Cezzar Ahmed Paşa Camii Tarihçesi, Mimari, Özellikleri, Hakkında Bilgi

22

Cezzâr Ahmed Paşa Camii, Akkâ’da XVIII. yüzyıl sonuna ait cami.

Bugün İsrail sınırları içinde kalan eski Osmanlı vilâyeti Akkâ’nın Cezzâr Ahmed Paşa (ö. 1804) tarafından medrese, ha­mam, çeşme ve sebil gibi eserlerle imar edilişi sırasında 1196 (1781-82) yılında yaptırılmıştır. 1897’de büyük bir onarım geçiren ve halen Akkâ’daki en büyük ca­mi olan yapı, kale içinde Sûkulebyaz’ın sonunda yer almaktadır. Medrese, kü­tüphane, şadırvan ve türbe ile birlikte külliye düzeni gösterir.

Tek kubbeli ve merkezî planlı olan ca­minin harimine beş sivri kemerli, altı sütunlu bir son cemaat yerinden geçilerek girilir. Son cemaat mahallinin üstünü kapatan beş kubbeden ortadaki büyük, diğerleri küçüktür. Kare şeklindeki ana mekân, içten yüksek sivri kemerlere otu­ran büyük bir kubbe ile örtülüdür. Mun­tazam kesme taş örgülü dış cephelerde kubbenin oturduğu sivri kemerler bü­yük birer niş olarak belirtilmiş ve içleri­ne altta iki sıra. üstte bir fevkanî olmak üzere pencereler yerleştirilmiştir. Du­varlar en üstte binayı dolaşan bir silme ile sınırlanmakta, bunun üzerinde kü­çük payandalarla desteklenen ve pen­cereli bir kasnağa oturan kurşun kap­lamalı kubbe yükselmektedir. Caminin içinde görülen ve onarım sırasında bazı değişikliklere uğradığı anlaşılan süslemeler daha çok barok özelliktedir. Sağ köşede son cemaat yerine bitişik olarak inşa edilen ince ve yüksek minare son derece zarif olup sade görünümlüdür-, külahı kurşun kaplamalı, şerefesi demir parmaklıklıdır.

Caminin içinde bulunduğu dikdörtgen planlı avlu üç tarafından, kubbeleri Sur ve Kayseriye’den getirilen mermer ve granit sütunlar üzerine oturtulan revaklarla çevrilmiştir. Revakların arkasında içenden tek katlı, dışarıdan çift katlı gö­rünen bir sıra oda bulunmakta ve dışarıdakilerin alt katlan dükkân olarak kul­lanılmaktadır. Avlunun bir köşesinde bu­gün Ahmediye adıyla bilinen medrese -kütüphane yer almakta ve halen yazma eserler açısından büyük önem taşımak­tadır. Kuzeybatı köşesindeki bir oda da Cezzâr Ahmed Paşa’nın türbesi olarak düzenlenmiştir. Müdevver merdivenle çı­kılan avlunun kuzeydeki cümle kapısı ile son cemaat yeri arasında sağ tarafta soğan kubbeli zarif bir şadırvan bulun­maktadır.

Diyanet İslam Ansiklopedisi