Celula Savaşı Tarihi, Tarafları, Sonuçları, Hakkında Bilgi

Celûlâ Savaşı, Hz. Ömer devrinde Irak’ta Müslümanlarla Sâsânîler arasında cereyan eden meydan muharebesi.

Bağdat’ın bir nahiyesi olan Celûlâ Dic­le nehrinin doğu tarafında aynı adı taşı­yan ırmağın kenarında, Sevâd ile İran arasında ve Horasan yolu üzerinde ku­rulmuştur. Hânikîn’den yaklaşık 40 km., Medâin’den de 180 km. uzaklıktadır.

Celûlâ Hz. Ömer zamanında Sâsânîler’e karşı müslümanların kazandıkları büyük bir meydan muharebesi dolayısıy­la meşhur olmuştur. Kâdisiye Savaşfnda yenilen ve Medâin şehrini müslümanlara teslim etmek mecburiyetinde kalan Sâsânî kuvvetleri, Hulvân’a sığınan Kis-râ Yezdicerd’in teşvikiyle Celûlâ’da top­lanmışlar, etrafına hendek ve siperler kazarak ve barikatlar kurarak şehri tah­kim etmişlerdi. Kisrâ, Hulvân ve Cibâl’den asker ve silâh göndermek suretiyle bu ordusuna destek sağlamaya çalışı­yordu. Ordunun kumandanı, Kâdisiye Savaşı’nda öldürülmüş olan başkumandan Rüstem’in kardeşi Hurrezâd idi.

Düşmanın hazırlıklannı öğrenen Irak cephesi başkumandanı Sa’d b. Ebû Vakkâs, nasıl hareket edeceğini bir mektup­la Halife Hz. Ömer’e sordu. Halife verdi­ği cevapta kendisinin yerinde kalmasını ve onların üzerine bir ordu göndermesi­ni emretti. Bunun üzerine Sa’d b. Ebû Vakkâs 12.000 kişilik bir orduyu, yeğe­ni Hâşim b. Utbe b. Ebû Vakkâs’m kumandasın­da Celûlâ’ya şevketti.

Sağ kola Hucr b. Adî el-Kindi’yi, süva­rilerin başına Amr b. Ma’dîkerib’i, piya­delerin başına da Tuleyha b. Huveylid’i getiren Hâşim Celülâ’yı kuşattı. Savaş için ciddi hazırlık yapmış olan Sâsânî as­kerleri siperlerinden çıkarak âni baskın­larla İslâm ordusuna saldırıyorlar, sonra da geri çekiliyorlardı. Çok şiddetli çar­pışmalardan sonra müslümanlar büyük bir hamle ile Sâsânî ordusunu mağlûp ettiler ve birçok ganimet ele geçirdiler. Ordusunun Celûlâ’da bozguna uğradığını öğrenen Yezdicerd Hulvân’dan ayrılarak Rey’e gitmek mecburiyetinde kaldı. Hâ­şim b. Utbe askerlerinin bir kısmını düş­manı takibe gönderdi; kendisi de Hulvân’a girdi.

Seyf b. Ömer’in Taberî tarihindeki ri­vayetleri başta olmak üzere bazı tarih­çiler Celülâ Savaşı’nın 16 yılı Zilkade ayı başında meydana geldi­ğini kaydederken Halîfe b. Hayyât bu muharebeyi 17 yılı olayları arasında an­latır. Ayrıca Seyf’in 17 yılına ait bir riva­yeti yanında 19 yılını zikreden bir başka haberini de nakleder.

Celûlâ Savaşı’yla müslümanlar bir ta­raftan bu şehri ve Hulvân’ı ele geçirir­lerken diğer taraftan da Kâdisiye’den sonra Sâsânîler’e büyük bir darbe daha vurmak suretiyle Dicle Sevâdı’ndaki böl­gelerin fethini tamamlama imkânını el­de etmişlerdir.

Selçuklu Sultanı Melikşah’ın (1072-1092), bugün Kızılribât İstasyonu’nun bu­lunduğu yerde kervansaray olarak da kullanılmak üzere yaptırdığı ribât (Ribât-ı Celûlâ) kervanların uğrak yeri ol­muştur.

İfrikıye’de (Tunus) Kayrevan’a yakla­şık 38 km. uzaklıkta Celûlâ adlı bir baş­ka tarihî şehir daha vardır. Muâviye b. Hudeyc’in ordusunda bulunan Abdülmelik b. Mervân tarafından Muâviye b. Ebû Süfyân’ın hilâfeti sırasında fethedilen ve bugün harabe halinde olan şehir Ayni-celûlâ diye bilinmektedir.

Diyanet İslam Ansiklopedisi