SOSYAL İLİŞKİLER

Daha önce de vurguladığımız gibi, hayatımız insanlarla ve sosyal ilişki ağlarıyla çe­peçevre sarılı geçer. İnsanlararası ilişkilerin sevgi ve aşktan cinayet ve soykırıma uzanan, aydınlık ve karanlık türlü türlü yüzleri vardır. Bu kısımda dünyayı bizim için cennete de cehenneme de çevirebilme kudretine sahip bu ilişkileri biraz daha iyi anlamaya çalışacağız.  

Saldırganlık ve Şiddet – SOSYAL İLİŞKİLER

  Bir başkasına zarar verme niyetiyle yapılmış davranışa saldırganlık denir. Saldır­ganlık, yüksek dozda zor kullanımı ve fiziksel zarar da içeriyorsa buna şiddet de­riz. Haberlere şöyle bir göz atmak, bize dünyanın saldırganlık ve şiddet içeren dav­ranışlar konusunda maalesef bir sıkıntı çekmediğini hatırlatır. Bireyler bazen bir hedefe ulaşmak için bilinçli ve planlı olarak saldırganca dav­ranışlarda bulunurlar; bazense saldırganlıkları anlık tahriklerin sonucudur. Her iki...

İşbirliği ve Yardım – SOSYAL İLİŞKİLER

Saldırganlık ve şiddet insanlararası ilişkilerin karanlık, çirkin yüzüyse, işbirliği ve yardımlaşma aydınlık, ümit aşılayan yüzüdür. Bugün insanlık olarak ulaştığımız medeniyet seviyesi - bütün kusurlarına rağmen - akıllara durgunluk vericiyse, bu­nu mümkün kılmış olan şey işbirliğidir. Evleri ve uçakları, hastaneleri ve okulları, Mısır Piramitleri’ni ve Çin Seddi’ni, yediğiniz ekmeği, oturduğunuz koltuğu, oku­duğunuz bu kitabı hep insanlar bir araya gelip ortak bir...

Yardım Davranışı – SOSYAL İLİŞKİLER

  Bir başkasına faydası dokunacak bir davranışta bulunmaya yardım etmek denir. Ya­nınızda oturan kişiye kalem ödünç vermek, sevgilisinden yeni ayrılmış arkadaşını­zın derdini dinlemek, hasta akrabanıza bakmak, deprem kurbanlarına bağışta bu­lunmak, görme engelliler için kitap okumak, boğulmakta olduğunu fark ettiğiniz bir çocuğu kurtarmak için suya atlamak... Bunların hepsi yardım davranışlarıdır ve kü- çük-büyük, maddi-manevi, planlanmış-planlanmamış gibi değişik açılardan sınıf­landırılabilirler. Hayatlarımız başkalarına...

Gruplararası ilişkiler

Hayatlarımızı birbirinin içine geçmiş küçük ve büyük gruplar içinde sürdürürüz. Aile, arkadaş çevresi, doğduğumuz şehir, doğduğumuz ülke, cinsiyetimiz, ait oldu­ğumuz din, gittiğimiz okul, tuttuğumuz takım, desteklediğimiz siyasi parti, mesle­ğimiz, üyesi olduğumuz dernek, hep kimliğimizi tanımlayan gruplardandır. Bu gruplardan kimilerinin içine doğarız, kimilerini ise bilinçli olarak seçeriz. Kimi gruplarla kendimizi daha çok, kimileriyle daha az özdeşleştiririz. Her durumda, bir gruba ait...

Önyargı – Psikoloji

Önyargı, sosyal psikolojnin üzerinde en çok çalışılmış konularından biridir. Birey­ler hakkında yalnızca grup üyeliklerine (cinsiyet, din, milliyet gibi) bakılarak oluş­turulmuş ve genellikle olumsuz tutumlara önyargı denir. Buradaki kritik unsur, ön- yargının hedefi olan kişinin kendine yönelen tepkiyi belirleyecek şahsi bir şey yap­mamış olması yalnızca belli bir gruba mensup bulunmasıdır, önyargılar birer tu­tumdur ve her tutum gibi bilişsel, duygusal ve davranışsal...

İnsanlar Ne İster? – Psikoloji

Yaptığımız şeyleri neden yapıyoruz? Düşündüğümüz şeyleri neden düşünüyor, hissettiğimiz şeyleri neden hissediyor, söylediğimiz sözleri neden söylüyoruz? Bunlar muhakkak ki kolayca cevaplanacak sorular değildir ve farklı yaklaşımlar, farklı analiz düzeyleri bizi farklı açıklamalara götürecektir. Ama sosyal psikologla­ ra göre, eylemlerimizin psikolojik kökenlerine inip baktığımızda sıklıkla aşağıdaki üç güdüden birini ya da birkaçını teşhis edebiliriz: Hayatımız üzerinde hakimiyet sahibi olmak: Bu...

KLİNİK PSİKOLOJİNİN TANIMI

KLİNİK PSİKOLOJİNİN TANIMIDaha önceki bölümlerde de anlatıldığı gibi psikoloji birçok alt alandan oluşan bir bilim dalıdır. Klinik psikolojinin ne olduğunu birkaç kelime ile bir cümlede tanımlamak oldukça zor olmasına rağmen çok genel olarak daha geniş bir disiplin olan psikolojinin bir alt alanı olduğunu söylemek mümkündür.Klinik Psikoloji bireyin duygusal, bilişsel, davranışsal ve psikolojik sıkıntılarını ve zorlanmalarını anlamak, bunların gelecekteki seyirlerini...

SOSYAL BİLİŞ – Kişi Algısı Şemalar – Davranşlara Sebep Atfetme -Tutumlar

                                                                           Sosyal biliş, sosyal psikolojinin “insanları nasıl anlarız, onlar hakkında izlenimlere ve yargılara nasıl varırız” gibi sorulara cevap vermeye çalışan alt dalıdır. Daha ön­ce de belirttiğimiz gibi, hayatımızın merkezinde başka insanlar durur. Duygu ve düşünce dünyamız başka insanlar ve onlarla olan ilişkilerimiz tarafından işgal edil­miş haldedir. İnsanları doğru tanımak, anlamak, haklarında isabetli yargılara var­mak bu yüzden hayati önemdedir....

Birbiriyle Yakrndan İlişkili Ruh Sağlığı Uzmanlık Alanları

Klinik psikolojinin doğasını, onu diğer disiplinlerden ayıran özelliklerini, araştır­ma yöntemlerini, çalışma alanlarını ayrıntılı olarak incelemeden önce ruh sağlığı alanında çalışan ve toplumda sıklıkla birbiri ile karıştırılan diğer meslek gruplarını kısaca tanımlamakta fayda vardır. Bu alanda en çok karışıklık klinik psikolog, psi- kiyatrist ve psikolojik danışman arasında yaşandığı için bu meslek gruplarını kısa­ca açıkladıktan sonra klinik psikolojiye özgü özelliklere geçmenin...

SOSYAL ETKİ

  Şimdi biraz hayal kuralım. Diyelim ki bir cin, peri, yahut ak sakallı dede size gel­di, arzu ettiğiniz bir süper gücü size bahşetmeyi vaat etti. Hangi süper gücü seçer­diniz? Aşırı güçlü ya da aşırı hızlı olmak? Uçabilmek? Görünmez olmak? Duvarlar­dan geçebilmek? Bunların hepsinin kendine göre cazip ve eğlenceli yönleri var el­bet ama şöyle bir düşünürsek hepimizin işine en çok yarayacak...

Psikiyatr Ne İş Yapar

Psikiyatr tıp fakültesinden mezun olduktan sonra psikiyatri alanında uzmanlaşan hekimdir. Bu nedenle psikiyatri anormal davranışların tedavisinde ilaç kullan­makla, fiziksel hastalıkları tedavi etmekle ve fiziksel inceleme yapmakla yetkili tıp hekimlerinin oluşturduğu bir alandır. Bu anlamda psikiyatrlar zihinsel ya da psiko­lojik bozuklukların tedavisinde konuşmaya dayalı terapi yöntemlerinin yanı sıra ilaç kullanma yetkisine sahip uzmanlardır (Trull, 2005).

Davranışçılık ve Sosyal Öğrenme Kuramları

    Davranışçılık Kuram■ Psikanalitik kuramın bilinçaltı süreçlerle ilgili vurgusuna karşın, davranışçılık gözlenebilen davranışlara odaklanan bir kuram olarak ortaya çıkmıştır. Öğrenme bakış açısı ya da davranışçılık, ilk olarak John B. Watson (1913) tarafından ortaya atılmıştır. Davranışçılığın temel prensibine göre insan gelişimi, dışsal uyarıcılar ile gözlenebilen tepkiler (alışkanlıklar) arasındaki iyi öğrenilmiş bağların sonucudur. Bu anlamda davranışçılık, gözlenen davranışların azalması ya da çoğalmasına se­bep...