haline gelmiştir. Sülüs ve nesih yazıda usta bir hattat olan Civizâde’nin fetva­larında gösterdiği dikkat ve fetva met­ninin hazırlanmasındaki titizliği övülmüş­tür. Nev’îzâde Atâî biyografisini verirken kendisinin yakınında bulunduğunu, ilmi ve dürüstlüğü ile örnek bir âlim oldu­ğunu belirtir. Teamül gereği muayyen süreler için tayin edilen kadıların “tevkît” adıyla görevlerinde yapılan kısıntı­lardan dolayı mağdur edilmeyip bunun daha sonra değerlendirilmesi usulü ilk defa Çivizâde’nin zamanında uygulan­mıştır. Ayrıca askerî* lerin terekelerinin taksiminden dolayı alınacak ücretlerde düzenlemeler de onun döneminde ya­pılmıştır.

Nuruosmaniye Kütüphanesi katalo­gunda ve buna dayandığı anlaşılan bazı araştırmalarda Çivizâde’ye atfedilen Mecmû’atü’l-fetâvd’nın (Fetâuâ), babasına ait aynı adı taşıyan eserin bazı nüshalanyla yapılan karşılaştırıl­ması sonucunda kitabın babası Muhyid­din Efendi’ye ait eserin eksik bir nüsha­sı olduğu anlaşılmıştır. Nuruosmaniye Kütüphanesi’nde kendisine at­fedilen Zübdetü Fetâvâ Kâdîhân’ın ona aidiyeti ise, Keşfü’z-zunûn’da Fetâvâ Kâdîhârim meselelerinin Muhammed b. Mustafa es-Sûff tarafından tertip edil­diği ve eserde bunun Çivizâde Mehmed b. Şeyhülislâm Mehmed’in (ö. 995) iste­ği üzere yapıldığı şeklinde kaydedilen bil­gi (II, 1227) göz önüne alındığında doğ­ru olmalıdır. Kâtib Çelebi. Mehmed Efendi’nin İbn Nüceym’e ait el-Eşbâh ve’n-nezâ ‘ire bir talikat yazdığını da haber vermektedir.

Diyanet İslam Ansiklopedisi