Ahd-i Atik ve Hıristiyanlar

III- Ahd-i Atik ve Hıristiyanlar Ahd-i Atîk. hıristiyanlarca da kutsal kabul edilmekte ve hıristiyan Kitâb-ı Mukaddes'inin ilk bölümünü teşkil etmek­tedir. Özellikle yahudi ve hıristiyan ge­leneğinde Hz. Musa'ya nisbet edilen bu­günkü Tevrat, Bâbil esareti sonrasından başlamak üzere, kelime kelime Yahve tarafından vahyedilmiş bir kitap olarak kabul edilmiştir (bk. tevrat). Bütün hı­ristiyan kiliseleri prensip olarak yahudi kanonundaki kitapları kabul etmekte­dirler; ancak Hıristiyanlık,...

Ahd-i Atik ve Müslümanlar

IV- Ahd-i Atik ve Müslümanlar Kur'ân-ı Kerîm yahudileri Ehl-i kitap kabul etmekte, onlara kitap verildiğini bildirmektedir. Yine Kur'an'da belirtildi­ğine göre İsrâiloğullan'na nebîler ve re­suller gönderilmiş , Hz. Muhammed'den önce gelen peygamberlere de kitaplar (zübür) verilmiştir. İsrâiloğullan'na kitap, hikmet ve pey­gamberlik verildiğini bildiren Kur'ân-ı Kerîm, onlara gönderilen peygamberle­re indirilen kitaplar hususunda şu bilgi­leri vermektedir: İbrahim nesline, Mûsâ ve Harun'a kitap,...

Misyonerlik Faaliyetleri, Çalışmaları -İslam Ülkelerinde- Hakkında Bilgi

Müslümanlara yönelik mis­yonerlik faaliyetlerinin ilk örneklerine VIII. yüzyıldan itibaren rastlanır. Endülüs'te kocası Vali Abdülazîz b. Mûsâ b. Nusayr'ı (713-716) hiristiyanlaştırmaya çalışan Egilon ümmü Âsim müslümanlara yöne­lik çalışma yapan ilk Batılı hıristiyan mis­yoner sayılır. "Fransa keşişi" olarak da ad­landırılan Clunyfi Abbot Hugh ise bir diğer ilk dönem misyoneridir. XI. yüzyılda Papa VII. Gregory'nin Kuzey...

Musevilik Nedir, Özellikleri, Hakkında Özet, Kısaca Bilgi

Hz. Musa’nın adından gelen, onun yolunda yürümeyi, geliştirmeye çalıştığı inanç kurumu-nu benimsemeyi anlatan Musevilik, üç tektanrıcı dinin ilkidir. İÖ 14.yy’da ortaya çıkan, Tanrı elçisi olduğunu ileri sürerek, Ibraniler’i Mısır yönetiminin baskısından kurtarmayı amaçlayan Hz.Musa, bu adla bir din kurmamıştır. Musevi adı, onun inançlarım yaymaya başlamasından yaklaşık 1500 yıl sonra, Müslümanlık’ı benimseyen Araplar’ca ortaya atılmış, Türkçe’ye de Musevilik biçiminde geçmiştir....

Şamanizm Nedir, Şamanizm İnancı Hakkında Bilgi

Şamanizm, varlığı tüm insanların tarihinde erken taş devrine ve daha da geriye kadar kanıtlanabilen, inisiyasyon içeren bir vecd ve trans tekniği. Şamanizm bir ruh dünyasını algılayıp etkileşim kurmak ve bu aşkın enerjileri bu dünyaya kanalize etmek için bir uygulayıcının değişmiş bilinç durumlarına erişmesini içeren bir uygulamadır. Bir şaman, ritüel sırasında tipik olarak bir trans devletine giren ve kehanet ve şifa uygulamaları...

İlmi Araştırmalar ve Ahd-i Atik

V- İlmi Araştırmalar ve Ahd-i Atik   Ahd-i Atîk'te verilen bilgilerin tarihî gerçeklere uygunluğunu tesbit etmek için Batı dünyasında XVI. asırdan itiba­ren tenkit faaliyetlerine başlanmış, İlim­lerin ve teknik araştırmaların gelişmesi nisbetinde birtakım sonuçlara ulaşıl­mıştır. Metin tenkidi çalışmalarıyla Ahd-i Atîkteki kelimelerin menşei, üslûp, met­nin aslına uygunluğu (authenticite) ile mevcut çelişkiler ve tekrarlar ortaya konmuştur. Neticede Tevrat'ın muayyen bir dönemde ve bir tek...

Ahd-i Cedidin Vahiy ve İlhamı Meselesi

IV. Ahd-i Cedidin Vahiy ve İlhamı Meselesi Hıristiyanlar, Kitâb-ı Mukaddes'i oluş­turan yazıların tamamının ilham edilmiş Tanrı kelâmı olduğuna inanmaktadırlar. Onlara göre kutsal kitap, kutsal ruh ta­rafından ilham edilmiştir ve yazarı Tanrı'dır. Kutsal metin yazarları ise sadece Tann'nın vasıtalarıdır (Fr. instrument). Hıristiyanlığın vahiy ve ilham anlayışı. İslâm'ın vahiy anlayışından farklıdır. İs­lâm'a göre vahyin aracısı olan peygam­berin görevi. Allah'tan aldığını hiçbir şey...

Ahd-i Cedid Nedir, Hakkında Bilgi

AHD-İ CEDÎD Kitâb-ı Mukaddes'in sadece hiristiyanlara ait olan ikinci kısmının adı.

Mucize Nedir Yahudilik, Hıristyanlık, İslam Dışında Dinlerde, Hakkında Bilgi

İslâm'dan baş­ka dinlerde de önemli bir yer işgal eden mucize Batı dillerinde genellikle Latince miraculumdan türeyen miracle (miracolo) kelimesiyle ifade edilir. İslâm anlayı­şındaki mucize ve keramet ayırımı diğer dinlerde yer almadığından bunlarda, ilâ­hî bir kuvvet tarafından ortaya konan ha­rikulade olaylar yanında dinî veya karizmatik bir şahsiyet tarafından sergilenen fevkalâde hadiseler de mucize kapsamın­da değerlendirilir. Dinî veya tabiat üstü bir...

Evrensel Dil -Bahailikte-

Evrensel Dil Bahaullah’ın ortaya attığı görüşe göre bütün insanlar kardeştir, birbirine eşittir. Gerek çok-tanrıcı, gerekse tektanrıcı dinler, düşüncede bu kanıyı benimser görünmüşlerse de, uygulamada kendi kendileriyle çelişkiye düşmüş, araya ayrılık, anlaşmazlık sokmuşlardır. Yeryüzü, belli ulusların değil, bütün insanların ortaklaşa yararlanmaları gereken bir yaşama alanıdır. Bu büyük alanı bölüşen uluslar, ayn ayn diller konuştuklarından, birbirleriyle anlaşma, kardeşçe yaşama olanağı bulamamaktadırlar. Oysa...

Havariler ve Hıristiyanlık

Hz. Isa, kendi adından kaynaklanan Hıristi-yanlık’ı tektanncı ikinci din olarak yaymaya çalıştığı dönemde, yeni dinin yayılmasına, bir kurum niteliği kazanmasına katkıda bulunan on iki kişi ayrı bir önem taşır. Kilise tarihinde Yunanca “kurucu”, “yolgösterici”, “öncü”anlamına gelen “apostolos” sözünden türeyen ve “Apostel” adıyla anılan bu kişilere İslam ülkelerinde “yardımcı”, “arkadaş”, karşılığı “havari” denilir. Havariler, Hz. Isa'nın düşüncelerini, geliştirmeye çalıştığı dinin...

Peygamberlerin Meslekleri, Peygamberler ve Meslekleri

Hz. Adem: İlk ziraat mühendisi ve çiftçiydi. Hz. Şid: Hallac, kazzaz, nessac = dokumacıların, örücülerin ve mensucat sanayiinin ilk kurucusuydu. Hz. İdris: İğneyi ilk icad eden, ona delik açan, iplik geçiren olduğundan, terzilerin- konfeksiyoncuların- örücülerin piri sayılır. Hz. Nuh: Marangozların, gemicilerin, denizcilerin ve barbarosların piriydi. Hz. Hud: Tüccar idi. Bütün tüccarların piri sayılır. Hz. Salih: Sürülerle develer yetiştirirdi. Sütlerini hem içer, hem de satıp...

Aşura Nedir, Ne Demek, Anlamı, Orucu, Geleneği

Âşûrâ, Çeşitli din ve mezheplerin önem verdiği, muharremin onuncu günü. Âşûrâyı on sayısı ile ilgili olan aşr ve âşir veya develerin güdülmesiyle ilgili ışr kökünden türemiş Arapça bir keli­me kabul edenler olduğu gibi, bu dilde "fâûlâ" vezninin bulunmadığını ileri sü­rerek İbrânîce'den geldiğini söyleyenler de vardır. Fakat âlimlerin çoğu bu görü­şe katılmamakta, kelimenin Arapça asıl­lı olduğunu benimsemektedirler. Âşûrânın menşei hakkında kaynakla­rın belirttiği...