Cemal gürsel Nedir Ne Demek, Anlamı, Hakkında Bilgi

34

Cemal gürsel nedir? Türkiye Cumhuriyetinin dördüncü cumhurbaşkanı. 1895 yılında Erzurum’da doğdu. Subay bir babanın oğlu olup, aslen Erzurumludur. Çocukluk ve ilköğretim hayatı orduda geçti. Orta öğrenimini Erzincan’da, lise öğrenimini Kuleli Askeri Lisesinde yaptı. Cemal Gürsel, öğrencilik sıralarından beri, arkadaşlarını koruması, onlara ağabeylik etmesiyle tanınmıştı. Kuleli’ye geldiğinde 17-18 yaşlarında, adını sorduklarında, “Bana Erzincan’da Ağa derlerdi!” demesi onu kısa zamanda sınıfın Ağası yapmıştı. Bundan sonra hep “Cemal Ağa” diye anıldı Birinci Dünya Savaşında asteğmen rütbesiyle, Çanakkale’de ve Filistin cephesinde topçu subayı idi. Kurtuluş Savaşına teğmen rütbesiyle katıldı. Harpten sonra, Filistin cephesinden tanıdığı bir silah arkadaşının kızkardeşiyle evlendi. Daha sonra Harp Akademisine girdi ve 1929 yılında kurmay subay oldu. Komuta kademelerinde yükselerek kendi doğum yeri olan Erzurum’da bulunan Üçüncü Ordu Komutanlığına getirildi. 1959 yılı Eylül ayında Türk ordusunun en yüksek kademelerinden olan Kara Kuvvetleri Komutanlığına tayin edildi. Savunma Bakanı Ethem Menderes’e uyarı ve tekliflerde bulunan bir mektup verdiği için, Nisan 1960’ta, iki ay sonradan geçerli olmak üzere emekliye sevkedildi. 3 Mayıs 1960’ta veda ederek İzmir’e gitti. Cemal Gürsel, 27 Mayıs 1960’ta yapılan ihtilalin liderliğine getirildi ve Milli Birlik Komitesi Başkanı ve Başvekil oldu. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 26 Ekim 1961 günü yapılan seçimde, katılan 607 senatör ve milletvekilinden 434 oy alarak dördüncü Cumhurbaşkanı oldu. Sağlık durumu gün geçtikçe bozulmasına rağmen 22 Şubat-21 Mayıs silahlı darbe girişimlerinin yapıldığı buhranlı devrede büyük gayret gösterdi. Bu gayret ve çalışmalarından 15 Mart 1963’te hastalığı arttı. Birkaç hafta tedavi gördü. Fakat tamamen iyileşemedi. Bu durumu 1965 sonuna kadar devam etti. Doktorların müşterek kararı ile Amerika’ya tedaviye gitmesine karar verildi. 2 Şubat 1966 günü Amerika’ya gitti. 53 gün tedavi gördükten sonra iyileşmesinden umut kesilince, 26 Mart 1966’da yurda döndü. Tedavisine Gülhane Askeri Tıp Akademisinde devam edildi. 14 Eylül 1966 günü ani beyin kanamasıyla öldü.