YETÎ

  YETÎ   insanın doğuştan getirdiği psikolojik güçlerin her birine yeti (meleke) denir. Ye­tenek kavramıyla biçim ve anlam yönünden benzerlikleri olsa da aynı değildir. Yetenek kişinin Öğrenmeye dayalı olmayan doğal iş başarma gücü demekken, yeti kavramıyla daha çok insan psikolojisinin irade, hafıza, dikkat, yargı gibi güçleri anlatılır. İnsanın doğuştan getirdiği güçler soru­nu, modern bilimin bugün geldiği noktada henüz belirlenemediği gibi oldukça tartış­malıdır da. Oysa insanın psikolojik yapısı­na, onun doğuştan...

YATIRIM

YATIRIM   Genel anlamda yatırımı, tasarrufların ka­zanç elde etmek amacıyla çeşitli alanlarda değerlendirilmesi olarak tarif etmek müm­kündür. Fertler, işletmeler hatta devlet, ge­lirlerinden tüketime harcamadıkları kısım­ları değerlendirmeyi arzu ederler. Tüketime harcanmayıp tasarruf edilen meblağların ise muhtelif şekillerde tutulması mümkün­dür: Nakit, mevduat, hisse senedi ve tahvil olarak; altın, arsa, lüks bina, v.b. reel üretim vasıtalarına bağlanmış şekilde. Bu alternatiflerin her biri aşağıdaki un­surları ihtiva eden bir paket olarak düşünü­lebilir:  1) Sermaye kıymeti,  2)...

YEHOVACILIK

  YEHOVACILIK CYEHOVA ŞAHİTLERİ)   Gizli bir teşkilâta sahip dinî, siyasî ve milletlerarası bir gruptur. 19. yüzyılın orta­larında Amerika'da ortaya çıktı (1844). Hı­ristiyan olduklarını ileri sürmekteyseler de Yahudi nüfuzu altında bulunmakta ve onla­rın hesabına çalışmaktadırlar. "Yehova", aslında Yahudilikte Tanrı için kullanılan "Yahve" kelimesinin galatıdır, Yehova Şa­hitleri bu adı Eski Ahit ifadesinden çıkarıp benimsemişlerdir: "Siz benim şahitlerimsi-niz, der Yehova." Yehova Şahitleri'nin baş­ka bir adı da "Yeni Dünya CemiyetTdir. Bu isimle 1931...

YAŞLILIK

  YAŞLILIK   Bilişsel süreçlerdeki yaşa bağlı değişik­likler üzerinde yapılan araştırmalar, Batı toplumlarındaki yaşlı nüfus arasındaki artı­şın sürmesine paralel olarak güçlenmiştir. Yaşlıların modern bir çevre ile başa çıkabil­meleri ve dolu bir iş ve eğlence hayatı sür­dürebilmeleri için bu değişikliklerin tanınması, anlaşılması ve gözönüne alınması önemlidir. Araştırıcı, normal yaşlanma sürecinin bilişsel yetenekler üzerindeki etkilerini izo­le etmeye ve tanımlamaya çalışır. Yaşlan­ma süreciyle oluşan değişiklikler fiziksel sağlık, hayat tarzı, motivasyon ve kişilikte­ki değişikliklerle...

YAPI

  YAPI   Doğrudan gözlemlenebilir bir "hakikat" anlamında veya fonksiyon ve organizas­yonun soyut bir şeması anlamında kullanı­lışına göre farklı anlamlar yüklenen yapı kavramı deneysel kullanımıyla, ilk anla­mında gözlemlenebilir olguları niteler. Bu olgular "verilmiş"tir ve ekonominin mimarî yönünü oluşturur. Herşeyden önce olgular nicelik tarafta­rıyla düşünülmelidirler. Yapı, bu durumda, zaman ve mekânda belli bir yer tutan eko­nomik bir bütün anlamına gelen ilişkilerle nispetlerin bütünü anlamına gelebilir. Gene niceliksel yönüyle ele alındığında yapı,...

YANLIŞ

  YANLIŞ   Doğru olmayan, veya doğrunun karşıtı olan. Bir kurala, ilkeye uymama durumu. Bu terim çeşitli disiplinlerde çeşitli mana­larda ve en çok da hata, bâtıl, sahte, sakîm, yalan, galat, dalâl, mugalâta vb. kavramla­rın eşanlamlısı olarak kullanılır. Yanlış doğrunun karşıtı olarak ele alındı­ğında bir mantık terimi olur ve aynı zaman­da, hata yerine de kullanılır. Hata ise haki­kate aykırı söz, hüküm veya görüşe denir. Diğer bir ifadeyle hata, zihnin...

YANSITMA

  YANSITMA   Bireyin bilinçdışından gelen rahatsız edici dürtülerini, sanki onlar dışarıdan geli-yorlarmış, başkaları tarafından kendisine yönelüliyorlarmış gibi algılayarak bu dür­tülerin baskısından kurtulma çabasına yan­sıtma denir. Yansıtma, yani bireyin kendi­sinde görmek istemediği özelliklen başka­sına yüklemesi önemli ve ilkel bir savunma mekanizmasıdır. Ayrıca kendimizde gör­mek istemediğimiz, kendimize yakıştıra­madığımız Özelliklerimizi değiştirmek, on­larla baş etmeye çalışmaktansa onları baş­kalarına yansıtmak çok daha kolayımıza gelir. Yansıtma, insanların gündelik hayatla­rında çok sık başvurdukları bir savunma mekanizmasıdır. Bunun en...

YALNIZCILIK POLİTİKASI

  YALNIZCILIK POLİTİKASI   Dünya politikasına ve uluslararası so­runlara aktif olarak katılmamayı ve diğer devletlerle ilişkileri en alt düzeyde tutmayı öngören bir dış politika stratejisidir. Yalnızcılık politikası, uluslararası ilişki­lerde, infîrad politikası, ayrı durma politi­kası, izolasyonizm ve Monreo Doktrini kavramlarıyla eş anlamlı olarak kullanıl­maktadır. Yalnızcılık politikası, askeri itti­faklara girmemeyi ve diğer devletlere ülke­si üzerinde askeri kolaylıklar tanımamayı Öngörür. Böyle bir politikanın izlenmesi, devletin güvenliğini ve bağımsızlığını an­cak bu şekilde koruyabileceği varsayımına dayanır....

YALTA KONFERANSI

  YALTA KONFERANSI   II. Dünya Savaşı sonrasında, üç galip ül­ke adına dünyanın yeni çatısını meydana getirmek için F. D. Roosevelt (ABD), J. Stalin (SSCB) ve W. ChuıchilTin (İngilte­re) 4-11 Şubat 1945'tc Yalta'da yaptıkları toplantı. Yalta'da verilen kararların daha önce başka yerlerde de (Washington, Kahi­re, Tahran) alındığı görülür. Yalta'nın ama­cı, bu kararlar ertesinde tekrar biraraya ge­lerek askerî, diplomatik, ekonomik he­defler ve maksatlar üzerinde umumî bir an­laşmaya varmak; nüfuz bölgelerini...

YANILSAMA

  YANILSAMA   Bir algı ile algılanan şeyi kaydeden bir cetvel ya da hız ölçüsü gibi güvenilir bir ale­tin göstergesi arasındaki farka yanılsama denilebilir. Bir yanılsama hakkında Önceden bilgi sahibi olsak bile algı kusurumuzun değiş­memesi onun somut bir gerçek olduğunun göstergesidir. Ayrıca yan il sam ah algının tek gözle değerlendirilmesi halinde ortadan kalkması, algılanan figürlerin normal bü­yüklüklerinde görülmesi bir başka deyişle yalnızca her iki gözün kullanılarak bakıldı­ğı durumlarda ortaya çıkması,...

YAKÎN

  YAKÎN   Kesinlikle bilinen, doğruluğu kesin olan, şüphe bulunmayan şey veya bilgi. Daha genel olarak, realiteye, gerçeğe uygun olan ve hiç bir şekilde aksinin olamayacağı­na inanılan şey. Bu manada hak ve doğru­nun ifadesi olan yakın, bilgisizlik, şüphe, taklit, hayal, zan ve vehimin zıddı dır. Yakîn, kesin ve güvenilir, sağlam mana­larına gelmesinden dolayı felsefe dilinde "pekin" kelimesiyle de ifade edilmiştir. Yakîn teriminin batı dillerindeki karşılığı da aynı manaya gelen Lâtince...

YAHUDİLİK

  YAHUDİLİK   Yahudi dini. İlahi menşeli olmakla bera­ber günümüzde tamamen ilk orjinini kaybe­den ve dîn olma vasfından ziyade etnik ve kültürel tarihi bir toplumun inançtan bütü­nü. Yahudilik, Babil sürgününden beri milli bir din haline getirilmiş ve bu özelliği günü­müzde çok açık bir şekilde pekişmiştir. Ne var ki, tek Tann'yı vahye dayanan kutsal ki-(abi ve peygamberleri kabul eder görünme-siyle milli dinlerden aynlırken, özellikle di­ni ırka özgü kılmasıyla da ilahi...

YABANCI YATIRIM

YABANCI YATIRIM   "Yabancı yatırım, sermayeyi, verimlili­ğini artırmak amacıyla kıt olduğu yerlere yönelterek ulusal sınırların ötesinde aşır­mak ve başka ülkelerde faaliyet için ko-numlandırmakür (ya da yatırmaktır)." İster parasal, isterse doğrudan üretim aracı şeklinde olsun, istihsal vasıtası olan yahut verimli şartlar arayan unsurların ta­mamı sermaye olarak ifade olunabilir. An­cak burada uluslararası faiz farklılıkların­dan yararlanmak isteyen parasal sermayeyi reel yatırım unsuru olarak hareket eden ser­mayeden ayırmak zorundayız. Birincisi de ikincisi...