Türkiye’de Felsefe Tarihi, Felsefecileri

Felsefe, kısaca varlıkların ve eşyanın ilkeleriyle insanın evrendeki yeri üstüne görüşler ya da inançların tümü olarak tanımlanabilir. Türkiye'de çağdaş düşüncenin yarattığı özgün bir felsefe sistemi henüz yok. Bununla birlikte, Batı ile ilişkiler kurmağa başladığımız tarihten ve hele bu ilişkilerin yoğunlaştığı Cumhuriyet döneminden bu yana, Ortaçağ doğu felsefesi yerine, Eski Yunan'dan günümüze kadar gelen batı düşüncesini esaslı ve eksiksiz olarak...

Antik Çağ Felsefesi (Felsefe Tarihi)

Antik Çağ Felsefesi denildiğinde yaklaşık M.Ö. VI'den M.S.V. yüzyıla kadar geçen 13 asırlık bir dönemde ortaya çıkıp gelişen felsefi düşünce ve akımlar söz konusu edilir. Bu 13 asırlık zaman dilimi fclsci'i düşüncenin ortaya çıkışı, oluşumu ve gelişimi bakımından yakın­lıklar, benzerlikler, etkiler taşıdığı gibi, çatış­maları, aynı konu ve sorunların farklı, hatta karşıt açıklama ve yorumlarını da içerir. Ayrı­ca felsefi konu...

Hermes Kimdir, Hermetik Düşünce, Hakkında Geniş Bilgi

Hermes. Çeşitli kültürlerde değişik isimlerle anılan mitolojik veya yarı mitolojik bir şahsiyet. Dinler tarihiyle felsefe ve bilim tarihle­rinde geriye doğru gidildiğinde ortak bir kutsal şahsiyetten söz edildiği görülür. Değişik gelenek ve kültürlerde farklı isim­lerle anılan bu şahsiyet Greko-Latin lite­ratüründe Hermes Trismegistos (aş. bk.) diye şöhret bulmuştur. Bu kişinin felse­fe, bilim ve edebiyat tarihlerinde daha çok mitolojik veya yarı mitolojik nitelik­lere...

Felsefenin Menşe’’i ile İlgili Görüşler (Felsefe Tarihi)

Doç.Dr.İsmail ERDOĞAN Felsefenin menşe’i  hususunda, felsefe tarihçilerinin, üzerinde ittifak ettikleri kesin bir görüş bulunmamaktadır. Çünkü,  Felsefesi’nin menşe’i  olarak bazı araştırmacılar eski Yunan’ı, bazıları Hint’i ve bazıları da İran, Mısır, İyonya ve Mezopotamya’yı gösterirken, bazı ilahî din mensubu olan düşünürler de, felsefenin ilahî kaynaklı olduğunu ileri sürmektedirler. Felsefenin menşe’i ile ilgili üç temel görüş bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, felsefenin, tamamen Eski Yunan’ın...

18.yy’da Özdekçi Akım

18.yy’da Özdekçi Akım Doğabiliminin gelişmesiyle, Yeni Çağ felsefesi içinde Özdekçilik de (maddecilik) yaygınlaşmıştır. Önceleri doğaüstü ve tinsel nedenlere bağlanan pek çok olgu fiziksel verilerle açıklanabilmiştir. 17.yy’da Descartesçılık, örneğin Malebranche’ta nesnel bir İdealizm’e götürülmüş, Locke’un” ortaya attığı Deneycilik ise Berkeley’de bir Öznel idealizm’e dönüşmüştü. 18.yy’da, bu kaynaklardan özdekçi felsefeler türetilmiştir. Descartes’ın hayvanlan makine olarak değerlendiren mekanist öğretisi, insanı da bir makine olarak...

Ütopik Sosyalizm (İngiltere’de)

19.yy başında, Ingiltere’de Sanayi Devrimi’nden ve yeni toplumsal düzenden kaynaklanan çelişkiler belirginleşmeye başlamıştı. Fabrika üretimine geçiş, bir yandan eski orta sınıflan oluşturan zanaatkarlan ve küçük dükkân sahiplerini güvencesiz bırakıyor, bir yandan da köyden kente göç eden emekçileri, kötü çalışma koşullan ve yaygın işsizlik karşısında yılgınlığa düşürüyordu. Geleneksel ahlak bağlarının çözüldüğü, kadınlann ve çocukların aşın çalıştırıldıkları ve işsizliğin büyük boyutlara...

Çin Düşüncesi (Felsefe Tarihi)

Çin düşüncesi, bir Hint, İran, hatta aynı yüzyıllar gözönüne alındığında bir Antik Yunan düşüncesinden, metafizik bir sistem olmaktan çok, pratik bir düşünce mahiyeti göstermesiyle ayrılır. Çünkü Çin düşüncesi genel ilkelerden çok ayrıntıya önem verir ve bu düşüncede ahlak ve siyaset, inanç görünümüyle topluma sunulmaz. Bu bakımdan Çin düşüncesinde beşeri ve akli nitelik belirgin bir şekilde gözlemlenebilir. Devlet yönetiminin yürütücüsü olarak...

Matematik ve Felsefe

Felsefe ile matematik arasında, sorunların çözümüne dayanan, bir bağlantının bulunduğu görüşü Anadolu-Yunan filozoflarının ileri sürdükleri bir konudur. Platon, felsefenin geometriden ayrılamayacağını belirtirken, Akademia’ nın kapısına “geometri bilmeyen gelmesin” diye yazmış, diyaloglarında da bilgi kuramını geliştirirken geometri sorunlarından örnekler vermiştir. Pythagoras, evrenle ilgili konulan açıklarken sayılardan yararlanma gereğini ortaya atmış, varlık türlerinin kurucu öğeleri olarak, sayılara dayalı bir dizgenin bulunduğunu...

Usun Egemenliği

Anadolu’da gelişen doğacı felsefenin konusu evrenin yapısı, düzeni, onu kuran öğelerin nicelik ve nitelikleriydi. Düşünen insan, doğa karşısında, kendine bir soru sorma gereğini duymuş, varlığının nereden gelip nereye gittiğini öğrenmek istemişti. Bu istek ve ondan doğan soru sorma eğilimi düşünce tarihinde etki-neden bağlantısının ilk örneğidir, insan, doğa karşısında, bir “soru soran varlık” durumuna gelmiş, doğayı tanıma, anlama eğilimi onda...

Marburg Okulu Nedir, Özellikleri, Hakkında Bilgi

Felsefe tarihinde, dizge niteliği kazanan temel görüşleri ortaya atanların izini sürenler, yeni bir düşünce oluşturdukları gibi benimsedikleri dizgeleri yorumlayarak geliştirme amacım güden kuramları kurmaktan da geri kalmadılar. Böylece temel olarak alınan bir felsefe dizgesinden yenileri doğmuş, değişik yöntemleri benimseyen akımlar ortaya çıkmıştır. Platon’un geliştirdiği Idea öğretisini yeni bir yorumdan geçirerek, değişik kuramların doğmasını sağlayan idealizm öğretisi, tektanncı dinlerin doğuşundan...

Analitik, Nedir, Ne Anlam Gelir? (Felsefe Tarihi)

analitik.png" border="0 ANALİTİK Analitik terimi daha çok Kant felsefesinde sentetik (synthetic) terimiyle karşıt anlamda kullanılmaktadır. Sıfat ve İsim olarak kullanıl­ması halinde farklılıklar gösterir. Kant bilginin kavramlar, yargılar, akıl yürütmeler olmak üzere üç unsuru ve bunları karşılayan duyarlık (sinnlichkcit), anlık (müdrike, verstand) ile akıl (vernunft) şeklinde üç mele­kenin bulunduğunu ileri sürer. Yargılar apri­ori ve aposteriori olarak ikiye ayrılır. Bu yargı­lardan a...

Gerçeği Gönülle Bilmek

Kesin ve genel geçerlik taşıyan bilgiye deney ve us ilkelerine dayanılarak varılamayacağı görüşü, tektanrıcı dinlerden kaynaklanan bir inancın etkisiyle, yeni bir öğreti niteliği kazanmıştır, ilk Çağ’da kuşkucu bilgelerin ileri sürdükleri bir düşüncenin yeniden gündeme getirilmesiyle bağlantılı olan bu öğretiye göre, us sınırlıdır, eksiktir. Bir us varlığı olan insanın, yapısı gereği, tanrısal ve evrensel gerçekleri kavrama olanağı yoktur. Çünkü insanın...

Viyana Çevresi-Yeni Olguculuk

Viyana Çevresi-Yeni Olguculuk Çağdaş felsefede Viyana Çevresi diye bilinen ve Yeni Olguculuk olarak da nitelenen düşünce akımı Stuart Mili ile Auguste Comte’un Olguculuk'undan yola çıkarak 18.yy İngiliz Deneyciliğine değin gider. 19.yyin Deneysel Eleştiricilik (Empiriokritizismus) öğretisinden de esinlenen Viyana Çevresi'nin geliştirdiği anlayışa göre, insan yalnız kendisine verilen olayları bilebilir, bu nedenle bilimin konusu olaylardır. Olaylar doğal ortamda belli yasalara uygun olarak...