Çelebi Abdülkadir Hamidi Kimdir, Hayatı, Hakkında Bilgi

33

Çelebi Abdülkadir Hamidi (ö. 955/1548) Osmanlı şeyhülislâmı. Hamîd sancağına bağlı İsparta’dan Mehmed Efendi’nin oğludur. Buraya nisbetle Hamîdî veya İsparta Çelebisi diye tanınmıştır. Çeşitli hocalardan oku­du-, Kara Seyyidî Efendi’den mülâzım oldu. Zeyrekzâde Rükneddin Efendi’ye intisap ederek Bursa Sultan Medresesi’nde  onun yardımcılığında   bulundu.

Bir müddet sonra Kanunî Sultan Süley­man’ın yakınlarından Mustafa Ağa’ya özel dersler verdi. Onun teşvik ve yardı­mıyla İstanbul’da Hacı Hasanzâde, Bursa’da Sultan ve İstanbul’da Sahn-ı Se­man medreselerinde müderrislik yaptı. Daha sonra kadılık mesleğine geçerek Bursa ve İstanbul kadısı, 1523te Ana­dolu kazaskeri oldu.

On dört yıl kadar süren kazaskerliği döneminde dürüstlüğü ile tanınan Abdülkadir Efendi birçok hadisenin içerisinde bulundu. Bunlar arasında, Rumeli Kazaskeri Fenârîzâde ile birlikte Molla Kabız’ı Dîvân-ı Hümâyun’da yargılama­daki başarısızlığı ve bu yüzden hüküm­dar tarafından azarlanması bilhassa belirtilmeye değer bir olaydır. İlmî ye­tersizlik iddiası ve bazı siyasî meseleler­den dolayı 1537’de kendisine 150 akçe yevmiye bağlanarak kazaskerlikten az­ledildi. [281] Bu arada hac fa­rizasını ifa ederek İstanbul’a döndü. Ka­sım 1542’de Çivizâde Muhyiddin Efen­di’nin yerine şeyhülislâmlığa tayin edil­di. Üç ay kadar bu görevde kaldıktan sonra hastalığı sebebiyle Ocak 1543’te ayrılmak zorunda kaldı. Bu defa da kendisine günlük 200 akçe üzerinden maaş bağlandı. Bundan sonraki hayatı­nı Bursa’da geçiren Hamîdî Celebi, bu­rada bir cami ile bir medrese yaptırdı. Öldükten sonra kendi yaptırdığı cami­nin avlusuna defnedildi.

Devrinin şuarâ tezkirelerinde Türkçe ve Arapça nazım ve nesirdeki kabiliye­tinden bahsedilmekte ve şiirlerinden bazı örnekler verilmektedir. Şiirlerinde Kâdirî mahlasını kullanmıştır. [282]

Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi