Afaki Nedir -İslam Fıkhında- Hakkında Bilgi

ÂFÂKÎ   İslâm düşüncesi ve fıkıh alanlarında farklı anlamlarda kullanılan bir terim.   Afaki Fıkıhta   Mîkât sınırları dışında otu­ran kimseler için kullanılan terim. Mîkât ile Harem bölgesi arasında ka­lan Hil bölgesinde oturanlara Hillî, Bustânî  veya   Mîkâtî,   Harem   bölgesinde oturanlara Haremî. Mekkeliler'e de Mekkî denmektedir.Gerek hac veya umre için, gerekse başka bir maksatla Mekke ve Harem bölgesine gitmek isteyen afakîlerin Mîkafta ihrama girmesi Hanefî, Mâlikî...

Afet Nedir -İslam Ahlakında- Hakkında Bilgi

AFET İslam ahlakı, fıkıh ve hadis alanlarında farklı anlamlarda kullanılan bir terim. Sözlükte “Belâ, musibet, hastalık, ku­sur, genellikle isabet ettiği şeyi faydalı olmaktan çıkaran durum” gibi mânalara gelir. Kur'ân-ı Kerîm'de bulunmamakla birlikte hadislerde bu anlamlar yanında “Ölüm, bir kabiliyet veya hasletin fayda ve değerini ortadan kaldıran arızî hal” gibi mânalarda da geçmektedir. Ahlâkta Afet   İslâm ahlâkında âfet in­san nefsinin kötü...

Ahiret Hayatının Varlığı, Aşamaları, Hakkında Bilgi

AHİRET   Dünya hayatından sonra başlayıp ebediyen devam edecek olan ikinci hayat. Ahiret, evvelin mukabili ve "son" mânasındaki âhirin müennesi olup Kur'an'-da 110 yerde geçer. Bunun yirmi altı­sında müzekker ve el-yevm kelimesine sıfat şeklinde el-yevmü'l-âhir (son gün). dokuzunda dâr İle sıfat veya isim tam­laması halinde ed-dârü'l-âhire, dârü'l-âhire (son ikamet mahalli), birinde en-neş'etü'l-âhire (ikinci yaratılış, son hilkat) tarzında, elli yerde de dünya ile...

Tanrı Kayrası (İhsanı, İnayeti)

İnsan yaratılmış bir varlık olduğundan yetenekleri sınırlıdır, bütün gerçekleri kavrayabilecek nitelikte değildir. Özellikle tanrısal gerçekler kişideki kavrayış gücünü aşar. Tanrı, kendi özgür istenciyle, yoktan varettiği kişiye bütün gerçekleri anlama olanağı vermemiştir; ona yalnız gideceği yolu göstermiş, yaşadığı sürece uygulaması gereken kuralları bildirmiştir, inanan kişi bu kurallara, arınmış, kuşkudan uzak bir gönülle bağlanırsa, Tanrı buyruklarını eksiksiz yerine getirirse mutluluğa varan...

İslam Düşüncesinde Maddecilik

İslam Düşüncesinde Maddecilik Anadolu-Yunan düşüncesinin, değişik kaynaklardan beslenmesine karşın, bir uzantısı olan İslam felsefesinde Maddecilik akımı "Dehriyyun” kavramıyla yansıtılır. Eski Farsça “zurvaniye” sözcüğünden gelen ve birtakım değişikliklere uğrayarak “dehr" biçimine giren bu kavram “zaman” anlamına gelir. Dehriyyun ise zamana bağlanan, zamandan başka etkin ve yaratıcı güç tanımayan demektir. İran’da Sasaniler çağında yazıldığı söylenen Şkand Gumanigvizar adlı kitapçıkta geçen ve evrenin,...

Eşitlik – Ali Mehmed Bab’a Göre-

Tektanrıcı dinlerin ortaya çıkışından sonra kadın-erkek ilişkilerinde, çoktanrıcı dönemlerden kalan uyum, toplumun yapısına göre değişti. Tevrat’ın bildirdiği “yaratış” olayına göre, ilk yaratılan insan, bir erkek olan Adem’dir. Adem’in yalnızlıktan canı sıkılınca, Tanrı’ya yakarması, ondan bir “eş” istemesi üzerine, kaburga kemiğinden ilk kadın Havva yaratıldı. Böylece, yaratılış olayında öncelik Adem’e tanındı. Adem, insan soyunun atası olması nedeniyle, Havva’dan üstün sayıldı....

Afet Nedir -İslam Fıkhında- Hakkında Bilgi

AFET   İslam ahlakı, fıkıh ve hadis alanlarında farklı anlamlarda kullanılan bir terim. Sözlükte “Belâ, musibet, hastalık, ku­sur, genellikle isabet ettiği şeyi faydalı olmaktan çıkaran durum” gibi mânalara gelir. Kur'ân-ı Kerîm'de bulunmamakla birlikte hadislerde bu anlamlar yanında “Ölüm, bir kabiliyet veya hasletin fayda ve değerini ortadan kaldıran arızî hal” gibi mânalarda da geçmektedir. Fıkıh Adlı Afet Fıkıh âlimleri âfet terimiyle genellikle insan...

Ahenk -Felsefe Ve İslam Düşüncesinde- Hakkında Bilgi

AHENK Bir bütünü teşkil eden parçaların veya unsurların estetik ölçüler içinde birbiriyle uyuşması anlamına gelen, çeşitli ilim ve sanat dallarında kullanılan terim. Felsefe Ve İslâm Düşüncesi Alıntı Ahenk   “Uygunluk, düzen” ve “Cümbüş, eğlence” mânalarına gelen ahenk (âheng) keli­mesi Türkçe'ye Farsça'dan geçmiştir. Eski Yunan'dan beri filozoflar ve sanat teorisyenleri ahengi tarif etmeye, güzel­likle onun arasında ilgi kurmaya çalış­mışlar, bunun için de öncelikle...

İslam’da Bilim

İslam’da Bilim Ali’nin benimsediği İslam inancına göre, bilim inancın temelini oluşturur. Bilimsiz inanç geçersiz, inançsız bilim değersizdir. Tanrı yoktan yarattığı insanı bilim edinme yetenekleriyle donatmış, ona kendini ve başkalarım tanıma kolaylığı sağlamıştır. Bilim, inanan kişinin kendini bilmesiyle, Tanrı ve evren karşısındaki durumunu, yerini anlamasıyla başlar. Kendini bilmeyen kişinin Tann’yı bilmesi de söz konusu değildir. Bilimin kaynağı Tanrı korkusu olduğuna göre...

Ortaklık -İslam Felsefesi-

Ortaklık İslam düşüncesinde, inanç bakımından, bütün insanlar Tanrı’ya karşı sorumludur. Bu sorumlu olma İslam dininin önerdiği ilkelere bağlanmayı gerektirir, insan, belli yükümlülükler taşıyan bir varlıktır. Tanrısal yasa bütün insanlara karşı eşit olarak uygulanır, iyi işler başaran iyilik, kötülüğe yönelen ise ceza görür. Kur’an’ın bildirdiğine göre, Tanrı katında, en iyi davranış, en iyi çalışma yöntemi kişisel emeği kullanmaktır. Kişiler için yasal...

Afaki Nedir -İslam Düşüncesinde- Hakkında Bilgi

ÂFÂKÎ   İslâm düşüncesi ve fıkıh alanlarında farklı anlamlarda kullanılan bir terim. İslam Düşüncesinde Afaki Türk-İslâm düşünce tarihinde objektif (nesnel) kar­şılığında kullanılan kelâm, felsefe ve psi­koloji terimi. Arapça ufuk kelimesinin çoğulu olan âfâka nisbet eki getirilerek yapılmış bir kelimedir. Osmanlıca'da âfâkî yerine şey'î, zihnî gibi daha başka terimler de kullanılmış, bu terimlerle genellikle, dış dünya ile ilgili olan, ferdin şahsî görüş ve inançlarından bağımsız...

Kesin Kanıt

İslam dininin doğuşundan sonra, Kuran ve hadisten kaynaklanan Hanefî, Maliki, Şafiî ve Hanbelî mezhepleri kurulmuş, din sorunlarına ayn ayrı görüş açısından bakarak, çözüm aramışlardır. Hanbelî mezhebinin temel kuralı “kesin kanıt”tır. Bu kurala göre, hangi İslam ülkesinde, hangi toplum ve inanç sorunuyla ilgili olursa olsun, tek geçerli ilke “kesin kanıt" tır. Kesin kanıt kuşku ve tartışmaya yer vermeyen, bütün Müslümanlar’m...

İslam Düşüncesinde Bilgi ve Doğruluk

İslam Düşüncesinde Bilgi ve Doğruluk Bilginin kaynağı, gerçekliği, geçerliliği konusunda çok değişik görüşler ileri sürülmüştür. Her felsefe dizgesi, kendi anlayışına göre, bir bilgi kuramı önermiştir. Felsefe dizgelerinin çoğunda, bilgi olduğu söylenen inancın doğruluğunu kanıtlamak için konuya uygunluk öngörülür. Bir inanç kendisini sağlayan konuya uyduğu ölçüde doğrudur. Bu uygunluğu özne-nesne bağlantısında bulan kuramlar da vardır. Felsefe tarihinde, bilgiyi bir bilinç ürünü...