YABANCI YATIRIM

YABANCI YATIRIM   "Yabancı yatırım, sermayeyi, verimlili­ğini artırmak amacıyla kıt olduğu yerlere yönelterek ulusal sınırların ötesinde aşır­mak ve başka ülkelerde faaliyet için ko-numlandırmakür (ya da yatırmaktır)." İster parasal, isterse doğrudan üretim aracı şeklinde olsun, istihsal vasıtası olan yahut verimli şartlar arayan unsurların ta­mamı sermaye olarak ifade olunabilir. An­cak burada uluslararası faiz farklılıkların­dan yararlanmak isteyen parasal sermayeyi reel yatırım unsuru olarak hareket eden ser­mayeden ayırmak zorundayız. Birincisi de ikincisi...

VOLONTARİZM

VOLONTARİZM   Latince, irade anlamına gelen "voluntas" kökünden türetilmiş bir kavramdır. Ontolo­jide iradenin, gerçekliğin nihâî teşkil edici­si, temeli olduğunu; iradenin, olayların iza­hında zihin veya akla göre daha evvel veya daha üstün olduğunu ileri süren felsefi bir teoridir. Daha genel anlamda, volontarist teoriler, doğayı ve tecrübenin çeşitli yönle­rini irade kavramı ışığında yorumlamaya çalışmaktadırlar. Bu bakımdan Volonta­rizm evrenin, eşyanın ya da varlığın esasını zihni kavramlar ve benzerlerinde değil, ira­denin akıl...

VERSTEHEN

  VERSTEHEN   Genellikle 'anlama' şeklinde çevrilen bu Almanca kavram, pozitivist ve natura I isi sosyolojiye yöneltilen eleştirinin bir parça­sını oluşturur. Verstehcn, sosyolojinin, in­san eylemlerini doğa bilimlerinin yöntem­lerini kopya etmek sureliyle 'dışarıdan' ço-zümleyemcyeceğini öne sürer. Sosyoloji bunun yerine insanların eylemlerine ver­dikleri anlamlan öğrenmeye çalışmalıdır. Verstehen, sosyologların aracılığıyla bu anlamlara ulaşabilecekleri yöntemdir. Kavram, sosyolojiye büyük ölçüde sosyo­lojiyi anlamlı eylemle ilgili bir disiplin ola­rak tanımlayan Max Weber'in eseri yoluyla girmiştir. Verstehen, bir...

VETO

  VETO   "Karşıyım" anlamındaki Lâtince veto kelimesinden gelmektedir. Bir meclisin, bîr kurulun veya benzeri bir organın aldığı ka­rarların ya da çıkarmış olduğu kanunun yü­rürlüğe girmesini önleyen üst makamın kullandığı bir yetkidir. Birçok ülkede ana-yasalarca devlet başkanlarına ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde beş daimi üyeye tanınmıştır. Uluslararası kuruluşlarda oy birliği ile karar alınan birimlerde veto uygulaması sözkonusu olabilmektedir. Bu türden kuru­luşların statülerinde belirli konularda kararların alınabilmesi için bütün üyelerin karara katılmaları...

VARŞOVA PAKTI

  VARŞOVA PAKTI   Varşova'da 14 Mayıs 1955'te sekiz Doğu Bloku devleti arasında imzalanan anlaşma ile kurulan askeri nitelikli bir uluslararası örgüttür, îkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Sovyet­ler Birliği, Doğu Avrupa ülkelerinde Ko­münist partilerinin iktidarı ele geçirmeleri sonucu Çekoslovakya ile Aralık 1943'te, Polonya ile Nisan 1945'te, Romanya ve Macaristan ile Şubatl948'de, Bulgaristan ile 1949'da ve Demokratik Alman Cumhu­riyeti (Doğu Almanya) İle Eylül 1955'te iki­li anlaşmalar İmzalamıştır. Bu anlaşmalar birbirine benzer hükümleri kapsamaktaydı....

VATANSEVERLİK

  VATANSEVERLİK   Vatanseverlik en yaygın anlamıyla, va­tanını sevme ve vatanı için her türlü özveri­de bulunma duygusudur. Ancak, gerçek va­tan topraklarının ne olduğu, kimlerin aynı vatanın insanlan sayılabileceği, bu insanla­rın vatana karşı hangi hizmet ve fedakârlık­ları yapmakla yükümlü olduğu ve vatanse­verlik tavrının doğal bir sonucu olarak ne tür bir sosyal davranışın beklenebileceği konusunda ortak bîr fikre varmak oldukça zordur. Bazı antropologlar, ilkel insanın medeni insanla kıyaslandığında, kendi ile bağlı bu­lunduğu...

VATANDAŞLIK

  VATANDAŞLIK   Vatandaşlık, din, hukuk, ahlâk, örf, âdet ve larih gibi ortak kültürel unsur ve değer­lerle birbirlerine bağlanan ve muayyen bir toprak parçası (ülke) üzerinde yaşayan in­sanların meydana getirdikleri toplu yaşama düzenine verilen isimdir. Özellikle hukukî ve siyasî literatürde çok kullanılan vatandaşlığın hukukta ve siyaset biliminde ayn manası vardır. Hukukî kay­naklarda vatandaşlık, siyasî cemiyet, yani devletle o siyasî toplumun herhangi bir fer­di arasındaki ilişkiler, karşılıklı hak ve vazi­feler karşılığı...

VAHDET-İ VÜCUD

  VAHDET-İ VÜCUD   Bütün mevcudatın mutlak vücûdun-ger-çek varlık sahibinin yani zat-ı Ahadiyet'in isim ve sıfatları olduğu ve onda müstehlik bulunduğu nazariyesi, başka bir deyişle varlıkların özde bir ve tek olduğu inancı, her şeyin tek olan Allah'ın değişik tecellile­ri, zuhurları, taayyünleri olduğuna inan­mak. Vahdet-i vücudun neyi ifade ettiğini da­ha iyi anlayabilmek için, Öncelikle vücud kavramının anlaşılması lazımdır. Farabî ve İbni Sina gibi meşsaî İslâm fi­lozoflarına göre vücud zaruridir ve vacipte Zât...

VARSAYIM

   VARSAYIM   Kesinliği kanıtlanmamış verilerden ha­reketle ileri sürülen geçici yargıya, Önerme­ye verilen isimdir. Varsayım, olgular ara­sında, sınanması henüz yapılmamış geçici bir neden-sonuç bağı kuran Önermelere ve­rilen genel bir kavramdır. Bu anlamıyla varsayım, bilimsel bir metodun aşamaların­dan birisi olarak karşımıza çıkar ve metodo­lojinin alanına giren bir kavram olarak da belirlenir. Aksiyon ve postulatlar gibi bi­limsel araştırmanın adımlarından, daya­naklarından ve hatta ön-kabüllerinden biri­sini teşkil eder. Mantıkta, hipotetik bir önermede şartlı yargıya veya ön-bileşene verilen...

VAKIF

VAKIF   Bİr malın satılmamak kaydıyla hayır işi­ne bırakılmasını ifade eden bir terimdir, îslâm hukukçuları bir terim olarak vakıfı: "Menfaati ibadullaha ait olmak üzere bir ayn'ı Allah'ın mülkü hükmünde olarak tem­lik ve temellükten ile'1-ebed habs etmekdir" şeklinde tanımlamışlardır. Bu tanıma göre, insanların faydalanmaları için bir malın Al­lah'ın mülkü hükmünde düşünülerek ebedî olarak alım, satım, rehin, hibe, vasiyet, mi­ras gibi temlik ve temellük ile sonuçlanacak her türlü hukukî tasarrufun...

ÜMMET

  ÜMMET   Arapça bir kelime olan ümmet'in sözlük anlamı cemaat, yol, din, kıyamet ve zaman (Cevheri, es-Sıhah; İbn-i Manzur, Lisa-nu'l-Arab.) olan ümmetin ıstılahı anlamı ise " Kendi seçimleri veya bir zorunlulukla aynı yer, aynı zaman veya aynı dîn gibi bir nedenle birarada olan cemaat" şeklinde ifa­de bulmuştur (Bk. el-Isfahanî, el-Müfredat fi-Garibi'l-Kur'ari). Tarif genişletilecek olursa, Ümmet kavramının şu konulan ihti­va ettiği görülecektir: Toprak, ırk (asıl), dil, kültür, tarih, ekonomik...

ÜRETİM FAKTÖRLERİ

   ÜRETİM FAKTÖRLERİ   İnsan ihtiyaçlarını tatmin etmeyi sağla­yarak iktisadî faydayı artıran her türlü faa­liyete üretim denir. Diğer bir deyişle üretim fayda yaratmak şeklinde de tanımlanabilir. Fayda kavramının içerisine hizmet ve mal faydası da girmektedir. İktisat ilmi, kıt kay­naklarla sınırsız ihtiyaçlar arasında denge kurmaya çalışır. Bu açıdan mal ve hizmet­lerin üretilmesi için üretim faktörlerine de ihtiyaç bulunmaktadır. O halde üretim fak­törleri, üretimin meydana gelmesi için ge­rekli unsurlardır. Dolayısıyla üretim...

ÜRETİM İLİŞKİLERİ

ÜRETİM İLİŞKİLERİ   Hangi üretim tarzında olursa olsun üre­tim araçlarına sahip olanlarla olmayanlar arasındaki ilişkileri ifade eden bir kavram olup, Marksist toplum teorisinin merkezi kavramlarından biridir. Üretim ilişkilerine dair yaygın görüş şöyledir Marksistlere gö­re toplumsal olayların başlıca belirleyicisi olan ekonomi, üretim ve tüketim İlişkilerin­den meydana gelir. Üretim ilişkileri daima tanımlanması güç bir kavram olmuştur. Et­kili bir görüşe göre hangi üretim tarzında olursa olsun üretim ilişkileri, üretim araçla­rına sahip...